reklam
reklam
DOLAR43,7238% -0.02
EURO51,8945% 0.01
STERLIN59,4441% 0.02
FRANG56,8054% -0.01
ALTIN6.856,32% -0,03
BITCOIN67.675,92-1.775
reklam

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu Toplandı

Yayınlanma Tarihi : Google News
TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu Toplandı
reklam

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği ile İstanbul İnternet Kafeciler Esnaf Odası temsilcilerinin sunumlarıyla toplandı.

Komisyon, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında gerçekleştirildi.

Durgut, toplantının açılışında suça sürüklenme probleminin çok boyutlu ve çok aktörlü bir alan olduğunu ifade ederek, sivil toplum kuruluşlarının bu alandaki rollerinin erken uyarı mekanizmaları, saha temelli gözlem, aile destek çalışmaları ve sosyal uyum faaliyetleri açısından önemli olduğunu vurguladı.

İnternet kafelerin, suça sürüklenme olgusunu gözlemlemek için kritik bir alan sunduğunu belirten Durgut, komisyonun amacının suç oluşmadan önceki risk alanlarını tespit eden, önleyici ve koruyucu mekanizmaları güçlendiren bir çerçeve oluşturmak olduğunu söyledi. Kamu kurumlarının yanı sıra sivil toplum ve meslek örgütlerinin katkısı da büyük önem taşımaktadır.

Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ayla Kerimoğlu, düzenledikleri “Suça sürüklenen çocuklar fail mi, kurban mı?” konulu çalıştaya dikkat çekerek, çalıştayda suçun genelde bir çocuğun “beni görün, duyun” çığlığı olduğunu gözlemlediklerini, failin çoğu kez daha önce mağdur olan bir çocuk olduğunu belirtti.

Kerimoğlu, “Casper çetesi” ile ilgili basına yansıyan bir haberde çete mensubunun “Bana yolunu kaybetmiş çocuklar bulun.” ifadesine atıfta bulunarak, yolunu kaybetmiş çocukların hangi nedenlerle kaybettiklerinin araştırılmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Son istatistiklere göre yolunu kaybetmiş birçok çocuk olduğunu vurguladı.

Kerimoğlu, TÜİK'in 2024 yılı verilerine göre, çocukların yer aldığı 612 bin 651 olay tespit edildiğini, bunlardan 202 bin 785'inin fail çocuk, 279 bin 620'nin ise mağdur çocuk olduğuna dikkat çekti. Fail çocukların yüzde 86'sının erkek olduğunu ve en yoğun yaş grubunun 15-17 yaş aralığında olduğunu ifade etti. Erken müdahalenin 10-14 yaş arasında olduğu düşünüldüğünde, bu arzın kaçırıldığına da değindi.

Mağdur bir çocuğun sisteme fail olarak dönme riskinin yüksek olduğunu belirten Kerimoğlu, mevcut yetişkin ceza sisteminin oransal olarak cezaları azalttığında, çocuğa özel bir adalet sisteminin gerekli olduğunu öne sürdü. Çocuğun yüksek yararını merkeze alan, onarıcı tekniklerin bu bağlamda önemli olduğunu belirtti.

“Ceza Artışı, Suçu Önlemiyor”

Kerimoğlu, yoksulluk faktörünün suç oluşumundaki rolüne dikkat çekerek, çocukların ulaşamadığı lüks hayat tasavvurlarının ve ihtiyaçların, onları suç yönelimlerine itebileceğini söyledi. İnternetle ilgili önleyici tedbirlerin gerekliliğini vurguladı. Okula ara verilen her yılın suç riskini artırdığına dair bulgular olduğunu aktardı.

Türkiye'deki “suça sürüklenen çocuk” tanımının uluslararası standartlardaki “hukukla çatışma halinde olan çocuk” tanımıyla aynı anlama geldiğini ifade etti. Cezalandırıcı sistemden onarıcı bir adalet sistemine geçişin gerekliliğini vurguladı.

Diversiyon yönteminin çocuk adalet sisteminin merkezinde olması ve ilk kez suç işlemiş çocuklar için rehabilitasyonun önemi üzerinde durdu.

“Çocuk Adalet Sistemi Kurulmalı”

Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği Hukuk Komisyonu üyesi Refia Kaya, Kanada ve İspanya'daki uygulamalara dair bilgiler verdi. İspanya’daki sistemin çocukların psikososyal desteğini sağlamak için uzun dönemli ve koordine bir çalışma sunduğunu ifade etti.

Kaya, Türkiye'de çocuğun ceza sürecinin sona ermesinin ardından takibine yönelik bir sistem bulunmadığını belirtirken, “çocuk adalet sisteminin kurulması” gerektiğini dile getirdi.

İstanbul İnternet Kafeciler Esnaf Odası Başkanı İlhan Taşkıran, meslek grubunun gençlerle sürekli iletişim içinde olduğunu ve kullanıcı profilinin büyük bir kısmını çocukların oluşturduğunu belirtti. Internet kafelerde kimlik ve yaş kontrolü sağladıklarını, içerik filtreleme programları kullandıklarını söyledi.

Taşkıran, özellikle TikTok gibi platformların gençler üzerinde oluşturduğu riskli içeriklerin etkisine dikkat çekti ve gençlerin suç işlemeye doğuştan meyilli olmadığını vurgulayarak, yönsüzlük ve değersizlik duygusunun onları riskli davranışlara itebileceğini ifade etti.

Mafya dizilerinin gençlerin rol model algısını etkilediğini belirten Taşkıran, psikolojik eşiği düşüren bu tür içeriklerin önlenmesi gerektiğini kaydetti.

“Kanunla İhtilaflı Olan Çocuk Tanımı Daha Bilimsel ve Vicdani Geliyor”

Komisyon Başkanı Durgut, sunumların ardından, “suça sürüklenen çocuk” tanımının çocuğu suçtan arındırma amacı taşıdığını belirtti. Durgut, suça sürüklenen çocuk tanımının, suç sorumluluğunu yükleyemeyeceğini vurguladı ve kapsamlı tedbirlerin alınması gerektiğini dile getirdi.

Komisyon Başkanı, sunum yapanların ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Durgut, Ankara Keçiören'de bıçaklanarak öldürülen 22 yaşındaki Hakan Çakır'ın olayında, faillerinin suç geçmişinin bulunduğunu ve bu durumun rehabilitasyon süreciyle önlenebilir olduğunu ifade etti.

reklam

YORUM YAP