

Tunceli’de Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku (21), 5 Ocak 2020 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Doku’nun cep telefonunun en son Uzunçayır Baraj Gölü’ndeki Sarı Saltuk Viyadüğü’nde sinyal verdiği tespit edildi. 542 kişilik ekip, 88 araç, 38 bot, 10 ROV cihazı, 6 dron, 4 sonar ve 3 arama köpeği ile gerçekleştirilen aramalara rağmen Gülistan Doku’ya ait hiçbir iz bulunamadı ve çalışmalar sonlandırıldı. Doku’nun erkek arkadaşı Rusya doğumlu Zeinal A., olaydan yaklaşık iki yıl sonra Antalya’nın Alanya ilçesinde gözaltına alındı. Zeinal A., 4 saatlik ifadenin ardından adli kontrol ile serbest bırakıldı ve hakkında yurtdışı yasağı getirildi. Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK), 2024 Haziran kararnamesi ile Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve başlar başlamaz Gülistan Doku dosyasını incelemeye aldı.
‘YURTDIŞI TELKİNİNDE BULUNMUŞ’
Gülistan Doku’nun aile avukatı Ali Çimen, “24 Ocak 2020 tarihinde bir tutanak tutulmuştu. Bu tutanağa göre suya düşen bir nesne izlenimi yaratılmıştı. Gülistan’ın suya atladığı dolayısıyla intihar ettiği iddia edilmişti. Fakat bu tutanak sonrasında 220 gün boyunca Munzur Gölü’nde araştırmalar yapılmıştı. