

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Bursa’daki 2. Murad Camisi’nde sürdürülen restorasyon çalışmaları sırasında önemli bir keşfe imza atıldı. Sultan 2. Murad tarafından 1426’da yaptırılan camide Bursa Valiliği, Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından ocak ayında yapılan teslimin ardından özel bir şirket restorasyon çalışmaları başlatmıştı. Osman Hamdi Bey’in Londra’daki bir müzayedede satılan “Cami Kapısında (At the Mosque Door)” adlı tablosunda ana giriş kapısı tasvir edilen camideki çalışmalar kapsamında, cümle kapısından ana mekâna geçit veren halde yer aldığı tahmin edilen havuza ilişkin kazı yürütüldü. Çalışmalar sonucunda süs, ses yalıtımı ve dinlendirme amacıyla yapıldığı düşünülen sekizgen planlı, mermer ve çini kaplamalı bir havuz yapısı tespit edildi. 
DERVİŞLERİN SOHBET ORTAMI
Restorasyondan sorumlu yönetici Selim Haşlak, çalışmalara 19 Ocak’ta başladıklarını belirterek, ramazan ayından önce cami içindeki havuzu net bir şekilde ortaya çıkardıklarını söyledi.
Söz konusu yapının sekizgen olduğunu ve çini bordürlerle köşelerin döndüğünü ortaya çıkardıklarını anlatan Haşlak, “Bu havuzun, süreç içerisinde bilinçli bir şekilde kapatıldığı kanaatindeyiz. Havuzun detaylarına dair araştırmalar yapılıyor. Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na raporlar iletildi. En son onların değerlendirmesine göre, havuz ihya edilerek yapılacaktır” dedi ve şu bilgileri verdi:
“Caminin sağında ve solunda ‘tabhane’ denilen bölümler var. Seyyahlar, dervişler, buralara geliyor ve bir sohbet ortamı oluşuyor. Bunların konuşmalarının birbirlerine gitmemesi, bu konuşmalardan harim (ibadet edilen iç mekan) bölgesinde namaz kılanların rahatsız olmaması için bir ses yalıtımı amacıyla havuz yapılmış. Aynı zamanda arka taraflarda odacıklar mevcut. Bu odacıklar da yoldan gelenlerin dinlenmesi amacıyla yapılmış. Orada dinlenen kişilerin de rahatsız olmaması ve dinlendirmesi için bu havuzun yapıldığı düşünülüyor. Dışarıda bir şadırvan da var. Bu havuzun abdest alma mantığıyla değil de süs, yalıtım ve dinlendirme amacıyla yapıldığını düşünüyoruz.” 
TURKUVAZ ÇİNİLERLE SÜSLÜ
Restorasyon sorumlusu Selim Haşlak, havuzun etrafında mermer ve çini parçalarının görüldüğünü belirterek şunları söyledi: “Havuzun etrafından çıkan ve zeminde sabit olan çini parçalarıyla caminin özellikle harim bölümündeki çinilerin analizleri yapıldı. Aynı dönemin çinileri olduğu kanaatine varıldı. Genelde turkuvaz ağırlıklı mavinin koyu ve açık tonlarında çiniler çıkıyor. Drenaj hattında yapılan kazılarda caminin altında, doğudan batıya, kuzeyden güneye kanallar gördük. Bu kanallarla ilgili araştırma devam ediyor. Bu kanallar, bir havalandırma kanalı mı, camiyi ısıtmak için bir sıcak su taşıma kanalı mı yoksa temel sisteminde bazı camilerde örnekleri var, ahşap hatıl konulması için oluşturulmuş kanallar mı? Bu, havuz kadar önemli bir konu. Çünkü çok nadir böyle kanalların caminin temel kısmında ve beden duvarlarının içinde çıkması… Ciddi bir araştırma yapıyoruz.” 
RESSAM, ARKEOLOG VE BAŞKAN…
Kaplumbağa Terbiyecisi, Cami Kapısında, Arzuhalci, Beyaz Entarili Kız gibi çok sayıda ünlü tabloda imzası olan Osman Hamdi Bey (30 Aralık 1842-24 Şubat 1910) ressam, arkeolog, müzeci kimliklerinin yanı sıra Kadıköy’ün de ilk belediye başkanıydı. Bağdat’taki çalışmalarıyla modern arkeoloji biliminin Osmanlı’da temellendirilmesini sağlayan Osman Hamdi Bey, Türk arkeolojisinin kurucusu olarak kabul edilir.
LONDRA’DA 217 MİLYON LİRAYA SATILDI
Dünyaca ünlü Türk ressam ve arkeolog Osman Hamdi Bey ’in “ Cami Kapısında (At the Mosque Door)” eseri 3 gün önce Londra’da uluslararası müzayede evi Bonhams tarafından düzenlenen açık artırmada 3 milyon 678 bin sterline (yaklaşık 217 milyon TL) satıldı. Sanatçının dikkat çekici çalışmalarından biri olarak kabul edilen eser ibadet edenler, yoldan geçen kişiler ve bir dilencinin yer aldığı çağdaş bir sokak sahnesini, 15’inci yüzyıla ait Muradiye Camisi’nin mimarisiyle birleştiriyor.



