Hafızalardan silinmeyen Ahmet Minguzzi ve Hakan Çakır cinayetleri gibi akran zorbalığıyla filizlenen şiddet, yine sokaklarda can aldı. İstanbul'da yaşanan bıçaklı kavga, görmezden gelinen öfkenin nasıl ölümcül sonuçlara neden olabileceğini bir kez daha gösterdi. Bir anlık öfke, gencecik bir hayatı söndürürken, geride yıkılmış aileler ve cevapsız sorular bıraktı. İstanbul'un Güngören ilçesine bağlı Merter semtinde günlerden önce, yaşları 18'in altında olan iki grup arasında bir restoran içinde başlayan tartışma, çevredekilerin müdahalesiyle kısa süreliğine sona erdi. Ancak taraflar restorandan çıkınca tartışmalar yeniden alevlendi.

BIÇAKLI KAVGA
Sokakta devam eden sözlü tartışma, kısa sürede bıçaklı bir kavgaya dönüştü. Bu esnada, E.Ç. (15) isimli şüpheli, tartıştığı lise 3. sınıf öğrencisi Atlas Çağlayan'ı (17) bıçakladı. Talihsiz genç, hastaneye kaldırıldığında hayatını kaybetti. Tarafların birbirlerini tanımadıkları, kavgaya neden olan sebebin ise “yan baktın” tartışması olduğu belirlendi. Şüpheli E.Ç. ile kavgaya karıştığı düşünülen arkadaşları, olayda kullanılan bıçakla birlikte yakalanarak emniyete sevk edildi. Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri halen devam ediyor. Olayda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan, dün son yolculuğuna uğurlandı.

'YÜREĞİME ATEŞ DÜŞTÜ'
Oğlunu kaybetmenin derin acısını yaşayan anne Gülhan Çağlayan, “Benim ikiz, iki oğlum vardı, birisini benden kopardılar. Ciğerimin yarısını da aldılar. Oğlumu canice bıçaklayanlar tanıdık değil, farklı bir semtten gelmişler. Kafede arkadaşları ile tartışanlara oğlum sonradan dahil olmuş. Tartışma kafenin dışına taşmış. Atlas, 'Kardeşimin yanına gidiyorum' diyerek evimizin bir arka sokağındaki kafeye gitti. Daha sonra kardeşi aradı ve 'Atlas'ı öldürdüler' dedi. O an yüreğime bir ateş düştü” dedi.

'MİNGUZZİ'NİN ANNESİNİN ACISINI YAŞADIM'
Kadıköy bitpazarında benzer nedenlerle öldürülen Mattia Ahmet Minguzzi olayını hatırlatan Gülhan Çağlayan, konuşmakta güçlük çekerek, “Minguzzi olayına çok üzülmüştüm. Bir anne bu acıya nasıl dayanır derken, aynı acıyı ben de yaşadım. Bu tür olaylara mutlaka tedbir alınması gerekiyor. Biz annelerin yaşadığı acıları başka anneler de yaşamasın. İyi yetişmiş bir genç, üzerinde bıçak taşıyıp başka canlara kıymaz. Ben bu yaşı küçük canilerin müebbet cezası almasını istiyorum. Evlat acısı hiçbir şeyin yerini tutmaz. Çok yüksek cezalar almalarını bekliyorum” şeklinde ifadeler kullandı.
Hafızalardan silinmeyen Ahmet Minguzzi ve Hakan Çakır cinayetleri gibi akran zorbalığıyla filizlenen şiddet, yine sokaklarda can aldı. İstanbul'da yaşanan bıçaklı kavga, görmezden gelinen öfkenin nasıl ölümcül sonuçlara neden olabileceğini bir kez daha gösterdi. Bir anlık öfke, gencecik bir hayatı söndürürken, geride yıkılmış aileler ve cevapsız sorular bıraktı. İstanbul'un Güngören ilçesine bağlı Merter semtinde günlerden önce, […]






