

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Ataşehir Belediyesi'nde ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında; düzenlenen operasyonda aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in de bulunduğu 20 şüpheli gözaltına alındı. Adıgüzel'in emniyetteki ifadesi ortaya çıktı.
'BU PROJEYE AİT BİR KISIM RUHSATLAR BİZ GÖREVE GELMEDEN ÖNCE VERİLMİŞTİR'
Soruşturma kapsamında T.E. isimli tanığın ifadesinde Ataşehir'deki bir hastane inşaatı için imar artışı ve iskan sürecinde rüşvet alındığı iddiası kendisine sorulan Onursal Adıgüzel, “Benden önceki dönemde yapımına başlanan bir projedir. Ben Ataşehir Belediyesi'ndeki hiçbir proje ile özel olarak ilgilenmem. Arkadaşlarım bana sorduğunda ya da projelerle ilgili soru geldiğinde hukuka uygun ve kamu menfaatini kendilerini ve bizleri koruyacak şekilde karar vermelerini isterim. Bunun dışında hiçbir telkinim olmaz. Almış olduğum görevler ve devlet tecrübesi her işin hukukuna uygun olarak düzenlenmesi yönündedir. Bu inşaat ile ilgili de 2 Bloktan oluştuğu için Hastanenin açılması ile ilgili bir iskan talebinin Belediyeye geldiğini duydum. Sadece bu proje için değil diğer tüm projeler için şartları sağlayıp, projeye uymaları halinde arkadaşlarımdan yardımcı olmalarını isterim. Bu projeye ait yatırılan iskan harçlarının miktarı ile ilgili bilgim yoktur. Ayrıca hangi firma tarafından, hangi tarihte yapıldığını bilmem. İmar, iskan, yapı tadil vs. ruhsat alım işlemleri teknik bilgiler olduğu için ilgili birimler tarafından incelemeleri yapılır. Ben sadece hukuka uyun olmasını isterim. Belirttiğim üzere bu projeye ait bir kısım ruhsatlar biz göreve gelmeden önce verilmiştir. Bu proje ilgili Belediye Başkanının herhangi bir rolü yoktur. İnşaat yapmak isteyen firma veya mimarlar sırayla Teknik Müdürlüklere giderler. Her projenin kendi içinde konusu başka olduğu için tam olarak sıralamanın nasıl olduğunu açıklamam mümkün değildir. Bu teknik birimler İmar, Fen İşleri, Planlama, Yapı Kontrol, Kentsel Dönüşüm, Emlak İstimlak gibi birimlerdir. Tekrar altını çizmek gerekirse bu proje, benim başkanlığımdan önce ruhsatlandırılmıştır. Bu projeyle olarak yine belediyenin ilgili teknik birimleri ilgilenmiştir ancak başkan olarak benim herhangi bir dahlim yoktur” dedi.

'RÜŞVET ALAN BİR ÇALIŞMA ARKADAŞIMIN BENİM YANIMDA YERİ OLAMAZ'
Adıgüzel ifadesinde, “Şahsın yukarıdaki beyanları tamamen asılsızdır. Şahsıma ve çalışma arkadaşlarıma yöneltilen iftiraları kurgudan ibarettir. Benim çalışma biçimimi bütün arkadaşlarım bilir. Her çalışma arkadaşıma kendi görev alanı dahilinde sorumluluklar veririm. Bu arkadaşlar sorumluluklarını yerine getirip getirmediğini takip ederim. Herhangi bir rüşvet pazarlığı söz konusu değildir. Bunların tamamı iftiradır. Ne ben ne de çalışma arkadaşlarım herhangi bir rüşvet alışverişinin içinde bulunmamıştır. Böyle bir şey söz konusu da değildir. Tamamı iftiradan ibarettir. Kimseden rüşvet alınmamıştır. Şeffaf ve kamucu belediyeciliğe inanıyorum. Rüşvet alan bir çalışma arkadaşımın benim yanımda yeri olamaz” dedi.

