reklam
reklam
DOLAR44,2198% 0.03
EURO51,2435% 0.31
STERLIN59,2732% 0.25
FRANG56,3741% 0.04
ALTIN7.115,23% 0,03
BITCOIN74.621,930.474
reklam

Komisyon Başkanı Kasapoğlu: Engelli bireyler için istihdam, hayatın merkezinde olma duygusudur

Yayınlanma Tarihi : Google News
Komisyon Başkanı Kasapoğlu: Engelli bireyler için istihdam, hayatın merkezinde olma duygusudur
reklam

TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısının açılışında konuşan Kasapoğlu, “Komisyonumuz geçici süreyle kurulmuş bir araştırma komisyonu. O yüzden zaman da hızla ilerliyor. Bu hızlı ilerleyen zaman diliminde bir an bile boşluk bırakmadan her alana temas edip, dertleri olan kişileri, kurumları dinlemeye gayret gösteriyoruz. Karşımızda çok büyük bir fotoğraf var. Biz, bugün, bu fotoğrafın iş dünyasına yönelik kısmına odaklanacağız. Engelli bireyler için istihdam konusu yalnızca iş bulma meselesi değil, aynı zamanda bir bağımsız yaşam, gelir elde etme, sosyal hayat, özgüven geliştirme ve hayata dair merkezi bir yerde olma duygusu ile ilgilidir. Hepsi bu başlığın içinde yer alıyor. Bir gencin sabah 'İşe gidiyorum' diyerek evden çıkması ve akşam 'Bugün de ürettim' diyerek dönmesi en güçlü sosyal politikalardan biri. Biz Komisyon olarak şunu çok net ifade ediyoruz: Sadece sosyal yardım mekanizmaları, bakım destekleri değildir; bu süreci daha bütüncül politikalarla daha ileriye taşıma gayreti ve inancı içindeyiz. Kamu tarafından gerçekleştirilen adımlar, engelli memur istihdamı, E-KPSS sistemi, kota uygulamaları… Bunların her biri önemlidir. Geliştirilmesi gereken yönler elbette mevcut ancak çalışma hayatının yükünü yalnızca kamu taşımamalıdır. Özel sektörün üretim gücü, rekabet gücü ve dinamizmini göz ardı etmememiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

'YÜZDE 3 KOTA İLE İLGİLİ MEVZUATIMIZDA GEREKLİ DÜZENLEMELER YAPILMALI'

Ardından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Genel Sekreter Yardımcısı Cengiz Delibaş, sunum yaptı. Delibaş, engellilere yönelik önemli çalışmalar yapıldığını belirterek, “Mevzuatımıza baktığımızda yüzde 3 kotamız mevcut fakat bu kotada iş yerlerini ayırmamışız. Tehlikeli iş yerleri ve az tehlikeli iş yerleri arasında bir ayrım yok. Bir işletmeyi düşünün, iş yeri madenler, binlerce işçisi var, büroda 30-40 kişi çalışıyor, bu binlerce işçiye göre yüzde 3 kotayı belirliyoruz. İnşaat, taşımacılık ve tehlikeli kimyasalların üretildiği yerlerde de yüzde 3 kota uygulanması isteniyor. Ancak buralara engellileri sokmamız bile mümkün değil çünkü iş sağlığı ve güvenliği bakımından bu durum tehlikeli. Son dönemlerde iş güvenliği uzmanları, bu yangınlardan sonra daha hassas olmaya başladı. Engelliler, çok tehlikeli iş yerlerinde istihdamı konusunda olumsuz raporlar yazıyor; 'Bu olmamalı, biz bu sorumluluğu alamayız' diyorlar. Bu tür iş yerlerinin bu sorumluluklarını yerine getirmeleri için alternatif çözümler geliştirmemiz gerekiyor. Her iş yerine, 'Sen mutlaka yüzde 3 engelli çalıştır.' demek, mümkün değil. Bin işçinin çalıştığı bir yerde yüzde 3 kotayı doldurmak pek olası değil. Dolayısıyla mevzuatımızda gerekli düzenlemeleri yaparak, bu sorumlulukları yerine getirecek başka yöntemler geliştirmeliyiz, ama burada her iş yerinin mutlaka yüzde 3 engelli istihdam etme zorunluluğunun uygulanması mümkün değil” diye konuştu.

'BAŞARILI KİŞİLERİN İLHAM VERMELERİNİ SAĞLAMAK HEDEFİMİZ'

INAN Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Taşkın Özer, ortak akılla firmalara destek olduklarını aktararak, “Engelli gençlerin ilham alması ve fırsatlara ulaşabileceğini bilmesi çok önemlidir. Biz her ne kadar onlar adına konuşuyor olsak da, onların da taleplerinin önemli olduğunu unutmamak gerekir. Bu nedenle, bu alanda başarılı işler yapmış kişileri ön plana çıkartmak, göstermek ve ilham vermelerini sağlamak da bir diğer hedefimiz. Zülal burada herkesin bildiği bir isim, yine çok değerli, onu da tanıtmak ve anlatmak için gayret ediyoruz. Yarın gerçekleştireceğimiz başka bir etkinlikte, dünyada ilk ve tek kadın engelli ralli pilotu olan Kübra Denizci Keskin arkadaşımız da yer alacak. Kendisi 16 yaşında bir felç geçirdi. Sadece bulunduğu şehirde eğitim alabileceği için psikolog olmak isterken işletme okumuş, üzerine MBA yapmış ve nihayetinde psikolog olmanın yanı sıra hayalindeki ralli pilotluğunu da gerçekleştirmiştir. Bu örnekler hepimize ilham veriyor ve onları göstermek için çalışıyoruz. Bir endeksten bahsettim, onun sonuçlarından da size biraz bilgi vereceğim. Bu arada, nerede ve nasıl ilham yaratıyoruz derseniz, medyanın gücünü kullanmaya çalışıyoruz. Youtube'da 'Sesi Açıyoruz' adında bir programımız var ve burada özellikle engelli bireyleri konuk etmeye gayret ediyoruz” dedi.

'ÜNİVERSİTELERİN ERİŞİLEBİLİR OLMASI ÇOK ÖNEMLİ'

Özer, engellilerin erişilebilirliğini artırmak için yapılması gereken çalışmalardan bahsederek, şöyle devam etti:

“Birincisi, maliyet sorunu ortaya çıkıyor. İş yerini dönüştürmekle ilgili, özellikle fiziksel engelliler açısından büyük harcamalar gereken durumlar olabilir. Bunun için teşvik düşünülmesi faydalı olabilir veya gereksiz işe gelinmesine yol açmamak adına alternatif süreçler geliştirilmesi gerekebilir. Kalifiye eleman konusu da önemli. Üniversitelerin erişilebilir olması oldukça mühim çünkü engellilerin ailelerinden sürekli destek alması gerekebiliyor. Dolayısıyla şehir dışlarında eğitim almak her zaman mümkün olamıyor; her bölümde eğitim almak da aynı şekilde sınırlı olabiliyor. Ne kadar çok kalifiye insana sahip olursak, o kadar iş yerleştirme fırsatı olacaktır. Bu nedenle eğitim tarafına geri dönüyoruz ama bunu yalnızca üniversite eğitimi olarak düşünmemek gerekiyor. Mesleki yeterlilik kazandırmak ve burada üniversite zorunluluğu olmadan kişilerin işe alınmasına olanak tanımak, hızlı bir çözüm sunabilir” diye sözlerini tamamladı.

reklam

YORUM YAP