reklam
reklam
DOLAR43,4270% 0.06
EURO52,1093% 0.44
STERLIN60,1936% 0.43
FRANG56,6434% 0.35
ALTIN7.746,35% 3,24
BITCOIN88.273,57-1.036
reklam

Mahkeme’den ‘Sahte Diplomaya Sahip Ecdat Torununa’ Gazetecilik Dersi

Yayınlanma Tarihi : Google News
Mahkeme’den ‘Sahte Diplomaya Sahip Ecdat Torununa’ Gazetecilik Dersi
reklam

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, birçok kamu kurumunun yöneticilerinin e-imzalarını kopyalayarak yetkisiz erişim sağlayıp, sahte üniversite ve lise diplomaları düzenleyen şüpheliler hakkında hazırladığı ve Hürriyet’in gündeme taşıdığı iddianamelerin büyük yankı bulduğunu duyurdu. Savcılığın ikinci iddianamesinde, Osmanlı Padişahlarından II. Abdülhamid’in torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu’nun da yer aldığı kaydedildi. Osmanoğlu adına, İnönü Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih lisans programından yasadışı mezuniyet kayıtları oluşturulduğu ve YÖK sistemine eklendiği belirtildi. Mahkeme tarafından kabul edilen iddianame, Hürriyet’te “Sahte diplomalı ecdat torunu” başlığıyla yayımlandı.

30 BİN TL TAZMİNAT TALEBİ

Osmanoğlu, Hürriyet’e karşı Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 30 bin TL manevi tazminat talebiyle dava açtı. Osmanoğlu’nun avukatı, dava dilekçesinde bu haberle “müvekkilinin mesleki itibarı ve kişiliğinin hedef alındığını” öne sürdü. Hürriyet gazetesi ise mahkemeye sunduğu yanıt dilekçesinde, “haberin davacının itibarını zedeleme amacında olmadığını; Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenen iddianameye atıfta bulunarak ve yoruma yer vermeksizin hazırlandığını” vurguladı. Mahkeme, 22 Aralık 2025 tarihinde yargılama sürecini tamamlayarak davanın reddine karar verdi. Tamamlanan gerekçeli kararda basın özgürlüğü hakkında çarpıcı değerlendirmeler yapıldı. Özetle şöyle denildi:

‘SINIRLAR AŞILMADI’

“Söz konusu haber metni incelendiğinde sahte diploma ifadesine yer verildiği, ilgi çekmesi açısından kullanılan başlıktaki ifadelerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı, haberin, iddianamedeki verilere dayanarak hazırlandığına dair savunma göz önünde bulundurulduğunda, davalı tarafın iddia edilen eylemin pek çok medya kuruluşunda haber konusu olduğu ve adli soruşturmalara atıf yapılarak gerçekler dikkate alındığında basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı sonucuna varılmıştır. Davacının içinde bulunduğu durum ile doğru orantılı olarak, yapılan haberlerin gerçekliği ya da gerçeği yansıtmamasıyla ilgili kendini ifade edebileceği platform imkanlarının mevcut olduğu düşüncesiyle manevi tazminat koşullarının oluşmadığına dair mahkememizce oluşan kanaat doğrultusunda davanın reddine hükmedilmiştir.”

reklam

YORUM YAP