reklam
reklam
DOLAR43,4289% 0.04
EURO52,1936% 0.53
STERLIN60,2328% 0.46
FRANG56,7624% 0.54
ALTIN7.767,78% 3,52
BITCOIN88.222,68-0.916
reklam

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ABD'nin İran'a saldıracağı iddialarına ilişkin açıklama

Yayınlanma Tarihi : Google News
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ABD'nin İran'a saldıracağı iddialarına ilişkin açıklama
reklam

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Davos ziyareti kapsamında “On the Record” programında Hadley Gamble'a mülakat verdi.

BARIŞ KURULU

Fidan, Gazze'ye yönelik girişimde yatırım eksikliği yaşandığına dikkat çekerek, dışardan yatırıma ihtiyaç duyulduğunu fakat çoğu maddi desteğin devletler tarafından sağlandığını ifade etti.

Gazze'ye olası asker gönderme ihtimaline ilişkin soruya karşılık Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Gazze Barış Planı'na katkı sağlamak için Türkiye'nin gücü dahilinde her şeyi yapmaya hazır olduğunu belirtti.

Türkiye'nin Barış Kurulu'nun önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Fidan, Ankara'nın Gazze'ye ilişkin yürütme komitesinde aktif olarak yer aldığını ve kayda değer insani yardım faaliyetleri yürüttüğünü aktardı.

Fidan, Türkiye'nin Gazze'deki Uluslararası İstikrar Gücü'nde yer almaya hazır olduğunun mesajını vererek, “Ancak bu konu, daha geniş bir uluslararası toplumda gerçekleştirilecek tartışmalara bağlı. Bunu dışlamıyoruz; istekliliğimiz var. Fakat bahsettiğim gibi, konu belli ülkeler arasında tartışılarak uzlaşılmalı.” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'deki çatışmaları sona erdirebileceğine inandığını belirten Fidan, İsrail'in ateşkesi defalarca ihlal ettiğine dikkat çekti.

Fidan, Türkiye'nin İsrail üzerinde “gerçek anlamda baskı kurabilecek tek kişi” olarak Trump'a inandığını ifade etti. Trump'ın “farklı lobilerin hedeflerinden” bağımsız olduğuna inandığını sözlerine ekleyen Fidan, bu nedenle Trump'ın bağımsız düşünme ve hareket etme kabiliyetine sahip olduğunu değerlendirdi.

Fidan, “(Trump) Eğer isterse, İsrail üzerinde baskı kurma ve yanlışlarını durdurma kapasitesine sahip.” açıklamasında bulundu.

BÖLGESEL GELİŞMELER

Fidan, Suriye'deki durum hakkında sorulan soruya yanıt verirken, umutlu olunması gerektiğini ifade ederek, Gazze'deki ateşkesin devam ettiğini görmek istediklerini vurguladı.

Bunların olumlu işaretler olduğunu belirten Fidan, özellikle Suriye'deki gelişmelerin bölge ülkeleri, ABD ve uluslararası toplumun Orta Doğu'daki meselelerde bu kadar hızlı bir araya gelerek somut adımlar attığını gösterdiğini söyledi.

Fidan, bunun çok şey ifade ettiğini belirterek, “Eğer bunu bölgemizde ya da dünyadaki diğer sorunlara da uygulayabilirsek, gerçekten hızlı kazanımlar elde edebiliriz.” şeklinde konuştu.

Fidan, “Ancak bölgemiz artık asla eskisi gibi olmayacak.” diyerek, Türkiye'nin umudu ve çabasının geçmişle kıyaslandığında bölgeyi daha iyi bir noktaya taşımak olduğunu vurguladı.

Fidan, Türkiye'nin bölgede “yapıcı bir rol oynamaya çalıştığını” belirtirken, bölgesel sorunların bölge ülkeleri tarafından sahiplenilmesinin Ankara için büyük önem taşıdığını kaydetti. Bunun Trump'ın genel politika yaklaşımıyla uyumlu olduğunu düşünen Fidan, ABD yönetiminin “küresel düzenin polisi” olmak istemediğinin altını çizdi.

Dışişleri Bakanı Fidan, Türkiye ve diğer bölge ülkelerinin bir araya gelerek sorunlarını sahiplenip gerekli adımları atabileceği mesajını verirken, bunun “yeni bir Osmanlı İmparatorluğu” olmadığını belirtti. Şu anki düzende ulus devletlerin var olduğunu hatırlatan Fidan, bu devletlerin bir araya gelerek kendi platformlarını oluşturması gerektiğini söyledi.

Fidan, “Zira eğer sorunlarımızı çözmek için bir hegemonun müdahale etmesini beklemeye devam edersek, çoğu zaman bu sorunlar bizim görmek istediğimiz şekilde çözülmez. Üstelik bunun bedeli çok ağır olur.” değerlendirmesinde bulundu.

