reklam
reklam
DOLAR43,6225% 0.07
EURO51,9782% 0
STERLIN59,6864% -0.1
FRANG56,8816% -0.01
ALTIN7.060,18% -0,82
BITCOIN68.948,50-2.22
reklam

ABD-İran Savaşı Felaket Olur

Yayınlanma Tarihi : Google News
ABD-İran Savaşı Felaket Olur
reklam

DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, CNN Türk’teki Tarafsız Bölge programında Ahmet Hakan’ın sorularını yanıtladı:

“Bölgede bir savaş çıkması durumunda bu durumu kaldıramayacak bir yapıya sahibiz. Dolayısıyla olası bir çatışmayı önlemek için tüm imkanları seferber etmemiz gerektiği düşünüyoruz. İki gün önce Amerikalılar Umman’da bir araya geldi ve dolaylı görüşmeler gerçekleştirdiler. Abbas Arakçi (İran Dışişleri Bakanı) müzakereler hakkında bize bilgi verdi. Her iki tarafla temas halindeyiz ve bu konuda hızlı sonuç almamız zor görünüyor. Ancak tarafların olumlu bir atmosfer yaratması bizim için önemli. Şu an için ani bir savaş tehdidi olmadığı görülüyor. Kapılar aralandı ve taraflar süreci ilerletmek adına çaba gösteriyorlar.

İlk olarak nükleer dosyaya odaklanmamız gerekiyor. İran’a dört maddeyi aynı anda gündeme getirmenin mantıklı bir çözüm olmayacağını düşünüyoruz. Nükleer mesele, hem küresel sistemin hem de ABD’nin gündeminde en kritik konulardan biridir.

Görüşmeler Neden Umman’da?

Umman, daha önce belirlenen bir görüşme noktasıydı. Ancak yaşanan 12 günlük çatışma sürecinde bu süreç kesintiye uğradı. Taraflar, önceden alınan bu karar üzerinden ilerlemek istediler. Bizim önerimiz, Amerikalılarla doğrudan yüz yüze görüşmeler yapmak yönündeydi.

Hava Saldırısı ile Rejim Yıkılmaz

İran’a yönelik büyük bir saldırı olması durumunda, bölgedeki ülkeler için de tehditler oluşturabilir. ABD üslerinin saldırıya uğraması, bölgesel savaşı daha da tırmandırabilir. Bu durum, ciddi sorunları da beraberinde getirir. Biz de bu sürecin nereye gideceğini bilemeyiz. Her savaş, bölgede büyük dram ve istikrarsızlık yaratıyor. (Hava saldırısıyla İran’daki rejim değişir mi?) Hayır, değişmez. Hava saldırıları ya da başka bir yöntemle İran’daki rejimin değişeceğini düşünmek boş bir hayal.

Sorun Rejim Değil, Politikaları

Burada dikkate alınması gereken önemli bir nokta var: Sorunu doğrudan İran’ın rejimi olarak tanımlamak doğru olmayabilir. Problemin kaynağı rejim değil, rejimin aldığı kararlar ve uyguladığı politikalar. Bunun rejimden ne kadar ayrılabileceği ise ayrı bir tartışma konusu.”

Suriye’de Mesafe Kat Edildi

“(Suriye’deki gelişmeler) Bir mesafe katedildi. Suriye’nin birliği ve bütünlüğü açısından, sürecin kan dökülmeden ve diyalog yoluyla gerçekleşmesi önemlidir. Ancak hâlâ alınması gereken mesafe var. YPG’nin işgal ettiği topraklardan çekilmesi ve Kürt nüfus açısından, önceki haritaya göre daha iyi bir noktadayız. Ulaşılan mutabakat gereği tamamlanması gereken konular mevcut. Her iki taraf arasında belirli bir güvensizlik olduğu gözlemleniyor. Ancak adımlar atıldıkça güvenin artacağını umuyoruz. YPG’nin de tarihi bir dönüşüm yaşaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda tartışmalar devam ediyor.

Türkiye Maliki’ye İtiraz Ediyor mu?