'BİR FOTOĞRAF GÖNDERİLEREK SAHTE BİR İSKAN HARCINDAN BAHSEDİLMEKTEYDİ'
Kendisine sorulan 'Sahte Harç' iddiasını ifadesinde cevaplayan Adıgüzel, “Bana okumuş olduğunuz kayıtları anladım. Bana 9 Nisan olarak hatırladığım tarihte akşam saatlerinde telefonumda kayıtlı olmayan bir numaradan mesaj geldi. Bir fotoğraf gönderilerek sahte bir iskan harcından bahsedilmekteydi. Ben dönüş yapmadım. Bu durumu başkan yardımcım Birkan Birol'a sordum. O da taslak bir çalışma olarak verilmiş olabileceğini, resmi harç için böyle bir çıktının olamayacağını söyledi. Kendisi de bu duruma anlam veremedi. Belgenin kim tarafından düzenlendiği hakkında benim bir bilgim olmadı. Belgenin araştırılması talimatını verdim ancak bana belge ile ilgili bir sorun olmadığı yönünde dönüş yapıldı” dedi.

'DAYISININ YERİNE BENİM GELMEMDEN DOYALI BANA HUSUMET GÜDÜYOR OLABİLİR'
Özkan K.'nin yapılan inşaatlardaki usulsüzlüklere ilişkin iddialarını ifadesinde cevaplayan Adıgüzel, “Özkan K., benden önceki Belediye Başkanı olan Battal İlgezdi'nin yeğenidir. Ataşehir'de bir inşaat yaptığını şimdi öğrendim. Dayısının yerine benim gelmemden dolayı bana husumet güdüyor olabilir. Kendisinden kesinlikle bir talebim olmamıştır. Ben, görevli arkadaşlarıma vatandaşların mevzuata uygun ruhsatlarının en hızlı şekilde verilmesi talimatından başka bir talimat vermem. Belediye tarafından bu şahıslardan konteynır talebi olduğuna dair bilgim yoktur” dedi.
'GERÇEK OLMAYAN İDDİALARLA GECENİN BİR VAKTİ GÖZALTINA ALINDIM'
Onursal Adıgüzel ifadesinde, “Uzun zamandır siyasetin içindeyim. Aktif siyaset yapmaktayım. Mal beyanım açıktır. Usulsüz olarak elde ettiğim herhangi bir kazanç veya mal varlığı yoktur. Bu zamana kadar kimseden herhangi bir maddi veya manevi bir menfaat talebim olmamıştır, olamaz da. 3. kişilerin ortaya attığı, gerçek olmayan iddialarla gecenin bir vakti gözaltına alındım. Bu süreci bütün olarak değerlendirdiğimde kişilerin ticari ve siyasi hırslarının hedefi oldum. Gece gündüz Ataşehir halkına daha iyi hizmet etmek için mücadele ettim. Gözaltı işlemine maruz kalmıştım Cumartesi günü Ataşehir'in en büyük kütüphanesini açacaktım. Yine Ataşehir halkı için 22 Nisan'da dev bir spor ve sosyal tesis açılışı yapacaktım. Burada cezalandırılan sadece ben değilim. Aynı zamanda Ataşehir halkıdır. Üzerime atılan iftira ve suçlamaların tamamını reddediyorum. Herhangi bir suç işlemedim, bu yönde bir eylemde bulunmadım” dedi.
H.Ö.'NÜN ETKİN PİŞMANLIK KAPSAMINDAKİ İFADESİ
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, başkan yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personelinin ihale, imar ve iskan işlemlerinde rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine “rüşvet”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarından başlatılan soruşturma sürüyor.
Soruşturmada gözaltına alınan iş kadını H.Ö, etkin pişmanlık hükümleri kapsamından verdiği ifadesinde, Yenisahra Mahallesi D100 Karayolu yan yolunda 2021 yılında A ve B Blok olarak başlattığı inşaatın yapımında kendisinden rüşvet alındığını iddia etti.
