

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan Gönüllüler Koalisyonu Liderler Zirvesi'nde, Rusya ile Ukrayna arasındaki barış planı çerçevesinde gelinen son durum ele alınacak. Zirvede, ayrıca Ukrayna'da barışın tesisine yönelik yürütülen diplomatik çabalar ve Ukrayna'ya sağlanacak güvenlik garantilerinde Gönüllüler Koalisyonu'nun üstleneceği rol değerlendirilecek.
Diplomatik kaynaklara dayanan bilgilere göre, Bakan Fidan, Paris'teki zirvede Türkiye'nin Rusya-Ukrayna savaşının barışçıl ve diplomatik çözümlerle sona ermesi gerektiğini bir kez daha vurgulayacak. Fidan'ın, Türkiye'nin şimdiye dek taraflar arasında üç tur müzakereye ev sahipliği yaptığını, bu süreçte esir takası ve insani konularda somut sonuçların alındığını hatırlatması bekleniyor. Ayrıca, Bakan Fidan'ın Türkiye'nin taraflar arasında doğrudan görüşmelere yeniden ev sahipliği yapma hazır olduğu mesajını vereceği ve Karadeniz'in güvenliği ile istikrarının Türkiye'nin stratejik öncelikleri arasında yer aldığını özellikle ifade edeceği belirtiliyor.
Suriye ve İsrail Yeniden Masada
Bugün Paris'te, İsrailli ve Suriyeli üst düzey yetkililerin de bir araya gelmesi planlanıyor. Daha önce dört kez bir araya gelen iki ülkenin heyetleri, son toplantının üzerinden iki ay geçtikten sonra beşinci buluşmalarını gerçekleştirmiş olacak. Geçtiğimiz hafta yapılan Trump-Netanyahu görüşmesinin ardından düzenlenecek bu toplantının önemi vurgulanıyor. Toplantıya, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack ile Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani'nin de katılması bekleniyor. İki ülke arasında olası bir güvenlik anlaşmasının görüşülmesi beklenirken, Şam ve Tel Aviv arasındaki 1974 tarihli Kuvvetler Ayrılığı Anlaşması çerçevesinde yeni bir güvenlik düzenlemesinin ele alınabileceği değerlendiriliyor.
SDG Detayı
Suriye ve İsrail arasında ABD'nin baskısıyla sağlanacak bir güvenlik anlaşması durumunda, SDG'nin Suriye'de yalnız kalacağı yorumları yapılıyor. Bu durumda, SDG'nin Şam'la entegrasyondan başka bir seçeneği kalmayabileceğine dikkat çekiliyor. ABD'nin sürecin hızlanması için taraflara baskı yaptığı ifade ediliyor.



