

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a ilişkin saldırı tehditlerinin arttığı bir dönemde İstanbul'da önemli bir görüşme gerçekleştirildi. ABD’nin İran’a potansiyel askeri müdahalesine Türkiye’nin karşı durduğunu belirten Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, diplomatik bir çözüm için “sorumluluk almaya hazırız” mesajını ilettiği İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi’yi kabul etti. İki bakan, görüşmenin ardından düzenledikleri ortak basın toplantısında, bölgedeki gelişmelerin diyalog ve diplomasi ile çözülebileceğine dikkat çekti.
Bölgesel Sahiplenme Yaklaşımı
Fidan, basın toplantısında Türkiye’nin ABD-İran geriliminde askeri müdahaleye karşı olduğunu vurgulayarak, diyalog yoluyla çözüm çabalarının önemini dile getirdi. “Bölgemizin istikrarı ve güvenliği, dış politikamızın en temel önceliğidir. Bölgesel meselelerde ‘bölgesel sahiplenme’ yaklaşımını benimsiyoruz ve çalışmalarımızı bu prensip üzerine yürütüyoruz” diyen Fidan, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin yeniden başlamasının hayati değerlere sahip olduğunu ifade etti. Ankara’nın bu konudaki tutumunu ise şu sözlerle aktardı:
“Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan olmak üzere, her türlü askeri müdahaleye karşı olduğumuzu tüm muhataplarımıza açıkça aktardık. Burada tekrar ediyoruz: Askeri seçeneklerin bir çözüm sunacağını düşünmüyoruz; biz müzakereyi ve diplomasiyi savunuyoruz. Masada sorunların ayrı ayrı ele alınmasının daha sağlıklı olacağı kanaatindeyiz. Türkiye, barışçıl çözüm için her türlü desteği vermeye hazırdır.”
İsrail ABD’yi Kışkırtıyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere Türkiye’nin ABD ve İran arasında nükleer dosya dahil diğer sorunların çözümü için yoğun bir mesai harcadığını belirten Dışişleri Bakanı, ABD’li yetkililerle yapılan görüşmelerin bir çözüm bulma konusunda umut verdiğini söyledi. Fidan, ABD’nin İran’a yönelik saldırgan tutumunda İsrail’in rolüne değinerek, “İsrail’in ABD’yi bir saldırıya ikna etmeye çalıştığını görüyoruz. Bu durum bölgesel istikrarı tehlikeye sokma potansiyeline sahiptir. Temennimiz, ABD’nin sağduyuyla yaklaşarak bu tehlikeli sürece fırsat vermemesidir” ifadesini kullandı. Fidan, Türkiye’nin bölgede her türlü yayılmacılığa karşı olduğunu, İsrail’in Filistin’i tanıyan uyumlu bir ülke olması gerektiğini vurguladı.
Müzakereye Hazırız Zorlamaya Değil
İran Dışişleri Bakanı Arakçi ise Bakan Fidan ve Türkiye’ye İran’a verdikleri destek dolayısıyla teşekkür etti. “Bir ülkenin güvenliği tüm bölgenin güvenliğidir; bir ülkenin savaşa girmesi tüm bölgenin ateşe atılması anlamına gelir” diyen Arakçi, ABD ile yaşanan gerilimin çatışmaya dönüşmesi halinde bunun bölgeyi olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu ve “adil” bir müzakerede diplomasiye öncelik vereceklerini belirtti. ABD ile şu an için planlanan bir görüşmenin olmadığını da ekleyen Arakçi, Washington’un İran’ın balistik füze programına ilişkin taleplerinin “pazarlık konusu olamaz” yanıtını verdi. Arakçi, “Adil bir müzakere için zemin oluşturulmalı. Müzakere, dikte etmek değildir. Tehditle gelen bir yaklaşımı kabul etmeyiz. Ayrıca, İran’ın füzeleri ve savunma sistemi asla müzakere konusu olamaz. Hiçbir ülke kendi güvenliğini masaya yatırmaz” ifadelerini kullandı. İran’ın hiçbir zaman nükleer silah üretme amacı gütmediğini de sözlerine ekledi.
Gazze Gazzeliler İçin İnşa Edilmeli
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ikili görüşmede Gazze ve Suriye'deki gelişmelerin de ele alındığını bildirdi. Gazze Şeridi’nde Türkiye’nin katkısıyla ilerleyen barış anlaşmasının ikinci aşamasına geçildiğini vurgulayan Fidan, “Hedeflerimiz nettir: Gazze, Gazzeliler tarafından yönetilmeli, sınırlar değiştirilmemeli ve yeniden imar süreci doğrudan Gazzelilerin geleceği için gerçekleştirilmelidir. Türkiye bu konuda her türlü sorumluluğu üstlenmektedir” şeklinde konuştu.
Mutabakatı İnceliyoruz
Suriye konusuna da değinen Fidan, ülkedeki “toprak bütünlüğünü hedef alan her türlü çabanın karşısında” olduklarını ifade etti. Şam yönetimi ile SDG arasında bir entegrasyon mutabakatı sağlandığı haberini aldıklarını belirten Fidan, süreci yakından izlediklerini kaydetti. “Gerçek bir entegrasyonun Suriye’nin yararına olacağını düşünüyoruz ve taraflar bunun şartlarını bilmektedir” diyen Fidan, “Ayrıca, cezaevlerindeki (DEAŞ’lı) tutukluların Irak’a güvenli transferi de büyük önem arz etmektedir” dedi.