H.Ö, “Bu inşaatı yaparken belediyeye bu işlerle ilgilenen iyi bir mimar olup olmadığını sordum. Onlar da bana E.Ç. isminde bir mimarın işinde iyi olduğunu, bu işi yapabileceğini söyleyince, E.Ç. ile projenin müellifliği konusunda anlaştık. 2024 yılına kadar inşaat belirli bir seviyeye geldi. 2024 yılında yapı tadilat ruhsatı almamız gerekti, süreç böyle başladı. E.Ç. yapı tadilat ruhsatı için Belediye Başkanının talebi olduğunu, 2 milyon dolar paranın istendiğini söyledi. Ben de kendisine, metrekare fazlamın olmadığını, 130 bin metrekare inşaat yaptığımızı, hatta 600 metrekare eksik yaptığımızı, bu parayı ne için vereceğimi sordum. Kendisi de bana, 'bu parayı vermezsek, bize tadilat ruhsatını vermezler, vaktin varsa bekle, 2 senede tadilat ruhsatını alamazsın' dedi. Ben yaklaşık 6 ay direndim ama gerçekten E.Ç'nin dediği gibi, süreç uzayınca mecburen E.Ç'nin istediği rakamları vermek zorunda kaldım.” dedi.
Şüpheli H.Ö. söz konusu inşaata başlamadan önce Ataşehir Belediyesine gönlünden koparak proje yapmak istediğini ve bu konuda belediye yetkilileriyle görüştüğünü, kendisinden Yenisahra Futbol Stadı ve Kurbağalı Dere Yaşam Vadisi'nin 2. Etabını üstlenmesini istediklerini söyledi.
Bu yatırımları gönülden yaptığını ifade eden H.Ö, “Benden bu yaptıklarımdan dolayı bir şey istenmesini engellerim zannediyordum fakat süreç böyle gelişmedi. Hatta E.Ç. 'Bana o yaptıklarının hiçbir manası yok, para vermediğimiz durumda buradan istediğimizi alamayız.' dedi. E.Ç. benimle çalışmaya başladığında ekonomik durumu iyi değildi. 2024 yılındaki belediye seçiminden sonra E.Ç. mimarlıktan daha çok belediye ile müteahhitler arasında rüşvet konusunda aracılık yapan kişiliğe büründü. Burada da ciddi ekonomik gelir elde etti.” diye konuştu.
E.Ç'nin Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ve Birkan Birol Yıldız ile arasının çok iyi olduğunu ve bu kişiler adına hareket ettiğini öne süren H.Ö, Adıgüzel ile seçim sonrası yaptığı stat açılışında tanıştığını kaydetti.
Şüpheli H.Ö. yapı tadilat ruhsatları ve B Blok ve A Blok'un iskanları için E.Ç'ye parça parça olmak üzere yaklaşık 4 milyon 500 bin dolara yakın bir para verdiğini iddia etti.
– “Paraları hep dolar, avro veya pound olarak istiyorlardı”
Bu paraların muhasebecisi ile kardeşi tarafından E.Ç'nin adamı F.V'ye teslim edildiğini ileri süren H.Ö, “Bizim ofisimiz ile E.Ç'nin ofisi aynı binadadır. Yaklaşık 1 sene önce bizim ofisimizle aynı binada ofis tuttu. Bundan önceki ofisi B… isimli inşaatın oradaydı. Paraların bir kısmı oradaki ofiste, bir kısmı yeni ofiste, bir kısmı da bizim ofiste elden teslim edildi. Paraları hep dolar, avro veya pound olarak istiyorlardı. Ben E.Ç'ye, Belediye Başkanı Onursal'a ve Birkan Birol'a vermesi için vermiş olduğum paraların listesini tuttum. Bunu zaten emniyet birimleriyle paylaştım. E.Ç. teslim ettiğimiz paraları aynı gün Birkan'a teslim ettiklerini söylüyordu. Hatta E.Ç'nin adamı F.V. yine vermiş olduğumuz paranın bir tanesini 1 gün sonra Birkan'ın evinde akşam saatlerinde teslim ettiğini, bundan dolayı Birkan'ın kızdığını, parayı niye geç getirdiklerini söylediğini bana söylemişti.” diye konuştu.
