reklam
reklam
DOLAR43,9658% -0.01
EURO51,2036% 0.15
STERLIN58,8992% 0.19
FRANG56,3037% 0.01
ALTIN7.338,67% 1,87
BITCOIN71.727,797.836
reklam

Korunması gereken milli servet kepçe ile yok edildi: Tepki çeken yıkıma suç duyurusu

Yayınlanma Tarihi : Google News
Korunması gereken milli servet kepçe ile yok edildi: Tepki çeken yıkıma suç duyurusu
reklam

Antalya’nın Döşemealtı ilçesindeki skandalı Hürriyet gündeme getirmişti. Tepki çeken olayda yeni bir gelişme yaşandı. Söz konusu sarnıcın bulunduğu Yeşilbayır Mahallesi’ndeki 1247 ada 9 parselin hissedarları arasında İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan’ın da bulunduğu belirtildi.

İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, daha önce Antalya Müzesi eski binasının yıkım sürecinde yaptığı açıklamalarla kamuoyunda gündeme gelmişti. Akdoğan, süreç boyunca kararların hukuki dayanaklarının incelenmesi gerektiğini belirtmiş ve raporları sorguladığını ifade etmiştir.

Akdoğan, müzenin yıkımına ilişkin hazırlanan Deprem Performans Analizi Hesap Raporu’na da eleştiriler yöneltmiştir. Söz konusu raporu hazırlayan Gazi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabahattin Aykaç hakkında yaptığı değerlendirmelerde raporun içeriğine yönelik şüphelerini dile getirmiştir.

Akdoğan konuyla ilgili açıklamalarında, “Tarihe not düştük, sizi Allah’a havale ediyorum” ve “Belki Hoca inanılmaz düzgün bir rapor yaptı ama ben bu saatten sonra her şeye şüpheyle yaklaşırım” şeklinde konuşmuştur.

Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen ve iş makinesiyle tahrip edilerek ortadan kaldırılan tarihi sarnıcın bulunduğu parselin hissedarları arasında İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan’ın da bulunduğu belirtilmiştir.

Söz konusu parselin kuzey sınırında yer alan sarnıcın zarar gördüğüne ilişkin ihbar üzerine 25 Şubat 2026 tarihinde bölgede inceleme yapılmıştır. Döşemealtı Polis Karakolu ekipleriyle birlikte gerçekleştirilen incelemede, yapının zemin seviyesindeki tüm mimari unsurlarının iş makinesiyle tamamen yok edildiği belirlendi. Hazırlanan teknik raporda, hafriyatın bir kısmının yapı haznesine doldurulduğu, kalan kısmının ise alan dışına taşındığı tespitine yer verilmiştir. Alanda yapıya ait herhangi bir mimari malzemeye rastlanmadığı kaydedilmiştir.

HAZNE BÖLÜMÜ KISMEN AYAKTA

Rapora göre sarnıcın zemin altında kalan hazne bölümünün bir kısmı korunmuş durumdadır. Açıkta kalan bölümlerde iç yüzey sıvalarının görülebildiği belirtilmiştir. Geçmiş yıllara ait uydu görüntülerinde yapının üst bölümünde dairesel planlı taş duvar izlerinin bulunduğu ifade edilmiştir.

Arşiv kayıtlarında yapıya ilişkin daha önce herhangi bir tescil işlemi yapılmadığı belirlenirken, mimari özellikleri ve bölgedeki benzer örnekler dikkate alınarak yapının Roma dönemine ait olabileceği ve Osmanlı döneminden günümüze kadar kullanılmış olabileceği değerlendirilmektedir.

“TAŞINMAZ KÜLTÜR VARLIĞI NİTELİĞİNDE”

Teknik değerlendirmede söz konusu yapının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 6’ncı maddesi kapsamında taşınmaz kültür varlığı niteliği taşıdığı belirtilmiştir. Antalya Müze Müdürlüğü, Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca sorumlular hakkında yasal işlem başlatılması talebiyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmuştur.

Ayrıca eski uydu görüntüleri ve zeminde korunmuş hazne kısmı esas alınarak tescil sürecinin başlatılması, alanda kazı ve rehabilitasyon çalışması yapılması ve özgün haline uygun restorasyon projesi hazırlanmasının ilgili kurulda değerlendirilmesi istendiği belirtilmiştir.

Olayla ilgili adli soruşturma sürmektedir.


reklam

YORUM YAP