

AÜ Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Erdoğan, sevgi ve aşk kavramının psikolojik boyutuna dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Sevginin insan ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çeken Doç. Dr. Erdoğan, “Sevgi, insan için en güçlü bağlardan biridir. Stres hormonlarını azaltan ve bağışıklık sistemini güçlendiren bir duygudur. Derin bir aşk ve sevgi, ruh sağlığına en büyük katkıyı sağlayan unsurlardan biridir” ifadelerini kullandı.
'Aşk Çok Hızlı Tüketiliyor'
Dijitalleşen dünyada aşkların kısa sürmeye başladığını belirten Doç. Dr. Erdoğan, “Son zamanlarda sevgi ve aşk kavramlarında önemli değişiklikler yaşandı. Aşklar, sosyal medya videoları kadar kısa sürdüğü gözlemleniyor. Çok hızlı bir şekilde tüketiliyor. Aşk artık bir bağ olmaktan çıkıp, bir tüketim malzemesi haline geldi” dedi. Derin ilişkilerin azalmasının yalnızlığı artırdığını vurgulayan Doç. Dr. Erdoğan, “İnsanlar arasındaki bağların zayıflaması, yalnızlığı artırıyor ve bu yalnızlık depresyon gibi ruhsal hastalıkların yaygınlaşmasına neden oluyor” diye ekledi.
'Aşk, 14 Şubat'a Sığdırılamaz'
Sevginin sadece bir güne indirgenmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Erdoğan, 14 Şubat'ın sembolik bir anlam taşıdığını belirtti. “Günler önemli olabilir ama aşkı 14 Şubat'ta bir buket çiçeğe sığdırmak mümkün değildir. Önemli olan, iyi günde, kötü günde ve zor anlarda birlikte olmak ve derin bağlar yaratmaktır. Aşkı yalnızca bir güne sığdıramayız” şeklinde konuştu.

'Asıl Mesele, Derin İlişkiler Kurabilmek'
Sevgililer Günü'ne yalnız girmeyi toplumun olumsuz algılayabildiğini ifade eden Doç. Dr. Erdoğan, bunun bir eksiklik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Uzun vadeli derin bağların kurulmasının önemini vurgulayan Doç. Dr. Erdoğan, “Yalnız girmek, kutlamak ya da kutlamamak tamamen kişisel bir tercih. Asıl mesele, günlerden bağımsız olarak kalıcı ve derin ilişkiler kurmaktır” dedi.

'Dijital Aşklar Toplum İçin Tehlike'
Hızlı ve yüzeysel ilişkilerin toplumsal bağlara zarar verdiğini belirten Doç. Dr. Erdoğan, “Dijital aşklar dediğimiz bu hızlı tüketim ilişkileri, toplumun temel özellikleri olan sevgi, bağlılık ve aile kavramlarını zedeliyor. Bizi bir arada tutan en önemli bağlardan birisi sevgidir. Bu bağların zayıflaması, toplumsal açıdan risk teşkil ediyor” söyleminde bulundu.
Sevginin zamana yayılan ve derinliği olan bir bağ olduğunu belirten Erdoğan, “Derinliği olan bir aşk, ruh sağlığımız üzerinde koruyucu bir etkidir. Hızlı ve yüzeysel ilişkiler yerine kalıcı ve sağlam bağlar kurmak, bireysel ve toplumsal açıdan son derece önemlidir” diyerek sözlerini tamamladı.