Şüpheli H.Ö, tadilat ruhsatı ve iskan için verdiğini iddia ettiği paraların listesini ise şöyle sıraladı:
“08.11.2024'de tadilat ruhsatı için 375.000 dolar, 29.11.2024'de tadilat ruhsatı için 32.160 dolar, 03.12.2024'de tadilat ruhsatı için 662.038 dolar, 05.12.202'de tadilat ruhsatı için 362.000 dolar, 16.12.2024'de tadilat ruhsatı için 150.000 pound, 16.12.2024'de tadilat ruhsatı için 180.000 avro, 16.12.2024'de tadilat ruhsatı için 460.000 Dolar, 24.12.2024'de tadilat ruhsatı için 220.000 dolar, 24.02.2025'te A Blok iskanı için 500.000 dolar, 26.04.2025'te A Blok iskanı için 125.000 dolar, 04.06.2025'te A Blok iskanı için 30.000 dolar, 25.06.2025'te A Blok iskanı için 24.993 ve 25.000 dolar, 27.06.2025'te A Blok iskanı için 10.000 dolar, 09.08.2025'te A Blok iskanı için 100.000 dolar, 13.11.2025'te B Blok iskanı için 250.000 dolar, 05.12.2025'te B Blok iskanı için 500.000 dolar, 08.01.2026'da ise B Blok iskanı için 250.000 dolar olmak üzere 3.926.191 dolar, 180.000 avro ve 150.000 pound.”
– “Belediyenin borçlarını ben ödedim”
Yapı tadilat ruhsatlarının 6 ay boyunca çıkmadığını söyleyen H.Ö, “E.Ç'nin dediklerini karşılamazsak bunların olmayacağını anladık. E.Ç'nin istediği miktarları E.Ç'ye veriyordum. E.Ç. de Birkan ve Onursal'a bu parayı götürdüğünü söylüyordu. Ben diğer müteahhitler gibi değilim. Belediyeye gider, kendi işimi kendim takip ederim. Belediyeye çok sık gidiyordum. Hatta Birkan benimle 'Abla sen büyük müteahhit olamamışsın, iş takipçisi gibi her gün belediyeye geliyorsun' diye dalga geçiyordu. Beni belediyeden uzak tutmak istiyorlardı. Ben de ısrarlı bir şekilde işimin çözülmesi için belediyeye gidiyordum.” şeklinde konuştu.
Şüpheli H.Ö. ifadesine şöyle devam etti:
“Yapı tadilat ruhsatları alındıktan sonra hastanenin bulunduğu bloğun iskan süreci başladı. Ataşehir Belediyesi her 2 blok için toplamda bana 265 milyon TL harç çıkarttı. Bu harcı fazla çıkarttıklarını düşünüyordum. Bunu da hesapladım. Gerçekten harcı fazla çıkarttıklarını gördüm ama meclis kararı alarak bunu yasallaştırdıklarını söylediler. Yapı tadilat ruhsatlarında da benden 70 milyon liraya yakın fazla harç almışlar, bunu da tespit ettim. Bununla ilgili belediyeye geçen hafta dilekçe verdim, belediyeden sorulabilir. Hatta bununla ilgili başvuruyu yaptıktan sonra E.Ç. bana, 'Sen herhalde iskanı istemiyorsun, niye böyle bir başvuru yaptın?' diye hesap sordu. Ben kendilerine istedikleri rüşveti verdiğim için paramın kalmadığını, iskan harcımı yatıramayacağımı, istedikleri rüşveti çek ile ödemek istediğimi, yoksa resmi harcı ödeyemeyeceğimi söyleyince kendi istedikleri rüşvet miktarını vermemi, çek olarak alamayacaklarını, harcın bir kısmını yatırmamı, geri kalan kısmını da belediyenin borçlu olduğu firmalara çek vermem karşılığında yatırmış sayacaklarını söylediler. Bunun üzerine emniyet birimlerine de bildirmiş olduğum çekleri ve protokolleri yaptık. Belediyenin borçlarını ben ödedim. Bunun karşılığında benim harcımdan bunu mahsup ettiler. Süreç beni oldukça yordu. A bloğun iskan sürecinden önce istenilen tüm rüşvet paralarını vermeme rağmen iskanda problem çıkıyordu.”
