reklam
reklam
DOLAR44,2795% 0.22
EURO50,5902% -0.78
STERLIN58,5955% -0.84
FRANG55,9650% -0.45
ALTIN7.136,03% -0,98
BITCOIN70.844,95-0.877
reklam

Modern çağ uykudan çalıyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
Modern çağ uykudan çalıyor
reklam

UYKUDA geçirilen süre boyunca başta beyin olmak üzere tüm organlar dinleniyor, yenileniyor ve işlevini koruyor. Ancak uyku süresi kısaldığı an bunamadan kalp hastalıklarına kadar pek çok hastalık ortaya çıkıyor. 13 Mart Dünya Uyku Günü’nde Hürriyet’e konuşan uzmanlar, modern çağın uykumuzu çaldığına dikkat çekiyor ve uykunun önemine vurgu yapıyor.

UYKUSUZLUK BEYNE ALKOL KADAR ZARAR VERİYOR

Türk Toraks Derneği Uykuda Solunum Bozuklukları Çalışma Grubu başkanı Prof. Dr. Önder Öztürk: Modern çağın bir uyku çıkmazı söz konusu. Birçoğumuz uyuyoruz ama dinlenemiyoruz. Toplumun yüzde 97’si uykunun sağlığın temel taşı olduğunu bilse de, her sabah gerçekten ‘yenilenmiş’ uyanabilenlerin oranı sadece yüzde 7’de kalıyor. Modern yaşamın stresi ve teknoloji kuşatması, uykunun o eşsiz onarıcı gücünü elimizden alıyor. Oysa yetersiz uyku sadece bir yorgunluk hali değil, vücudun metabolik dengesini sarsarak obezite, diyabet ve kalp hastalıklarına davetiye çıkaran sessiz bir tehlikedir. Uykusuzluk, bedeni olduğu kadar zihni de karanlığa sürükler. 24 saat boyunca uykusuz kalmak, beyinde yasal alkol sınırının üzerinde bir alkol alımıyla eşdeğer bilişsel bozulmalara yol açar. Dikkati dağıtır, reaksiyonları yavaşlatır ve güvenliğimizi tehdit eder. Unutmamalıyız ki uyku, sadece bir mola değil, sağlıklı, üretken ve güvenli bir yaşamın vazgeçilmez ritmidir.

MÜKEMMEL UYKU TAKINTISI: ORTOSOMNİ

Yataş Bedding Uyku Kurulu Üyesi Uzman Psikolog Tuba Dadaşoğlu: Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 30-45’i uyku sorunları yaşıyor. Yetişkinlerde yaklaşık her üç kişiden biri önerilen 7-9 saat uyku süresinin altında uyuyor. Ulusal Uyku Vakfı’nın 2025 verilerine göre yetişkinlerin yüzde 60’ı yeterince uyumuyor. Gün içinde bastırdığımız düşünceler ve çözemediğimiz meseleler gece ortaya çıkar. Özellikle aşırı düşünme, uykunun en büyük hırsızlarından biridir. Z kuşağı yetişkinlerinin yüzde 40’ı haftada en az üç kez uykuyla ilgili yoğun kaygı yaşıyor. Yatağa girdiğimizde zihnimiz yarını, geçmişte söylenen bir sözü ya da olası sorunları düşünmeye başlar. Bu durum beynin stres sistemini harekete geçirir. Kortizol yükselir ve uyku hormonu olan melatonin baskılanır. Bu noktada mükemmel uykuya ulaşma takıntısı olarak bilinen ‘ortosomni’ kavramı da devreye girerek süreci daha karmaşık hale getirebilir. Kısacası zihin tehdit algıladığında beden uykuya geçemez.

reklam

YORUM YAP