

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptaliyle ilgili Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun önündeki duruşma salonundaki davayı takip ettikten sonra önemli açıklamalarda bulundu. Özel, “İçeride iki avukat var, İstanbul Üniversitesi’ni savunmaya gelmişler. Gerçekten de Ekrem Başkan’ı savundular. İstanbul Üniversitesi’ni savunma çabaları esnasında, 35 yıl önceki İstanbul Üniversitesi’nde hata bulmaya çalışarak, 19 yaşındaki masum Ekrem’e ‘Bu avukatlar haklı mı? Bu 18 yaşındaki çocuğa haksızlık mı yapılacak?’ dedirtiyor.” şeklinde konuştu.
YA TIP FAKÜLTESİ OLDUYSA
Özel, avukatların sadece işletme fakültesinde değil, başka fakültelerde de benzer durumların yaşandığını ifade etti. “Eğer tıp fakültesinde de bu durum gerçekleştiyse, 33 yıldır ameliyat yapan doktorlar ne olacak? Onların diplomalarını da mı iptal edeceksiniz? Onlara aldıkları apandisti geri iade mi edeceksiniz? Orada, masum ve çaresiz avukatlar İstanbul Üniversitesi’nin mevcut yönetimini korumaya çalışırken, önceki yönetime ağır eleştirilerde bulunuyor. Fatih Sultan Mehmet tarafından kurulan bir üniversiteye ve 1453 yılından beri var olan Türkiye’nin tek hukuk fakültesine bu şekilde saldırmak doğru değil.” dedi.
DEVLET EVRAK ÜRETİYOR
Özgür Özel, hakimlerin vicdanlarıyla en ahlaki kararı vereceklerini umut ettiğini belirterek, “Eğer bu doğruysa, o zaman 18 yıl önceki Ekrem’in Cumhurbaşkanlığına engel olmak amacıyla 35 yıllık diplomasını kimse iptal edemez, edemezler. Türkiye’de devleti kimse yok sayamaz. Türkiye Cumhuriyeti devleti, evrak üretmeye devam ediyor.” şeklinde konuştu.
YAŞAR NE YAŞAR NE YAŞAMAZ
Özel, yaşanan durumun Aziz Nesin’in “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” eserinden daha komik olmadığını ifade ederek, “Devlet, Yaşar’ı bir evrakında ölü olarak gösteriyor. Askere çağırırken, vergi almak kadar önemli konularda Yaşar’a ulaşıyor, ama işine bir şey olduğunda ‘Sen ölmüşsün’ diyor. Bu mu komik? 35 yıllık diploma davası mı komik? Aziz Nesin bununla ilgili bir şey yazmazdı.” dedi.
SALONDAKİ ARBEDE
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, duruşmanın küçük bir salonda yapılmasının yol açtığı arbede ile ilgili de konuştu. “Bu, Silivri kampüsünde görülen ilk idare davası. Bu yoğun ilginin olduğu bir duruşmayı en küçük salona koymak doğru değil. İçeri girmek neredeyse imkansız hale geldi. Sonrasında, barikatların ötesine kimseyi salmadılar. İçerideki arbedede bir kadının kaburgaları kırıldı. Doktor Ayşegül Hanım müdahale etti. Sedye beklemek 45 dakikadan fazla sürdü.” şeklinde sözlerine devam etti.
BEN ÖZÜR DİLİYORUM
O esnada bir milletvekilinin, genel başkan yardımcısının yaşanan duruma karşı tepkisini dile getirirken istemeden ağzından bir kelime çıktığını belirten Özgür Özel, “Kimse CHP’de jandarmaya hakaret etmez. Su sıkma eylemini eleştiren bir şey söylediğimde ağzımdan çıkan o kelime için özür diliyorum. Ancak, bu olayın soruşturulması gerekiyor. O emri veren ve bu kanunsuz emri uygulayanlar hakkında Jandarma Komutanlığı’nın gereğini yapması lazım.” dedi.



