

Gaziantep 9’uncu Aile Mahkemesi’nde görülen bir davada, davacı erkek, evlenmeden önce eşinin gizlice psikolojik tedavi gördüğünü ve ilaç kullandığını, bu gerçeği evlilik sonrası onun anormal davranışlarını fark etmesiyle öğrendiğini ifade ederek boşanma davası açtı. Tarafların fiilen yaklaşık 1.5 ay boyunca birlikte yaşadıkları ve daha sonra kadının babaevine döndüğü aktarıldı. Tanık ifadeleri de kadının evliliği süresince toplum içerisinde normal olmayan tavırlar sergilediğini ortaya koydu. Ayrıca, taraflar arasındaki mesajlaşmalarda kadının psikolojik durumu ve tedavi geçmişini eşine gizlediği açıkça ortaya kondu.
Yerel Mahkeme ve İstinaf Davayı Reddetti
Gaziantep 9’uncu Aile Mahkemesi, kadının evlilik öncesi psikolojik rahatsızlığının boşanma nedeni olamayacağı gerekçesiyle davayı reddetti. Kararın ardından yapılan istinaf başvurusu neticesinde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Hukuk Dairesi, evlilikten önceki gerekçelere dayanan boşanma taleplerinin geçerli olmayacağı sonucuna vardı ve yerel mahkeme kararını onayladı.
Güven Sarsıcı Davranış
Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi, bölge adliye mahkemesinin kararını temyiz eden tarafların dosyasını değerlendirerek, alt derece mahkemelerinin gerekçesini yetersiz bularak bir karar verdi. Yargıtay, kadının psikolojik tedavisini evlilik öncesi eşinden sakladığı gibi, evlilik süresince de gizlemeye devam etmesinin güven sarsıcı bir davranış olduğunu belirtti. Kadının bu tavrıyla evlilik birliğini sarsma konusunda tam kusurlu olduğuna kanaat getirerek, davacı erkeğin boşanma talebinin haklı olduğuna hükmetti. Bu doğrultuda, boşanma davasının reddi kararını bozdu ve dosyayı yeniden inceleme için Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderdi.