İRAN'DAKİ DURUM

Fidan, İran'ın komşu ve büyük bir ülke olduğunu hatırlatarak, İran'daki olayların Türkiye'yi de yakından ilgilendirdiğini belirtti. İran'daki meselelerin geniş bir coğrafyayı etkilediğine dikkat çeken Fidan, “Bu nedenle İran'daki istikrar, hepimiz için önemli.” dedi.

Fidan, bu bağlamda İran ve uluslararası topluma, sorunlarını güç kullanmak yerine diyalog yoluyla çözmeleri yönünde tavsiyelerde bulunduklarını ifade ederek, diyaloğun sorunları çözmenin yegâne yolu olduğunu vurguladı.

2025'teki ABD ve İsrail ile İran'ın çatışmalarını hatırlatan Fidan, Washington yönetimince dile getirilen “yeni bir kinetik müdahale” ihtimalinin çözüm sunmadığını belirtti.

Fidan, İran'daki kamuoyu muhalefeti, protestolar ve gösterilerin rejime yeterli mesajı vermediğini söylese de, Tahran'ın uluslararası sistemle yaşadığı sorunlar yüzünden ekonomi ve diğer alanlarda halkına imkanlar sunmasının zor olduğunu kaydetti.

İran'ın, belirli fırsatları elde edebilmek için dış ve bazı güvenlik politikalarında değişiklik yapmasının gerektiğine işaret eden Fidan, İran ya da çevresindeki olayların İran'da rejim değişikliğine yol açacağına inanmadığını ifade etti.

Fidan, ABD'nin İran'a “müdahale etme olasılığı” üzerine şu şekilde yanıt verdi: “Amerikalı arkadaşlarıma bunu yapmamalarını tavsiye ederim. Çünkü zaten İran'a çok fazla baskı uyguluyorlar. Yaptırımlar, İran ekonomisine büyük zarar veriyor.” İran'daki gösterilerin de bu durumla bağlantılı olduğunu kaydeden Fidan, İran'ın müzakereye hazır olduğunu ancak doğru şekilde müzakere etmenin bir yolunun oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Fidan, İran'ın “köşeye sıkışmış” hissetmesi durumunda en kötü senaryoya hazır olacağını belirtti. “Sorunu çözmek gibi tek bir samimi niyet varsa, bir fırsat olduğuna inanıyorum.” dedi.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI

Rusya-Ukrayna Savaşı ile ilgili Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile görüştüğünü aktaran Fidan, savaş konusunda bir anlaşma sağlanmaya daha yakın olunduğunu belirtti.

Fidan, Beşşar Esed yönetiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinin ardından bölge ülkeleri olarak ilk hafta içinde önce Amman'da, sonra Kahire'de bir araya geldiklerini ve ardından Avrupa ülkeleri ve ABD'nin de toplantılara katıldıklarını hatırlatarak, “Hepimiz, Şam'daki hükümetten beklediğimiz 4-5 öncelik belirledik; komşu ülkelere tehdit oluşturmamak, terör örgütleriyle işbirliği yapmamak, azınlıklara ve diğer etnik ve dini gruplara zulmetmemek, ülkenin toprak bütünlüğünü ve birliğini korumak. Mülteciler ve terörizm bizim için iki büyük konu. Bunları (Suriye Cumhurbaşkanı) Ahmed Şara'ya ilettik.” dedi.

Sunulan önceliklerin Şara tarafından kabul edildiğini belirten Fidan, “O zamandan beri herkesin onun yaptığı işten oldukça memnun olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

“DAHA FAZLA DİYALOG VE İLETİŞİM KURMAMIZ GEREKİYOR”

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki “huzursuzluğa” ilişkin soruya Fidan, “Türkiye olarak, bölgesel birliğe ihtiyacımız olduğu gibi, bu iki değerli dostun birbirinden biraz uzaklaştığını görmek hoş değil. Ancak onların yeniden bir araya geleceğine inanıyoruz, çünkü onlar kardeşler, eski dostlar. Bence zamanı geldiğinde kendi sorunlarını çözeceklerdir, çünkü hem BAE hem de Suudi Arabistan deneyimli liderliğe sahip. Kendi aralarındaki farklılıkları çözebilecekleri bir noktaya geleceklerdir.” dedi.

Fidan, Suudi Arabistan'ın talebi üzerine BAE'nin şu anda daha yapıcı bir yaklaşım sergilediğini ifade ederek, bu durumun iki ülke arasında yaşanan gerilimlerin önlenmesine katkıda bulunduğunu belirtti. Suudi Arabistan'ın ulusal güvenlik hassasiyetlerinin daha iddialı hale geldiğini, BAE'nin de daha anlayışlı bir tutuma geçtiğini aktaran Fidan, “Bu yüzden, bu metodolojilerin bir arada kullanılması durumunda bazı sonuçlar elde edilebileceğini düşünüyorum. Daha fazla diyalog ve iletişim kurmamız gerekiyor.” diye konuştu.

reklam

YORUM YAP