

Trabzon'da, 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin, evinin odasında yaşamını yitirmiş olarak bulundu. 8'inci sınıf öğrencisi olan Abdulkadir, okul dönüşü odasına girdi ve uzun süre dışarı çıkmayınca ailesi durumu fark etti. Aile, odayı kontrol ettiğinde Bilgin'in cansız bedeniyle karşılaştı. Gencin, sanal oyunun görevlerini tamamlamak için intihar ettiği iddiaları üzerinde duruluyor.
Bu iddia henüz kesinlik kazanmasa da, tehlikenin boyutu oldukça büyük.
Modern suç örgütleri çocuklara ulaşmak için sosyal medya ve çevrimiçi oyun platformlarını kullanıyor. Online oyun alanları, adeta suç merkezine dönüşmüş durumda ve çocuklar, 'gamer maskesi' altında avlanıyor.
CEZALARI PROPAGANDA ARAÇLARI OLARAK KULLANIYORLAR
Örgütler, Türk Ceza Kanunu'ndaki yaş gruplarına göre düzenlenen ceza indirimlerini bir propaganda aracı gibi kullanarak, “Cezasız kalacaksınız, kısa sürede bizimle olacaksınız” diyerek çocukları kandırıyor. Bu gruplar, çocuklara online oyun odalarında 'gösterişli ve lüks' bir hayat vaadi sunarak platformları bir 'eleman kazanma' merkezi haline getiriyor.
“Çocuklar en çok hızlı para, güç ve ait olma duyusu vaatleriyle hedef alınıyor. Dijital oyun dili kullanılarak suç eylemlerinin bir görev gibi sunulması ve risklerin bilinçli şekilde küçümsenmesi ön planda” diyen Bilişim Teknolojileri Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, ebeveynlerin ve toplumun bilmesi gereken 7 kritik soruyu dile getirdi ve önemli uyarılarda bulundu.
1- ÇOCUKLARIN VAKİT GEÇİRDİĞİ ALANLAR ‘OYUN ODASI’ MI YOKSA ‘SUÇ ODASI’ MI?
Evet, bazı durumlarda bu alanlar fiilen birer ‘suç odasına’ dönüşmüş durumda. Çocukların oyun oynadığı dijital odaların bir kısmında, görünürde masum sohbetlerin arkasında organize temas ve yönlendirme ağları kurulabiliyor. Özellikle Discord gibi platformlarda çocuklar, önce oyun üzerinden sosyalleșerek ardından kapalı gruplara davet edilerek dış dünyadan izole edilen sohbet zincirlerine çekilebiliyor. Küçük 'görevler', para kazanma teklifleri ve sadakat testleri ile adım adım bir bağlılık inşa ediliyor.
Çocuklar en çok hızlı para, güç ve ait olma duygusu vaatleriyle hedef alınıyor. Suç eylemleri, dijital oyun diliyle bir görev gibi sunuluyor ve riskler kasıtlı şekilde küçümseniyor. Daha önce tartışılan Mavi Balina örneğindeki gibi, görev zinciri mantığı çocuklarda merak ve baskıyı tetikleyebiliyor. Bu durum, gerçek hayattaki sonuçları perdeleyen tehlikeli bir ilüzyon yaratıyor.
2- TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİNE NE TÜR YASAL SORUMLULUKLAR GETİRİLMELİ?
Teknoloji firmalarına çocuk güvenliği konusunda kesin ve bağlayıcı yükümlülükler sağlanmalıdır. Yaş doğrulama sistemleri, riskli iletişim kalıplarını tespit eden yapay zekâ destekli izleme araçları, ve varsayılan kapalı gelen çocuk güvenlik ayarları standart hale gelmeli. Örneğin, bazı platformlarda uygulanan ebeveyn kontrol panelleri ve sohbet kısıtlamaları, çocukların yabancılarla kontrolsüz temasını azaltmada önemli örneklerdir.
Ayrıca, firmaların düzenli şeffaflık raporu yayımlaması ve bağımsız denetimlere açık olması zorunlu hale getirilmelidir. Avrupa’daki Dijital Hizmetler Yasası benzeri mevzuatlar, platformlara risk analizi ve hızlı müdahale yükümlülüğü getirmektedir. Benzer bir modelde, şüpheli ağların kolluk kuvvetlerine bildirilmesi için belirlenen süreler ve yaptırımlar tanımlanmalıdır.
3- HUKUKİ BOŞLUKLARIN İSTİSMARI NASIL ÖNLENİR?
Hukuki denge, çocuğu koruyacak ve örgütleri sert şekilde cezalandıracak iki katmanlı bir sistemle kurulmalıdır. Çocuklar için rehabilitasyon, psikolojik destek ve eğitim odaklı bir yaklaşım sürdürülürken; çocukları suçta kullanan örgütler için ağırlaştırılmış cezalar ve özel suç tipleri tanımlanmalıdır. Böylece propaganda olarak kullanılan 'cezasızlık' algısı ortadan kaldırılabilir.
