reklam
reklam
DOLAR44,2024% 0.06
EURO50,7842% -0.21
STERLIN58,7971% -0.1
FRANG55,9809% -0.2
ALTIN7.123,07% 0,19
BITCOIN74.192,420.638
reklam

Okuldaki Şiddet Evde Başlıyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
Okuldaki Şiddet Evde Başlıyor
reklam

Okullarda şiddetin boyutu her geçen gün artıyor. Öğrencinin öğrenciye, velinin öğretmene ve hatta öğrencinin öğretmene uyguladığı şiddet son bulmuyor. Meselenin yalnızca ‘akran zorbalığı’ başlığı altında değerlendirilmemesi ve toplumsal şiddetin ele alınmasının vaktinin geldiğini dile getiren uzmanlar, yaşanan bu acı olayların çok boyutlu bir şekilde ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurten Sargın, okullarda yaşanan şiddetin nedenlerine dair değerlendirmelerde bulundu.

Ergenliğe Dikkat

“Şiddet kültürü uzun yıllardır ve gittikçe dozu arttı. İlk başlarda hoş görülebilir bir seviyede başlayan bu durum, bugünkü noktaya geldi. Yaptırımlar, gerçekleşen davranışlarla doğru orantılı olmadığı için pekiştirilmiş ve ödüllendirilmiş oldu. Öncelikle ergenlik dönemindeki gençleri iyi tanımak gerekiyor. Bu dönemdeki çocukların enerjilerinin olumlu alana çekilmesi önemlidir. Hangi alana ilgililerse o alana yönlendirilmeleri şart. Bu sayede kendilerini değerli hissetmelerini sağlamak gerekiyor. Günümüzde çok fazla uyaran olduğu gibi şiddetle ilgili olumsuz rol modellere de maruz kalıyorlar. Bu durum, şiddeti ve dilini normalleştiriyor.

Prof. Dr. Nurten Sargın

Aileye Bakılmalı

Ayrıca şiddet, akranlar arasında bir prestij ya da güç gösterisi olarak görülüyor. Bunun böyle görünmesi şiddetin daha fazla gerçekleşmesine yol açıyor. Diğer yandan, çocukların kendilerini okula ait hissetmesi gerekiyor. Bunun için okullarda yaş gruplarına yönelik etkinliklerin olması lazım. Bu sayede onların kendilerini ifade etmesine olanak tanınabilir. İyi davranış modellerinin artırılması şart. Yaşanan acı olaydaki saldırgan çocuğun ailesine de bakılmalı; bu tarz çocukların aile düzenleri incelenmeli ve aile fertlerine yönelik müdahale ve tedavi edici çalışmalar yapılmalı. Eğer çocuklar kendilerini okula ait hissetmiyorsa, bu tür olayların artması söz konusu olabilir.”

4 Farklı Aile Tutumu

Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Eryılmaz, çocuğun ihtiyaçlarına anında cevap vermenin ya da onları görmezden gelmenin doğru davranış modelleri olmadığını belirterek, bu tür çocukların izin verici ya da ilgisiz aile tutumuyla yetişenlerden oluştuğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Eryılmaz, ailelerin sergilediği dört farklı tutumu şöyle sıraladı:

  • Demokratik: En çok önerilen bu tutumda aileler hem çocuğa sınır koyuyor hem de çocuğun isteklerini doyuruyor.
  • Otoriter: Burada çocuğun istekleri doyurulmuyor ve çocuğa sınır koyuluyor.
  • İzin Verici: Sadece çocuğun istekleri doyuruluyor ve ona sınır koyulmuyor.
  • İlgisiz: Ne çocuğa sınır koyuluyor ne de istekleri doyuruluyor.

Eryılmaz, izin verici ve ilgisiz aile ortamında yetişen çocukların şiddete yönelmeye daha yatkın olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Ali Eryılmaz

‘Suça Sürüklenen Çocuk’ Kavramı Bilinçli Bir Tercih

18 yaşını doldurmamış kişinin çocuk sayıldığını vurgulayan Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Zafer İçer, “Türk hukuk sisteminde ‘suça sürüklenen çocuk’ kavramının tercih edilmesi, yalnızca terminolojik bir farklılık değil. Bu tercih, çocuklara yönelik ceza adaletinin koruyucu, eğitici ve rehabilite edici yaklaşımını yansıtan bilinçli bir hukuk politikasının sonucudur. Çocukların kusur yeteneklerinin henüz yeterince gelişmemesi, kişilik gelişiminin devam ediyor olması, çocukların yeniden topluma kazandırılması ve ıslah amacının ön planda olması gibi sebeplerle, suça sürüklenen çocukların cezalarında yaş grubuna göre belirli indirimler uygulanır.” dedi.

Şartlar Değiştikçe Cezalar da Değişiyor

Suça sürüklenen çocuğun kasten yaralama suçunu işlemesi durumunda, yaralamanın ağırlığına göre, 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya daha ağır nitelikte bir yaralama söz konusu ise 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası aralığında belirlenecek cezadan, çocuğun içinde bulunduğu yaş grubuna göre gerekli indirimler yapılır. Yaralama suçunda ağırlaşan neticelere bağlı olarak, Türk Ceza Kanunu’nun 87’nci maddesinde öngörülen şekilde cezaların artırılması söz konusudur. Örneğin yaralama sonucu mağdurun organını kaybetmesi, kemik kırığına yol açılması veya ölümüne sebebiyet verilmesi, ağırlaşmış hallerden bazılarıdır. Suça sürüklenen çocuğun kasten öldürme suçunu işlemesi durumunda, 12-15 ve 15-18 yaş grubunda yer alan çocuklar bakımından cezada indirim uygulanması söz konusudur. 15-18 yaş grubundaki çocuğun kasten öldürme suçunu işlemesi durumunda 12 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası uygulanır.

reklam

YORUM YAP