

Türkiye Futbol Federasyonu Fair Play ve Sosyal Sorumluluk Kurulu, Fair Play'in teşvik edilmesi, yaygınlaştırılması ve bu konudaki farkındalığın artırılması hedefiyle verdiği Fair Play ve Sosyal Sorumluluk Ödülleri'nin şubat ayı kazananlarını açıkladı. Kurul, başkanlığını Mehmet Nuri Yazıcı'nın üstlendiği; Prof. Dr. Sedefhan Oğuz, Av. Kürşat Ahmet Ünal, Bilgehan Okumuş, Adnan Cevher, Ömer Üründül, Av. Tarık Emre Ekşi, Prof. Dr. Burhanettin Hacıcaferoğlu ve Banu Yelkovan gibi isimlerden oluşuyor. Şubat ayı değerlendirmeleri sonunda 4 farklı ödülün sahibi belirlendi.
Sosyal Sorumluluk Ödülü'ne layık görülenler ise şunlardır:
Fenerbahçe Kulübü
TFF Fair Play ve Sosyal Sorumluluk Kurulu, “Geleceğe Umut” projesi kapsamında yapacağı transferlerde oyuncu maaşlarının yüzde 1'ini dezavantajlı çocukların eğitimine ayırma kararı alan Fenerbahçe Kulübü'nü ödüllendirmeye karar verdi. Bu yaklaşımıyla sporun yalnızca saha içi başarılarla değil, toplumsal sorumluluk bilinciyle birleştiğinde daha etkili bir alan olabileceğini göstermiştir.
Bursaspor Kulübü
Bursaspor Kulübü, TFF 2. Lig Kırmızı Grup 22. hafta öncesinde rakibi Adanaspor'un Bursa'daki konaklama sorununu çözerek, dostluğun rekabeti daha da güzelleştirdiğini kanıtlamıştır. Zor bir süreçten geçen rakip kulübe destek sunan Bursaspor yönetimi, Fair Play ruhunu en üst düzeyde temsil etmiştir.
Fatih Tekke (Trabzonspor Teknik Direktörü)
Galatasaray ile Trabzonspor arasında 5 Ocak Pazartesi günü oynanan Turkcell Süper Kupa Yarı Finali öncesinde, futbolun bir oyun olduğunu vurgulayan Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, sporun insanları bir araya getiren yönüne belirgin bir şekilde dikkat çekmiştir. Bu mesajıyla Fair Play ve sosyal farkındalık açısından örnek olmuştur.
Cengiz Yiğit (Polis Memuru)
Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü ile 12 Bingölspor arasında Malatya Stadyumu'nda oynanan TFF 3. Lig 18. hafta maçındaki polis memuru Cengiz Yiğit, soğuk havada ayakları üşüyen bir çocuğa kendi çorabını vererek toplumsal duyarlılığın en güzel örneklerinden birini sergilemiştir. Bu davranış, sporun sadece rekabetten değil, aynı zamanda merhamet ve vicdan duygusuyla da bütünleştiğini gözler önüne sermektedir.