Örneğin, çocukların organize suçlarda kullanılmasının ayrı ve nitelikli bir suç olarak düzenlendiği bazı Avrupa ülkeleri bulunmaktadır. Türkiye’de de Türk Ceza Kanunu kapsamında çocukları suça sürükleyen yapılara karşı gerekli cezaların artırılması ve mal varlığına el koyma gibi ekonomik yaptırımların güçlendirilmesi caydırıcı olabilir.
15 yaş altındaki çocuklar için sosyal medya ve çevrim içi oyun dünyası artık iç içe geçmiş durumdadır; çoğu oyunun yerleşik sohbet sistemleri ve dış platform bağlantıları vardır. Bu nedenle yaşa yönelik koruma politikaları yalnızca ana sosyal medya uygulamalarını değil, oyun ortamını da kapsamalıdır. Discord gibi oyun topluluklarıyla etkileşim içinde olan iletişim alanlarında, 15 yaş altı kullanıcılar için otomatik mesaj filtreleri, yabancılarla doğrudan temas kısıtlamaları ve ebeveyn onaylı arkadaş listeleri standart hale getirilebilir.
Prof. Dr. Ali Murat Kırık
4- PSİKOLOJİK MANİPÜLASYONLA MÜCADELE NASIL OLMALI?
Psikolojik manipülasyonla mücadele, yalnızca yasaklarla değil, eğitimle yapılmalıdır. Okullarda medya ve dijital okuryazarlık dersleri, çocuklara çevrim içi vaatleri sorgulama becerisi kazandırmalıdır. Oyunlardaki “kahramanlık” anlatımının gerçek hayattaki sonuçlarıyla çeliştiği somut örneklerle gösterilmelidir.
Karşı propaganda anlamında, gerçek hikayeler ve akran temelli bilinçlendirme oldukça etkili olabilir. Kamu spotları, gençlik programları ve sosyal medya kampanyaları, suçun kısa vadeli cazibesine karşı uzun vadeli sonuçları görünür kılmalıdır. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenecek programlar, öğretmen ve aile eğitimini bir arada ele almalıdır.
5- AİLELER İÇİN ‘KIRMIZI BAYRAKLAR’ NELERDİR? AİLELER NEYE DİKKAT ETMELİ VE NEREYE BAŞVURMALI?
Ailelerin dikkat etmesi gereken en önemli kırmızı bayrak, ani ve açıklanamayan davranış değişimleridir. Aşırı gizlilik, ekranı sürekli saklama, ani para harcamaları, yeni ve agresif bir argo kullanımı, uyku düzeninde bozulma ve aileden uzaklaşma önemli sinyaller arasındadır. Ayrıca, çocuğun internetin kesilmesi durumunda aşırı öfke göstermesi ve kimliği belirsiz yeni arkadaş çevreleri de izlenmelidir.
Bu tür durumlarda ilk adım cezalandırma değil, iletişim kurmaktır. Ardından okul rehberlik servisleri, çocuk psikologları ve gerektiğinde resmi ihbar hatları gerektiği durumlarda devreye girmelidir. Türkiye’de Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde yer alan siber suç birimleri ve ALO 183 gibi destek hatları, riskli durumlarda başvurulabilecek kurumsal adreslerdir.
6- DEVLETİN YENİ NESİL KOLLUK STRATEJİSİ NE OLMALI?
Yeni nesil kolluk stratejisi, dijital istihbarat ve önleyici analiz üzerinden inşa edilmelidir. Açık kaynak istihbaratı, yapay zeka destekli ağ analizi ve siber devriye uygulamaları standart hale gelmelidir. Amaç, yalnızca suç sonrası müdahale değil, aynı zamanda erken aşamada riskli ağları tespit etmektir.
Bu bağlamda, Emniyet Genel Müdürlüğü ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu arasında gerçek zamanlı veri paylaşımı kritik bir önem taşımaktadır. Uzmanlaşmış çocuk koruma birimleri ve dijital suç ekipleri işbirliği yapmalıdır.
7- KÜRESEL PLATFORMLAR KARŞISINDA YEREL EMNİYET GÜÇLERİ İÇİN HANGİ ULUSLARARASI YAPTIRIMLAR VE ŞEFFAFLIK ZORUNLULUKLARI GETİRİLMELİ?
Küresel platformlara, uluslararası anlaşmalarla sınır ötesi suçlar için hızlı veri paylaşımını zorunlu kılacak düzenlemeler yapılmalıdır. Şirketler için belirli sürelerde veri saklama, şüpheli faaliyetleri bildirme ve adli taleplere hızlı yanıt vermek üzere yükümlülükler netleştirilmelidir.
Avrupa merkezli düzenlemelerin ortak denetim ve yaptırım mekanizmaları örnek alınabilir. Europol benzeri çok uluslu işbirliği modelleri, yerel kolluk kuvvetlerinin küresel ağlara erişimini kolaylaştırmaktadır. Benzer yapılar, bölgesel ölçekte güçlendirilerek dijital suçlarla mücadelede ortak bir standardın oluşturulmasına katkı sağlayabilir.