– Belediye Başkanı Adıgüzel hakkındaki iddiaları
Belediye Başkanı Adıgüzel'e, “İstediğiniz bütün paraları verdim, iskanımı vermiyorsunuz.” dediğini aktaran H.Ö, “Kendisi bana kamulaştırma ile alakalı problem olduğunu, kamulaştırma parasını harcadıklarını, kamulaştırma parasının harcanmamış olması durumunda gözümün yaşına bakmayacağını söyledi. Hatta bana 'burada iskanı verirsek kamu zararı doğar' dedi. Ben de 'Ben Devlet Kurumu değilim, benden ne talep ediliyorsa yaptım. Kamulaştırma için istenilen teminatı da yatırdım. Kamulaştırmayı yapsaydınız, beni ilgilendiren bir konu yok' dedim. O da bana 'Sen müteahhitsin, belediyelerle sürekli iş yapıyorsun, seni ilgilendiriyor, bu iş çözülmezse başka yerlerde nasıl çalışacaksın' diye tehditvari konuştu.” ifadelerini kullandı.
H.Ö, “Bu projeye başlarken emsal transferi için belediye bizden kamulaştırma yapacağı parsel için Emlak İstimlak Müdürlüğünden yazı yazarak teminat istedi. Emsal transferi için parsel bulunması gerekiyordu, Emlak İstimlak Müdürlüğü İBB'ye ait hangi parsellerin kamulaştırılacağını ve fiyatının ne olacağına dair yazıyı bize yazdı. Bizde bu yazı gereğince istenilen rakamı yatırdık. Onursal Adıgüzel belediye başkanı seçildikten sonra bizim yatırmış olduğumuz bu kamulaştırma bedelini harcamış, halbuki biz bu parayı yatırırken kamulaştırma bedeli olarak yatırdık ve kamulaştırma hesabına yatırdık. Bu parayı nasıl harcadılar bilmiyorum.” dedi.
Belediye başkanı ve yöneticileri ile aralarında devam eden gerginlikleri anlatan H.Ö, “İttir kaktır bir şekilde A Bloğun iskanını aldım. A Bloğun iskanını almadan 1 gün önce veya aynı gün Yapı Kontrol Müdürü A. hanım bana başkanlığın bir talebi olduğunu söyledi ve bir not kağıdı verdi. Not kağıdında telefon ve ipad alımı isteniyordu. Ben de bu telefon ve ipadleri alarak A. hanıma teslim ettim. Buna ilişkin faturaları emniyette sunmuştuk. A Bloğun iskan süreci öncesinde, tam tarihini hatırlamamakla birlikte, ramazan ayı da olabilir, E.Ç'nin çalışanı Y. ofise gelerek belediyenin hediye kart ve hediye Boyner kartı istediğini söyledi. Bu kartlardan 150 adet A-101 kartını 150 bin TL karşılığında aldık. Yaklaşık 150-200 adet Boyner kartını ise 629 bin 375 TL karşılığında aldık.” diye konuştu.
E.Ç'nin B bloğun iskan sürecinde de Onursal Adıgüzel'in para istediğini belirterek, kendisinden para talep etmeye devam ettiğini öne süren H.Ö. 3 parça halinde 1 milyon dolar verdiğini, bir de kamulaştırma yapmamalarından kaynaklı kendisine ekstra ödeme çıkartıldığını iddia etti.
