

İSTANBUL Kabataş Erkek Lisesi Biyoloji Öğretmeni Bülent Göçen ile Yazılım Uzmanı Eren Taştaban tarafından geliştirilen yapay zekâ tabanlı ölçme değerlendirme aracı, 2024-2025 eğitim öğretim yılı itibarıyla uygulanmaya başlanan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hayata geçirildi. Bu araç, her dersten açık uçlu sorunun yanıtını öğrencinin sınav kâğıdına yazması ve bunun fotoğrafını çekmesiyle çalışıyor. En okunaksız el yazılarını bile okuyabilen araç, soruların yanıtlarını saniyeler içinde analiz edip bir puanlama yapıyor. Yapay zekâ, gerçekleştirdiği puanlamanın ardından da öğrenciye yaptığı hatalarla ilgili hem sesli hem de yazılı olarak bilgi veriyor, doğru cevaplarıyla ilgili de motive ediyor. Türkiye’de lise kademesinde böyle bir aracın ilk kez kullanıldığına dikkat çeken Biyoloji Öğretmeni Bülent Göçen, modeli şöyle anlattı:
SINAV ODAKLI EĞİTTİK
“Yapay zekânın sınavlarda çoktan seçmeli yani yalnızca şık işaretleyerek verilen yanıtları okuması kolay olabilir ama açık uçlu soruyu nasıl değerlendirsin, çocukların yazıları kötüyse nasıl anlasın diye bir tedirginlik vardı. Biz de bunun üzerine çalıştık. Açık uçlu soruların objektif ve hızlı bir şekilde değerlendirilmesi için yapay zekâyı eğittik. Bu kapsamda yapay zekâya Milli Eğitim Bakanlığı Bireysel Öğrenme Platformu (MEBİ), MEB Ortaöğretim Genel Müdürlüğü Materyalleri (OGM Materyal) ve müfredat içeriklerini yükledik. Bunların yanı sıra ilgili sınav ve öğretmenin sınav cevaplarını yazdığı kâğıt da önceden sisteme yükleniyor. Yapay zekâ bu doğrultuda bir değerlendirme yapıyor.

ÖĞRETMENE YARDIMCI OLACAK
Okuldaki resmi sınavlarda yapay zekâ sistemi kullanılmıyor. Ancak öğrencilerin ders kitaplarındaki kendi çalışmalarında ya da okulda uygulanan ‘quiz’ gibi küçük sınavlarda bu sistemi öğretmene yardımcı olacak şekilde kullanmaya başladık. Çünkü Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin uygulanmaya başlanmasıyla beraber kitaplarda da çok fazla boşluk doldurma ya da yorum soruları yer almaya başladı. Öğrenciler ödevlerini yaparken bu sistemi rahatlıkla kullanabilir.”
‘DOKTOR YAZISI’NI BİLE OKUYABİLİYOR
Eren Taştaban (Yazılım Uzmanı): “Yapay zekânın halüsinasyon görmesi, yani doğru olmayan bilgileri kullanıcıya doğruymuş gibi sunması günümüzde oldukça tartışılan bir konu. Ancak tasarladığımız bu sistemde böyle bir durum söz konusu değil. Çünkü biz sisteme daha önceden hazırlanan soruları ve cevaplarını veriyoruz. Yapay zekâdan da bu kapsamda bir değerlendirme yapmasını istiyoruz. Şimdiye kadar yaptığımız tüm testlerde yüzde 100 doğruluk oranına ulaştık. Yapay zekâ sınav kâğıdını saniyeler içinde puanlayıp yorumlayabiliyor. Bu noktada sistemin kapasitesi de oldukça geniş. Örneğin Kabataş Erkek Lisesi’nde 800’den fazla öğrenci var, hepsi aynı anda sınav kâğıtlarını sisteme yüklese bile yine saniyeler içinde yanıtlarını görebilirler. Oysa bir öğretmenin 30 kişilik sınıfın sınav kâğıdını okuması saatlerini alabiliyor. Diğer yandan sistemde ‘doktor yazısı’ diye tabir edilen çok okunaksız bir el yazısını da test ettik. Sistem o yazıyı da okuyup değerlendirmeyi başardı.”

ÖĞRENCİLER: NOTU ÇOK KIT
Yapay zekânın yaptığı ölçme değerlendirme sınavına katılan Kabataş Erkek Lisesi 11’inci sınıf öğrencileri, yapay zekâyı takdir ediyor ancak notlarından pek memnun değil: “Doğrular için şu kadar, yanlışlar için şu kadar puan kırdım diyor. Ayrıca bazı soruların yanıtlarına da ‘doğru, kısmen doğru ya da tamamen yanlış’ gibi kriterler koydu. Kısmen doğru diye değerlendirdiği sorulara biraz daha fazla puan verebilirdi. Öğretmenlerimiz not konusunda çok daha iyi. Ama sınavda yanlış ya da eksik verdiğimiz yanıtların doğrularını bize anlatması hoşumuza gitti.”



