reklam
reklam
DOLAR43,6401% 0.19
EURO51,4570% 0.04
STERLIN59,1533% -0.07
FRANG56,1142% 0.24
ALTIN6.638,61% -1,39
BITCOIN63.472,70-13.531
reklam

Özvar: Yabancı öğrencilerin Türkiye'ye katkısı yıllık 3,5 milyar dolar

Yayınlanma Tarihi : Google News
Özvar: Yabancı öğrencilerin Türkiye'ye katkısı yıllık 3,5 milyar dolar
reklam

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, CNN Türk'te Hakan Çelik’in konuğu oldu. Özvar'ın konuşmalarının öne çıkan noktaları şöyle:

Son 20 yılda, Türkiye'nin yüksek öğrenim sistemi önemli bir genişleme yaşadı. Ülkemizde 208 üniversitede 186 bin öğretim elemanı görev yapıyor.

Türkiye'nin yüksek öğrenim alanındaki gelişimi, kapasite açısından 20 yıla yayılmış olan iyileştirmeleriyle Çin ile karşılaştırılabilir durumda.

Toplamda, yüksek öğretim sistemimizde 6 milyon 182 bin 197 öğrenci bulunmakta. Örgün eğitimde 3 milyon 696 bin 554 öğrencimiz mevcut; bunun 2,5 milyonu lisans öğrencisi, 1 milyon 130 bin öğrenci ise ön lisans öğrencisidir.

Ayrıca, açık öğretim programında yaklaşık 2 milyon 785 bin öğrenci yer alıyor. Türkiye, OECD standartlarına uygun bir eğitim sunmaktadır.

Üniversitelerimizin uluslararası yeterlilikleri, Avrupa standartlarıyla uyumlu durumdadır. Türkiye’den alınan diplomalar, Avrupa ve dünyada geçerliliğe sahiptir.

Türkiye, uluslararası öğrenciler için cazibe merkezi haline geldi. Bugün itibarıyla 378 bin uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyoruz ve bu sayıyla Fransa’yı geçtik. Şu an dünyada 6. sıradayız.

Türk dünyası, İslam dünyası, Afrika, Avrupa, Japonya, Güney Amerika hatta Papua Yeni Gine gibi birçok yerden öğrenci kabul ediyoruz.

Lisans eğitiminde rekabetin çok yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye, makul eğitim ücretleriyle de uluslararası öğrencilerin dikkatini çekiyor. Ayrıca uluslararası öğrencilere kendi vatandaşlarıyla aynı haklarla yaklaşım sergiliyoruz.

Yabancı öğrencilerin Türkiye’ye yıllık katkıları ise 3,5 milyar dolar civarındadır.

Eskiden üniversitelerde eğitimi önceleyen gündem maddeleri bulunurken, günümüzde istihdam gibi konular da yüksek eğitim kurulu ile tartışılmaya başlandı.

Eğitim seviyesi arttıkça iş gücüne katılım oranı da yükseliş göstermektedir. Eğitim düzeyi arttıkça istihdam oranları da olumlu yönde etkilenmektedir. Düşük eğitim seviyesindeki grupların işsizlik oranları üniversite mezunlarına göre daha düşük olmasına rağmen, bu durum daha fazla istihdam edildikleri anlamına gelmiyor; çünkü düşük eğitimli grupların istihdam oranları düşüktür. Ancak eğitim seviyesinin artırılması, istihdamı artırıyor. Halkımız, çocuklarını üniversitede okutma arzusunu taşımaktadır.

Bilişim ve yapay zekanın yanı sıra tarım ve sağlık alanlarında dijital ve yeşil dönüşümle ilgili programlarımızı yeniliyoruz. Sağlık alanında tıbbi veri teknikerliği gibi yeni programlar açıldı. Tarımda da dijitalleşme ile ilgili çeşitli eğitimler mevcut. Bazı programlar ise tamamen kapatıldı; bunun en güncel örneği Adalet programıdır.

Yeni açılan programların doluluk oranı geçen yıl yüzde 99 seviyelerine ulaştı.

Özel sektör ve bakanlıklardan veri toplayarak, iletişim fakültesinin kontenjanını yüzde 20 oranında azalttık. Ayrıca hukuk fakültesindeki kontenjanı 16 binden 10 bine indirdik.

Devlet üniversitelerinde kontenjanları azaltmaya gittiğimiz bölümlerde, vakıf üniversitelerinde de benzer düzenlemeleri hayata geçireceğiz. Hukuk, iletişim, psikoloji, eğitim, diş hekimliği ve mimarlık gibi fakültelerde yeni düzenlemeler yapılması planlanıyor. Öğrencilerin iş bulma imkanı yüksek olan yeni bölümleri de eğitim sistemine ekleyeceğiz.

reklam

YORUM YAP