

Bakan Tunç, basın mensuplarına yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
20 Kasım Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin yıl dönümü olan Çocuk Hakları Günü kapsamında, açılış programımızı 2 gün önce gerçekleştirdik. Şu anda oturumlar devam ediyor. Biz açılış programımızı tamamladık. Özellikle çocukların yargısal süreçlerde yıpranmaması için, gerek suç mağduru çocukların, gerekse suça sürüklenen çocukların suçtan korunması ve çocuk adalet sisteminin daha etkin hale getirilmesi bakımından projeyi önemsiyoruz.
Bu anlamda, mevzuatımızda çocuk hakları ve çocuk koruma kanunu başta olmak üzere çok sayıda düzenlemeler yaptık. Hem suç mağduru çocukların korunması, hem de çocukların suça sürüklenmesinin nedenlerinin ortadan kaldırılması, ayrıca suça sürüklenmişse yargısal süreçlerde daha onarıcı ve koruyucu bir yaklaşımla ele alınması bakımından bu projeyi önemli bir adım olarak görüyoruz. Proje üç yıl boyunca devam edecek.
Avrupa Birliği destekli olan bu projeyle, geçtiğimiz yıllarda 2005 yılından itibaren çocuk koruma kanunları aracılığıyla, Türkiye'nin Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne taraf olan bir ülke olarak çocuk istismarının önlenmesine yönelik sözleşmelere de taraf olduğunun altını çiziyoruz. Bu bağlamda, sözleşmelerin daha etkin uygulanması açısından bu projeyi önemli görüyoruz.
Özellikle terörsüz bir Türkiye’yi çok önemsiyoruz; bu ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği, Türkiye yüzyılı için terörden arınmak elzem. 41 yıldan bu yana terörle mücadele eden bir ülkeyiz. Bu süreçte trilyonlarca maddi kaybımız oldu, binlerce şehit verdik ve büyük acılar yaşadık. Bu acıların bir daha yaşanmaması için hepimiz olarak hemfikiriz ve büyük bir beklenti içerisindeyiz.
41 yıllık mücadelede, güvenlik güçlerimiz terörsüz bir Türkiye için canlarını verdiler ve özellikle son 23 yılda; 2002’de olağanüstü halin kaldırılması ile başlayan normalleşme süreci, Sayın Cumhurbaşkanımızın 2005 yılında Diyarbakır’da yaptığı tarihi konuşma ve sonrasında gerçekleştirilen demokratikleşme adımları, teröre mazeret teşkil etmeye çalışan unsurların ortadan kaldırılması yönünde önemli gelişmeler sağladık. Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen yıl Ahlat’ta yaptığı konuşma, bu yılki Ahlat’ta yaptığı iç cephe ve milli beraberlik vurgusu ile Sayın Devlet Bahçeli’nin Milliyetçi Hareket Partisi grup toplantısındaki tarihi çağrısı büyük bir kapı araladı.
Terör örgütünün feshine yönelik İmralı’dan yapılan açıklamalar ve örgütün silah bırakmasıyla ülkemiz önemli bir sürece girmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından sürecin desteklenmesi ve sahiplenilmesi adına kurulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, önemli ilerlemeler kaydetti. Bu komisyon 16 kez toplandı ve ben de geçen haftaki toplantısına katıldım. Adalet Bakanlığı olarak süreçteki çalışmalarımızı milletvekillerimizle paylaştık. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen partilerimizin hemen hemen tamamı bu komisyonda görüşlerini ifade ediyorlar.



