Epilepsiye dair büyük nöbetlerin yanı sıra, dışarıdan gözlemlenmesi zor olan belirtiler tanı sürecini geciktirebiliyor. Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Betül Kılıç, ailelerin dikkat etmesi gereken gizli epilepsi sinyallerini paylaştı.

'Nöbetler Her Zaman Aynı Şekilde Olmayabilir'
Epilepsi nöbetlerinin her çocukta farklı şekillerde kendini gösterebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Kılıç, “Bazı çocuklarda kollar ve bacaklarda kasılma, titreme gibi büyük nöbetler görülürken; bazı hastalarda ani dalmalar, bilinçte kısa süreli kopmalar, sabahları ellerde sıçrama, ani korku hissi, farklı koku veya tat algıları da nöbet belirtisi olabilir. Epilepsi bazen çok hafif belirtilerle de kendini gösterebilir. Okul başarısında ani düşüş, akşam fark edilmeden geçen nöbetlere bağlı sabah dil ısırığı, ağız içi kanama, açıklanamayan küçük yaralanmalar ve gün içinde sık dalgınlık durumları da epilepsi nöbetinin işareti olabilir” şeklinde ifade etti.

'Nöbet Anında Doğru Müdahale Hayati'
Ailelerin nöbet sırasında sakin kalmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Kılıç, “Nöbet geçiren çocuk yan pozisyona alınmalı ve hava yolunun açık kalması sağlanmalıdır. Ağız içine herhangi bir cisim sokulmamalı, sıvı ya da kolonya dökülmemelidir. Nöbet süresinin kaydedilmesi ve mümkünse bu anların videoya alınması tanı açısından kritik öneme sahiptir. Eğer nöbet süresi 5 dakikayı geçerse, vakit kaybetmeden 112 aracılığıyla çocuğun hastaneye ulaşması sağlanmalıdır” dedi.

'Uykusuzluk ve İlaç Düzensizliği Nöbetleri Tetikliyor'
Epilepsi nöbetlerini önlemede düzenli yaşam tarzının önemine vurgu yapan Prof. Dr. Kılıç, “Uykusuzluk nöbetleri tetikleyen başlıca faktörlerden biridir. Ayrıca, ilaçların önerilen doz ve saatlerde düzenli kullanılmasına dikkat edilmelidir. Göz ardı edilen dozlar, kanda ilaç seviyesini düşürerek nöbet riskini artırabilir. Bazı çocuklarda parlak ve yanıp sönen ışıklar da nöbetleri tetikleyebiliyor. Ekran süresinin sınırlandırılması ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması önemlidir. Epilepsi, doğru tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır” şeklinde belirtti.
