

ISPARTA’nın Yalvaç bölgesinde yer alan Psidia Antiokheia, Aziz Paulus’un 46–57 yılları arasında yaptığı ziyaretlerle, Roma İmparatorluğu döneminin dikkat çeken kentlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kentte, Augustus Tapınağı, tiyatro, anıtsal çeşme, stadyum gibi birçok yapı kalıntısı bulunuyor. Men (Ay) Tapınağı ise buranın en önemli kalıntılarından biri. Kazı Başkanı Prof. Dr. Özhanlı, bu tapınak hakkında “Men tapınağı, antik dönemin Vatikanı kadar mühim bir yer. Dünyada benzeri yok” ifadelerini kullanıyor. Tapınakta Ay Tanrısı Men için bırakılan hilal şeklindeki adak stelleri göz alıcı bir detay olarak dikkat çekiyor.

KİLİSEDE İLK VAAZ
Psidia Antiokheia, Aziz Paulus’un ilk yolculuğunda üç kez ziyaret ettiği bir yer olması sebebiyle Hıristiyanlık açısından büyük öneme sahip. Burada, sinagoga girip Kutsal Yasa’dan metinler okuyarak yaptığı konuşma, Aziz Paulus’un ilk misyoner vaazı olarak biliniyor. Bu vaaz sonrasında Hıristiyanlığa geçişler hız kazanıyor. Psidia Antiokheia’da günümüzde kalıntıları görülen Aziz Paulus Kilisesi, 325 yılında vaaz verdiği ilk sinagogun üzerine inşa edilmiştir. Bu kilise, Aziz Paulus adına inşa edilmiş en eski kilise olarak kabul edilmektedir. Kentte yer alan St. Paul Kilisesi, özellikle Güney Kore ve Latin Amerika’dan gelen yılda yaklaşık 40 bin ziyaretçiyi ağırlıyor. Hıristiyanlar, 12 Temmuz’da buradaki ayine katılarak hacı olmaktadır. Süleyman Demirel Üniversitesi’nden Prof. Dr. Özhanlı, burada yürütülen kazı çalışmaları hakkında Hürriyet’e şu bilgileri verdi:
1831'DEN BUGÜNE
“Kazılarda kentin tarihiyle ilgili birçok veri elde ettik. Ancak 67 hektarlık alanın sadece yüzde 10’unu açığa çıkarabilmiş durumdayız. Şu ana kadar beş kilise gün yüzüne çıkardık. Bu sayının daha da artması gerekiyor. Antik kentin ilk kez keşfeden kişi İzmir'de papaz olarak görev yapan Arundel’dir. Kendi günlüklerini 1831’de yayımladı. O günden bu yana Hıristiyan dünyası buraya akın etmeye devam ediyor. Kentin önemli yapılarından biri de Saint Paul Kilisesi. Anadolu'daki en eski Basilika plan kilisesidir. İki katlıdır. Hıristiyanlığın mezhep kurucularından biri olan Optimos’un yazıtı mevcut. Tabanındaki mozaiklerin çoğu günümüze ulaşmamıştır.”

SAĞLIK MERKEZİNİN PEŞİNDEYİZ
M.S. 46 yılında Aziz Paulus, havari Barnabas ile buraya gelip Hıristiyanlığın ilk vaazlarından birini vermiştir. Bu yüzden Psidia Antiokheia, Hıristiyan dünyası için önemli bir merkez olmuştur. İznik’teki ilk konsülde burası haç merkezi olarak belirtilmektedir. 12 Temmuz’da özellikle buraya gelen hacı adaylarının büyük bir kısmı Güney Kore ve Latin Amerika'dan geliyor. İncil’in ‘Elçilerin İşleri’ bölümünde, Barnabas ve Paulus'un öncelikle Kıbrıs’a gittiğinden bahsedilmektedir. Ardından, Kıbrıs Valisi’nin bu bölgede Musevilerin olduğunu belirtmesiyle buraya yönlendirirler. Ayrıca, Aziz Paulus’un tıbbi bir rahatsızlığı olduğu da biliniyor. O dönem, sağlık problemi için geldikleri bilinmektedir. Ancak Asklepion’un yerini henüz bulamadık. Asklepion, antik çağda sağlık merkezi olarak biliniyor. Bu yıl bu konuda bir projemiz var. Sikkeler ve yazıtlara dayalı daha fazla bilgi edinmeye çalışıyoruz.”

ROMA ASKERİ KENTİ OLARAK HEYBETLİ
– “Helenistik dönemde bu bölgeye tamamen hakim olan Roma, M.Ö. 285’li yıllarda bu kenti kurmuş ve başkent olarak seçilmiştir. Augustus, burayı bir Roma askeri kenti merkezi haline getirmiştir. Kent, müthiş bir imar yapısına sahiptir. Izgara planıyla inşa edilmiştir. İki ana cadde, tamamen taş döşelidir. Kentte bir kanalizasyon sistemi ve yaklaşık 15 bin kişilik stadyumu bulunmaktadır. Gladiatör oyunlarının yapıldığı bu dönem, Augustus döneminin en parlak zamanıdır.”

KANSER İÇİN YENGEÇ BETİMLENMELİ MUSKA
– “Kazılarımızda, Men Tapınağı ve kutsal alanda önemli keşifler yaptık. Men Tapınağı’nda, Son Pagan İmparator Julianus dönemine ait yapıları aslına uygun şekilde bulduk. Özellikle 2024 yılında keşfettiğimiz bir amulet (muska) oldukça ilginç. Amuletin üzerinde bir yengeç betimlemesi var ve arka kısmında dua niteliğinde bir yazı mevcut. Yengecin Yunanca olarak adı ‘Karkides’dir. Günümüzdeki kanseri temsil ediyor. Yengeç resmi büyük ihtimalle bir kadın kanser hastasına karşı, kızının Tanrı’ya dua ederek annesinin iyileşmesi için yaptırdığı bir muskadır.”

AY TAPINAĞINI ZİYARET ETTİK
– Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özhanlı ile birlikte 1600 rakımlı Men Tapınağı’na çıkıyoruz. Özhanlı, “Antik dönemin Vatikanı kadar önem taşıyan bir yapı” diyerek Men Tapınağı hakkında şunları ifade etti: “Anadolu’da kesin konumu bilinen tek Ay Tanrısı tapınağı burasıdır. Men Tapınağı’nın dünya genelinde örnekleri yoktur. Tapınakla ilgili en eski yazılı bilgileri Yunan Coğrafyacı Strabon’dan alıyoruz. Bu dağ, tamamıyla kutsal sayılmaktadır. İnsanlar Augustus Tapınağı’ndan buraya yürüyerek gelirler. Dağın eteklerinde 750 adet küçük yapılar tespit edilmiş. Bu yapılar, hacıların kalması ve inzivaya çekilmesi için kullanılmaktadır. Burada kalıyorlar ve oruç tutuyorlar. Tapınak, anakaya üzerine inşa edilmiş ve Helenistik döneme tarihlendiriliyor. Ay, kutsal kabul edilmekle birlikte Tanrı olarak gökyüzündeki Ay’a tapınılmaktadır. Duvardaki hilal sayısı, adayan kişi sayısı kadardır. Büyük bir sorunu olan kişiler, adak adamak için buraya gelirler. Özellikle sonbahar aylarında çok sayıda kişi burayı ziyaret eder. ‘Çile odası’ olarak adlandırılan bölümlerde, belirli bir süre kaldıktan sonra hacı olarak geri dönerler. Men Tanrısı’na adanmıştır.”






