

Eski Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, İzmir’de gerçekleştirilen iki farklı panele katıldı. İlk olarak İzmir Ekonomi Üniversitesi tarafından Türk sporunun gelişimini desteklemek ve profesyonel yöneticiler yetiştirmek amacıyla düzenlenen “Spor Yönetiminde Profesyonel Yaklaşımlar” panelinde konuştu. Kasapoğlu, Türk sporundaki başarıların tarihsel bir bilgi birikimiyle elde edildiğine dikkat çekerek, “Türkiye'nin spor yürüyüşü, aslında yıllar süren bir süreçtir; sporda başarı anlık bir durum değildir. Spor, yönetim gerektiren, fedakarlık içeren ve sabırla sonuçlanan uzun bir yolculuktur. Spor ekosisteminin etkili bir şekilde yönetimi, yeteneklerin belirlenmesi ve dikkatle izlenmesi oldukça önemlidir. Olimpik sporlar artık birkaç branşla sınırlı değil; Jimnastik, Okçuluk, Atletizm ve Yelken gibi alanlarda da büyük başarılar elde edildi. Bu başarılar, altyapının güçlendirilmesi ve spor yatırımları ile mümkün hale geldi. Bugün Edirne’den Ardahan’a kadar sağlam bir tesis altyapısı bulunuyor. Bu gücü yönetmek, insan kaynağıyla ve yönetim mantığıyla ek kapasite gerektiriyor. Hazır olmamız lazım. Üniversitelerimizden bu yönde bazı adımlar atmalarını bekliyoruz. Türkiye'nin bu tür altyapılara bugünden daha fazla ihtiyacı olacak. Sporla birlikte yeni yönelimleri yönetmek ve bu alanda liderlik yapmak akademinin önemli bir sorumluluğudur. Teknolojide nasıl bir akademik liderlik varsa, sporda da benzer bir motivasyonu akademisyenler taşımalıdır. İzmir'de bunu belli bir seviyeye getirdik ama daha alacak yolumuz var” dedi.
“Dijital Medyanın Geleceği, Teknoloji Öncesi İnsanla, Ahlakla, Sorumlulukla İlgilidir”
Kasapoğlu, daha sonra Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen Dijital Medyanın Öncüleri Genç İletişimciler Projesi (DİMGİ) kapanış paneline katılarak, dijital medyada ses ve hız çağında ölçü, sorumluluk ve vicdan konularına vurgu yaptı. “Dezenformasyon yalnızca yanlış bilgi değildir; toplumsal huzur ve güvenliği de tehlikeye atmaktadır. İyi projeler asla kapanmaz. İyi projeler iz bırakır ve yeni başlangıçlara zemin hazırlar. DİMGİ projesi de bu tür bir projeydi. Bu proje, gençlere yalnızca 'içerik üretin, görünür olun' demedi.
'Öncelikle anlayın, ayırt edin, sorgulayın ve sonra anlatın' dedi. Yani burada sorumluluğu ön plana aldı. Bu vesileyle, DİMGİ projesinin hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etmek isterim. Projeyi yürüten Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü'ne, akademik paydaşları olan Ege Üniversitesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi iletişim fakültelerine, bilgi birikimleri ve katkılarıyla projeye güç kattıkları için teşekkür ediyorum. Dijital medyanın geleceği, teknolojiden önce insanla, ahlakla, sorumlulukla ilgilidir.
Araçlar, platformlar ve algoritmalar değişir, ancak bu araçların içindeki niyet değişmezse sorunlar da devam eder. Bugün iletişimci olmak, sadece anlatmaktan ibaret değildir; doğruyu, insan onurunu ve toplumsal barışı korumak demektir. Beğeni uğruna gerçeği feda etmemek; tıklanma uğruna güveni zedelememek, içerik üretmek kadar, içerik tüketmek de sorumluluktur. Hedefimiz, yeni nesil iletişimcilerin yalnızca iyi içerik üreten bireyler değil, aynı zamanda iyi düşünen, tartan ve sorumluluk alan bireyler olmalarıdır. Bu nedenle eleştirel düşünme becerisi, bu projenin merkezinde yer aldı” şeklinde konuştu.
Kasapoğlu, sözlerini projeye katkı veren tüm paydaşlara, akademisyenlere, kurumlara ve özellikle genç katılımcılara teşekkür ederek tamamladı.




