reklam
reklam
DOLAR44,2071% 0.07
EURO50,8551% -0.03
STERLIN58,8804% 0.06
FRANG56,1122% 0.03
ALTIN7.130,25% 0,29
BITCOIN74.403,620.834
reklam

Kireçlenme Tarihe Mi Karışıyor?

Yayınlanma Tarihi : Google News
Kireçlenme Tarihe Mi Karışıyor?
reklam

OSTEOARTRIT, halk arasında kireçlenme olarak bilinen, 60 yaşın üstündeki her iki kişiden birini etkileyen bir hastalıktır. Osteoartrit ameliyatları, hastalar için zorlu ve uzun bir iyileşme süreci gerektirmektedir. Amerikan Stanford Üniversitesi tarafından yapılan hayvan deneylerinde, insan kıkırdak dokusunda da başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Aşınmış kıkırdak dokusunun yeniden büyüdüğü gözlemlenmiştir. Mevcut tedavi yöntemleri, bu dokunun yenilenmesini sağlamamakta ve hastalığı geri döndürememektedir. ABD verileri, yetişkinlerin beşte birinin bu sorundan etkilendiğini göstermekte ve bu durum yılda 65 milyar dolarlık sağlık harcamasına neden olmaktadır. Uzmanlar, Hürriyet'e yaptıkları değerlendirmede, araştırmaların ilerletilmesi gerektiğini ve ileride umut verici bulgular sağlayabileceğini ifade etmiştir.

ÇIĞIR AÇACAK BİR ARAŞTIRMA

Prof. Dr. Kadriye Öneş (Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı): “Kireçlenme, ülkemizde 60 yaş sonrası her iki kişiden birini etkilemektedir. Genelde diz eklemi üzerinde etkili olsa da diğer eklemlerde de sık görülmektedir. Hayvanlar üzerinde gerçekleştirilen çalışma, haftada iki kez uygulanan gerozim inhibitörü enjeksiyonlarının osteoartrit gelişimini önemli ölçüde azalttığını göstermektedir. Fare modelleri üzerinde elde edilen sonuçlar, tedavinin koruyucu ve onarıcı potansiyelini ortaya koymakta. İnsan diz protezi ameliyatlarından elde edilen kıkırdak dokularında benzer onarıcı yanıtlar gözlenmesi, bu bulguların klinik açıdan önemli olabileceğini düşündürmektedir. Klinik çalışmalar bu bulguları doğrularsa, osteoartrit tedavisinde reform niteliğinde bir dönüm noktası yaşanabilir.”

HASTALIĞIN SEYRİNİ DEĞİŞTİREBİLİR

Prof. Dr. İsmail Demirkale (Liv Hospital Vadi İstanbul Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı): “Araştırmada, yaşlı farelerde incelmiş diz kıkırdağının kalınlaştığı, ön çapraz bağ yaralanması sonrası gelişen osteoartritin azaldığı ve mevcut kıkırdak hücrelerinin daha genç bir genetik profile döndüğü gözlemlenmiştir. Aynı zamanda insan kıkırdak dokusunda yenilenme işaretleri de bulunmuştur. Bu sonuçlar, bilimsel anlamda oldukça heyecan verici. Önemli bir gelişme, erişkin kıkırdak hücrelerinin kök hücre kullanılmadan yeniden programlanabilmesini göstermektedir. Ancak sosyal medyada dolaşan ‘osteoartrit ameliyatlarının son bulacağı’ yorumları bilimsel açıdan gerçekte doğru değildir. Doz, güvenlik, uzun vadeli veriler ve muhtemel yan etkilerin klinik faz çalışmalarında kesinlikle test edilmesi gerekiyor. Eğer bu mekanizma insanlar üzerinde de güvenli ve etkili çalışırsa, hastalığın seyrini değiştiren bir tedavi imkanı doğabilir. Bu osteoartrit tedavisinde paradigma değişimi anlamına gelebilir. Ancak henüz yolun başındayız.”

ÖNLEME KONUSUNDA UMUT VERİYOR

Prof. Dr. Gökhan Polat (İstanbul Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Ortopedi Ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi): “Araştırmacılar, 15-PGDH proteininin yaşlanma ile ilişkili olarak kıkırdak dokusunda artmış olduğunu tespit etmiş ve bu proteini bloke edecek bir ilaç geliştirmiştir. Bu molekülün kas güçsüzlüğü üzerindeki faz 1 çalışmalarına başlandığını ve kıkırdak üzerindeki araştırmaların da başlayacağını umuyoruz. Osteoartrit, hastalarda çok faktörlü olarak gelişmektedir. Çalışmalar ilk olarak fareler üzerinde yapılmıştır. Fareler kendilerini yenileme konusunda yüksek kabiliyetlere sahiptir. Ancak elde edilen olumlu sonuçlar, ileride fenotip ve insan gönüllü çalışmaları için kapı açmaktadır.”

TEDAVİ SEÇENEKLERİ ARASINA GİREBİLİR

Prof. Dr. Mehmet Ağırman (Medipol Mega Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı): “Öncelikle fareler üzerinde yapılan araştırmalar, insan kıkırdak dokusunun da laboratuvar ortamında yeniden büyüme eğiliminde olduğunu göstermiştir. Aynı tedaviyle hücresel düzeyde yeni ve fonksiyonel kıkırdak üretimi artış gösterilmiştir. Bu durum, yaklaşımın yalnızca hayvan modelinde değil, insan dokusunda da etkili olabileceği konusunda umut vermektedir. Mevcut rejeneratif uygulamalar, kök hücre tedavisi, PRP plazma tedavileri gibi alanlarda yeni kıkırdak oluşumunda yetersiz kalmaktadır. Hala deneysel aşamada olan bu yeni çalışma, doku yenilenmesi için yeni bir başlangıç olabilir. Gelecekte başarılı klinik çalışmalar gerçekleştirildiği takdirde, osteoartrit tedavisinde ağrı kesici tedaviler ve protez ameliyatlarının yanı sıra kıkırdağı yeniden yapılandıran ilaçlar da tedavi seçeneklerimiz arasında yer alabilir.”

reklam

YORUM YAP