– “Bir de kamulaştırma yapmamalarından kaynaklı olarak ekstra ödeme çıkarttılar”
H.Ö, “Benden aldıkları para yetmiyormuş gibi bir de kamulaştırma yapmamalarından kaynaklı olarak ekstra ödeme çıkarttılar. Bunun hikayesini de anlatmak isterim. Benim 2024 yılında ödemiş olduğum teminatı harcadıkları için tekrardan meclis kararı aldılar. Meclis kararında ekspertiz yapılması ve buranın güncel değerinin tespit edilmesi, bunun üzerinden kamulaştırma yapılması ve benimde zamanında ödediğim paranın güncel değerinin hesaplanarak çıkan farka göre ödeme yapılması konusunda karar alındı. Hesaplamayı yaptılar. Ben 90 milyon TL alacaklı çıktım. Bunun üzerine bu meclis kararını uygulamaktan vazgeçtiler.” iddiasında bulundu.
Belediye Başkan Yardımcısı Oğuz Kaya'nın kendisini çağırdığını anlatan H.Ö, “Ben alacaklıyken, beni borçlu çıkarttılar. 126 milyon TL daha ödeme yapmam gerektiğini Oğuz söyledi. Ben de Oğuz'a bu parayı ödeyemeyeceğimi, toplamda harçlar ve istenilen rüşvetler dahil 10 milyon dolar para verdiğimi, belediyede kimsenin suratıma bakmadığını, bunun hesabını herkesin vereceğini, kuruş daha vermeyeceğimi bağırarak söyledim.” ifadelerini kullandı.
Bu olayların ardından şikayetçi olmaya karar verdiğini belirten H.Ö, “Son bir deneme için ve kendimi garantiye almak amacıyla E.Ç'yi yanıma çağırdım, bu işlerden çok yorulduğumu, harçlarım, SGK yazımı yazmaları halinde istedikleri parayı vereceğimi söyledim. O da bana 'Abla bunları sağlarız ama aynı gün parayı verebilir misin, dolar değil avro olarak' diye ısrar ediyordu. Ben de kendisine istedikleri 3 milyon 500 bin avro parayı vereceğimi söyledim. Bunun üzerine SGK yazısı yazıldı. Ben harçları ödeyeceğimize seviniyordum fakat tahakkuk fişlerini kontrol ettiğimizde sistemde böyle bir tahakkuk fişi ve harcın olmadığını gördük. Bize sahte tahakkuk fişi düzenleyip verdiklerini anladık. Hatta bir tanesinde Ö.A. adına düzenlenen tahakkuk fişinin tipeklenerek bizim metre karelerimizin yazıldığını fark ettik. Ben bu durumu anlayınca oldukça sinirlendim. Bize bu süreçte belediyenin fen işleri bizim yerimizde yapmış olduğu denetimlerde güya eksik çöp konteynırı olduğunu, bunun alınması gerektiğine dair yazı gönderdi. Biz de bu yazılara istinaden belediyenin belirttiği şirketlerden bu çöp konteynırların paralarını ödedik ama çöp konteynırları bize gelmedi. Bunun da alacakları paraları perdeleme yöntemi olarak kullanıldığını sonradan öğrendim.” şeklinde konuştu.
H.Ö. ifadesini şöyle tamamladı:
“Bu dosyada bildiklerimi anlattığım için CHP yönetimi tarafından tehdit ediliyorum. İşlerimi durdurma tehdidi ile ifademi değiştirmem için baskı yapıyorlar. Şu an burada ifade verirken yapmış olduğum Ataşehir'deki inşaata zabıtaların geldiğini öğrendim. İfademi değiştirmem için baskı görüyorum ayrıca kendimin ve ailemin can güvenliğinden endişe etmekteyim. Bu hususu da belirtmek isterim. Tüm bildiğim her şeyi anlattım.”



