reklam
reklam
DOLAR43,7475% 0.22
EURO51,8659% -0.14
STERLIN59,5686% -0.07
FRANG56,8384% 0.17
ALTIN6.981,75% 1,20
BITCOIN67.044,92-1.226
reklam

Ölümün Kıyısından Türkler Kurtardı

Yayınlanma Tarihi : Google News
Ölümün Kıyısından Türkler Kurtardı
reklam

Dünyada her yıl 500 binden fazla insan pankreas kanseri tanısıyla karşılaşıyor. Sinsi bir hastalık olan pankreas kanserinin görülme sıklığı ise sürekli artış gösteriyor. Uzmanlar, 2030 yılında pankreas kanserinin en fazla ölümle sonuçlanan kanser türleri arasında 4. sıradan 2. sıraya yükselebileceğini belirtiyor.

‘Gizli Depresyon Olabilir’

Almanya'da yaşayan Funda Ayata'nın 17 yıl önce karın ve mide bölgesinde sürekli ve baskı şeklinde şiddetli ağrıları vardı. Ayrıca gece terlemeleri ve aşırı kilo kaybı şikayetleri bulunuyordu. Almanya’da aile hekimine başvurduğunda, doktoru onun gizli depresyonu olabileceğini söyleyerek depresyon tedavisine yönlendirdi. Ancak pankreas kanseri şüphesi doktorda hiç uyanmadı çünkü Ayata o dönemde oldukça gençti. Moral bulmak amacıyla Bursa’da bir aile ziyareti planladılar. Funda Ayata, yaşadıklarını şu şekilde anlattı:

“Havalimanında birden sırtımda sanki bir yük belirmiş gibi, çok şiddetli bir ağrı hissettim. Uçak korkum vardı; bununla ilgili olabileceğini düşündüm. Bursa’da da ağrılarım devam edince bir doktora başvurduk. ‘Sizi korkutmak istemiyoruz ama pankreasta olmaması gereken ciddi bir durum var, biyopsi yapılmalı’ dediler. Ancak iki gün içinde Almanya’ya dönmemiz gerektiğini belirtince, ‘Orada yaptırabilirsiniz’ dediler. Almanya’ya döndüğümde Münih’te doktor arayışına girdik. Rechts der İsar Hastanesi’nde araştırmalar tam 2 hafta sürdü çünkü kimse 34 yaşındaki birine pankreas kanseri teşhis edemedi. Biyopsi sonucunu aldığımızda hastanede bize, ‘Üzgünüz ama yüzde 100 tümör var ve kötü huylu gibi görünüyor. Bunun kesinleşmesi için ameliyata karar vermeniz gerekiyor’ dediler. ‘Düşünmeme gerek yok, hemen ameliyat olmak istiyorum. Ne gerekiyorsa yapın’ dedim. Ameliyatımı tesadüfen o dönemde Münih’te görev yapan ve sonrasında Türkiye’ye dönen Prof. Dr. Mert Erkan hocamız gerçekleştirdi. Çok kapsamlı ve zor bir ameliyat oldu ve 12 saat sürdü. Ameliyat ile pankreasım tamamen alındı.”

‘Ameliyat Etmeseydik 6 Ay Ömrün Kalmıştı’

Mert Bey’in söylediği bir cümle hâlâ aklımda, ‘Eğer ameliyat etmeseydik, 6 ay ömrün kalmıştı.’ Ameliyattan sonra damardan hafif koruyucu kemoterapi aldım. Hastalık sürecinde küçük hedefler koyarak ilerledim. Öncelikle desteksiz yürümeyi başarmak, sonrasında eşime ihtiyaç duymadan kızımla ilgilenebilmek istedim. Kızımla birkaç kez tek başıma tatile çıktım; kendimi zorlamak için mücadele verdim. Eski halime dönme çabası içindeydim. Bu süreçte güzel insanların desteği oldukça önemliydi. Mert Bey gibi harika insanlar hayatımıza girdi. Kızımın ilk kez okula gittiğini göreceğimi düşünmüştüm, şimdi ise o üniversiteye gidiyor. İnşallah bundan sonra ailemle birlikte mutlu ve sağlıklı bir yaşam sürerim.”

reklam

YORUM YAP