Irak’ta seçimle işbaşına gelen bir hükümeti ya da başbakanı tercih etmeme gibi bir durumumuz yok. Kim gelirse gelsin orada çalışırız. (Peki, Maliki’ye neden tepki gösteriliyor?) Geçmişte Maliki’nin uzun bir dönem Başbakanlık yaptığını biliyorsunuz. O dönemde yaşanan sorunlar var. Bu sebepten insanlar, ‘Bu sorunların etkilerini yeni atlattık’ diyor. (Trump, tehditkâr bir üslupla ‘Maliki başbakan olmasın’ dedi. Bunun Irak’ta etkisi olur mu?) Ben bunun Irak’ta ciddi şekilde dikkate alınacağını düşünüyorum. (Irak’taki PKK varlığı) Buralarda yakın zamanda bazı değişikliklerin olabileceğini öngörüyorum.

Trump ile Arasında Karşılıklı Saygı Var

“(Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’ın ilişkisi) Trump ile Cumhurbaşkanımız arasında karşılıklı bir saygı var. Trump, iş insanı olarak verdiği mücadeleler sonrası siyaset sahnesine girdi. Kendi analizime göre, Trump, başarı sağlamış insanların güçlü olduğunu düşündüğü bir duruş sergiliyor.

(Sanki Erdoğan, Trump sayesinde ayakta duruyormuş gibi bir algı var. Buna ne dersiniz?) Bu durumu endişeyle karşılıyorum. Muhalefet, bir ülkenin yedek kulübesidir; bazıları giderse bu takım gelip yönetecektir. Trump nerede bizimle? Suriye’deki gelişmeler, Gazze’deki ateşkes, Ukrayna’daki duruş ve Türkiye’nin Trump’ın politikaları ile uyumlu olması gibi stratejik konular her iki tarafı da ilgilendirmektedir. Bu kötü bir algı. ‘Ben muhalefetteyim, iktidardaki kişinin başarısız olmasını istemek zorundayım’ düşüncesi burada bir soruna işaret ediyor.”

Nükleer Adaletsizlik Var

– “Uluslararası toplumun nükleer silahlarla ilgili önemli bir adım atması gerekiyor. Çifte standart uygulanıyor. Nükleer anlamda bir adaletsizlik söz konusu. Trump’tan sonra gündeme gelen Amerikan güvenlik doktrini ve Amerika’nın geleneksel müttefiklerine sağladığı koruma çerçevesinin kalkma ihtimali, bazı ülkelerin hızla nükleerleşmesi yönünde endişeleri artırdı. İleride daha fazla ülkenin nükleer silah edinme çabasına girebileceğine dair senaryolar mevcut. Bu durum İran ya da Ortadoğu’dan değil, Asya Pasifik ve Avrupa’dan kaynaklanacak. (İran’ın) Hayır, atom bombası yapmıyorlar.

Drastik Değişim İstemiyoruz

(İran’ın nükleer silah elde etmesi Türkiye açısından tehdit mi?) Bölgede dengeyi değiştirecek büyük değişikliklerden kaçınmak istiyoruz. Mevcut bir güç dengesi var. Bunun bozulması, bölgedeki işbirliği ruhunu ciddi şekilde zedeler. Farklı yorumlarla, sorunları olan İran’la diğer ülkeleri nükleer silah sahibi olma çabasına itme riski doğar. Bu durum karşısında biz de istemeden bu yarışı sürdürmek zorunda kalabiliriz. Bu bölge için faydalı olmayacaktır.

(Türkiye’nin nükleer silah sahibi olması gerekir mi?) Bunlar stratejik açıdan yüksek öneme sahip konulardır. Büyük resmi de göz önünde bulundurarak düşünülmelidir.”

AB ile Önceliğimiz Vize ve Gümrük Birliği

– “AB-Türkiye ilişkileri kötüye gitmiyor. En azından daha iyi bir yola girmeye çalışıyoruz. Öncelikli olarak Gümrük Birliği ve vize serbestisi gibi konuların ilerletilmesi önemli. Avrupa Birliği ile 230 milyar dolara yakın bir ticaretimiz var. Bu çok dengeli bir ticarettir. Sağlıklı bir güncelleme (Gümrük Birliği Anlaşması) olursa, bu miktar iki katına çıkabilir. Bu, hem Avrupa’nın hem de Türkiye’nin lehine olacaktır. Özellikle pazar daralmasının yaşandığı bir ortamda iki taraf için de faydalı olacaktır. Şu anda Avrupa Birliği’ndeki çoğunluk bunun yapılmasından yana; ancak bu, oybirliği ile alınan bir karar. Öncelikle Güney Kıbrıs Rum Kesimi gibi bazı ülkeler buna karşı çıkıyor ve engel çıkartıyorlar. Bunun aşılması adına ne tür yollar bulacaklarını göreceğiz.”

reklam

YORUM YAP