

Bayraktar, KÜME Vakfı tarafından Haliç Üniversitesi'nde gerçekleşen “Tasarım İşi” etkinliğinde önemli açıklamalarda bulundu.
Selçuk Bayraktar, “Baykar'ın tasarım felsefesinin en temel sözü, rahmetli babamın bir ifadesidir; 'İnsanlar uçağı yaparken kuşa benzer, ama Laz uçak yapınca balığa benzer.' Baykar'ın hikayesi özünde kimseye benzememeyi içermektedir. Bu, kimseye benzemek anlamında bir reddiye veya aykırı olmak için değil.” şeklinde konuştu.
Türkiye'nin büyük bir üretim ülkesi olduğuna dikkat çeken Bayraktar, sanatta, kültürde ve medeniyet çalışmalarında pek çok farklı üretimin mevcut olduğunu vurguladı.
Bayraktar, “Üretim bizde var ama fikri ve tasarımı dışarıda. Fikir ve tasarım dışarıda olduğunda, ancak takipçi olabilirsiniz; asla yön verici veya lider olamazsınız.” diye değerlendirdi.
“Köklerden göklere” dediklerini ifade eden Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti:
“Ağaçları inceleyerek göklere ulaşmak için muazzam eserlerin doğada bizlere bakan yönlerine hayran kalıyoruz. Bu eserler, bilimsel ve estetik açıdan da büyüleyici. Ancak bu eserlerin görünmeyen bir yüzü olan kökleri var; o kökler ne kadar güçlü olursa, göğe ulaşmak da mümkün hale geliyor. Bizim hikayemizde bir kopukluk mevcut. Tarihin seyrinin bozulduğu, köklerle olan bağların koptuğu bir durum söz konusu. Oysa medeniyetimiz, bilimde ve teknikte metodolojiyi formalize eden bir medeniyetin ürünleridir.”

“Geleceğe yürüyebilmek için farklı olmanız gerekiyor”
Selçuk Bayraktar, özgün olmanın gerekliliğine değinerek, “Geleceğe yürümenin yolu farklı olmaktan geçiyor. Şampiyon olabileceğine inanmayan bir takımın şampiyon olma şansı yok. En azından buna inanmanız gerek.” ifadelerini kullandı.
Baykar'ın tüm tasarımlarında özgün bir form benimsendiğini belirten Bayraktar, “Doğaya bakarak kuş yerine balığı seçtik. Balık denizde yüzse de, biz tasarımlarımızı balığa benzetiyoruz. Rahmetli babamın tasarımlarda büyük etkisi var, dolayısıyla o aykırı formda onun izlerini bulabilirsiniz. Bu, köklerine güvenerek göğe uzanmanın bir yansıması.” dedi.
KÜRE Ansiklopedi süreci hakkında da bilgi veren Bayraktar, “Kısa zamanda büyük bir topluluğu harekete geçirerek, yıllardır içimde bir ukde olan konuyu başlatmış olduk.” şeklinde konuştu.
Bayraktar, hakikatin insanların en kıymetli kavramı olduğunu vurgulayarak, dijital ansiklopedinin ise belirsiz maskeler altında bir bilgi kaynağı haline geldiğini aktardı.
Yapay zeka ile ilgili görüşlerini paylaşan Bayraktar, “Yapay zeka büyük dil modelleri sanattan siyasete kadar her alanda kendisini göstermeye başladı. Ancak, bu sistemler içinde ciddi problemler mevcut.” dedi.
Enerji kaynakları üzerine yaptığı tasarlara dair bilgiler veren Bayraktar, yapay zekanın hızlı ve estetik cevaplar verirken, çoğu cevabın hatalı olduğunu dile getirdi. Dijital ansiklopedinin güvenilirliğinin sorgulandığını belirtti.

Bayraktar, bir dijital ansiklopedinin yanlış bilgi vererek kendisinin Trabzon'da doğduğunu söylediğini, ancak gerçeğin İstanbul olduğunu ifade etti. “Arkadaşlarımız itiraz etti, ancak sistem günü doğrulamamıştı.” dedi. “Hepimizin hakikate ihtiyacı var. Bu, en temel ve en önemli mefhumdur.” değerlendirmesinde bulundu.
Endüstriyel tasarımın mühendislikteki rolüne ilişkin soruya yanıt veren Bayraktar, “Savunma sanayisi ürünlerinin çoğunda endüstriyel tasarımcıların önemli bir etkisi var. Tüm alanlarda endüstriyel tasarımın dokunuşu mevcut.” diyerek sözlerini tamamladı.



