

İstilacı türler, doğal ekosistemlerle kalmayıp altyapı ve ekonomi üzerinde de ciddi tehditler oluşturuyor. Dünyanın çeşitli bölgelerinde rastlanan quagga midyeleri ve zebra midyeleri, göllerden nehir sistemlerine kadar hızla yayılmakta.
Ülkemiz, Avrupa ve Kuzey Amerika'da yaşanan vakalar, bu türlerin sadece ekolojik değil, aynı zamanda endüstriyel ve toplumsal riskler taşıdığını ortaya koyuyor. En son örnek olarak, İsviçre'de Cenevre Gölü ve Lozan'daki İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü'nde (EPFL) yaşanan sorunlar, tehdidin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Sistemleri Devre Dışı Bıraktılar: “Bu Açık Bir İstila”
Quagga midyeleri, kolesterolün atardamarı tıkaması gibi, EPFL'nin 5 kilometrelik su boru hattına yalnızca birkaç yıl içinde sızmayı başardı. Durum fark edildiğinde hızla gerçekleşen hasar, Bazı ısı eşanjörlerinin veriminde, midye kabuklarının tıkanmasıyla üçte bir oranında düşüşe neden oldu.
Klima sistemleri devre dışı kaldı ve yaz aylarında 23 derecenin altına düşmesi gereken binalar, 27-28 dereceden aşağı inemedi. Midyeler, Cenevre Gölü'nün 75 metre derinliğinden çekilen soğuk su borularına sızdı. EPFL Tesisat İşletme Müdürü Mathurin Dupanier, Guardian'a yaptığı açıklamada durumu “Bu açık bir istila” sözleriyle özetliyor.
Quagga midyeleri
Hızla Yayılmaya Devam Eden Tehlike
Quagga midyeleri, dünyadaki en hızlı yayılan istilacı türler arasında yer almakta. Bir dişi quagga, yüzlerce yumurta üretebiliyor ve bazıları 30 yıl boyunca yaşayabiliyor. Sadece altı yıl önce Cenevre Gölü'nde tespit edilen midyeler, 2022'de istilanın boyutunun fark edilmesiyle büyük bir şok yaşattı.
“Gerçeği Kabullenemiyorduk” diyen Dupanier, midyelerin gölde hızla yayıldığını belirterek, “Borular ve soğutma üniteleri artık tehdit altında; gölden çekilen soğuk suyla çalışan tüm tesisler risk altında. Göl çevresindeki tüm tesislerde bu sorun var” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de de Benzer Bir Tehdit Var!
Türkiye'de ve Avrupa'nın diğer bölgelerinde de benzer tehlikeler söz konusu. Ülkemizde quagga midyeleri yer almakta değil, aynı familyaya ait zebra midyeleri birçok göl ve barajda yayılım göstermekte. Bu türün taşıdığı tehditi Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ayas’a danıştığımızda, şu bilgilerin altını çizdi:
“Bilimsel çalışmalar ve teknik raporlar, zebra midyesinin Türkiye’nin değişik havzalarındaki göl ve baraj sistemlerinde varlığını ortaya koymaktadır. Türkiye’de gözlemlenen tür ile son yıllarda Kuzey Avrupa’da (örneğin İsveç’te) yayılım gösteren türün aynı olmadığı özellikle vurgulanmalıdır. İsveç ve komşu ülkelerde bildirilen tür, zebra midyesinin yakın akrabası olan quagga midyesidir. Quagga midyesi, daha derin ve daha soğuk su koşullarına uyum sağlayabilmesiyle bilinirken; Türkiye’de altyapı ve ekosistem etkileriyle öne çıkan tür ağırlıklı olarak zebra midyesidir.”
Zebra midyeleri
‘Tutunucu İplikleriyle Sert Yüzeyde Kolayca Kalabiliyorlar’
Zebra midyesinin Karadeniz-Hazar Havzası kökenli, tatlı sularda yaşayan ve biyolojik açıdan son derece etkin bir tür olduğunu belirten Prof. Dr. Deniz Ayas, bu midye türünün tutunucu iplikleri sayesinde sert yüzeylere kolayca tutunabildiğini ve kısa sürede yoğun koloniler oluşturabildiğini ifade etti. Ayas, şöyle devam etti:
“Zebra midyesinin en belirgin etkilerinden biri, su giriş yapıları, boru hatları, filtreler üzerinde yoğun biçimde birikme eğilimi göstermesidir. Bu birikim, sistem kesitlerinin daralmasına ve operasyonel verimliliğin azalmasına neden olabiliyor.”
Suyun Berrak Görünmesine Aldanılmamalı, Soframıza Gelen Balıkları Dolaylı Olarak Olumsuz Etkiliyorlar
Prof. Dr. Deniz Ayas, güçlü bir filtre besleyici olan zebra midyesinin süspansiyon halindeki fitoplanktonu yoğun biçimde filtrelediğini ve bu durumun suyun daha berrak görünmesine yol açabildiğini belirtti.
Ancak bu durumun ekosistemde gerçek bir iyileşme anlamına gelmediğini vurgulayan Ayas, besin ağının alt basamaklarındaki değişimlerin zooplankton topluluklarını ve balıkların erken yaşam evrelerini dolaylı olarak olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
Normal Midyelerle Karıştırılmamalı, Uzak Durulmalı
Ayrıca Prof. Dr. Deniz Ayas, zebra midyelerinin kıyı bölgelerinde yaygın olarak tüketilen deniz midyeleriyle karıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Tatlı su ortamlarında yaşayan zebra midyelerinin, filtreyle beslenmeleri sırasında çevresel koşullara bağlı olarak bünyelerinde kimyasal ya da mikrobiyal kirleticileri biriktirme potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Ayas, bu türün küçük boyutlarına rağmen biyolojik açıdan son derece etkili olduğunu sözlerine ekledi.



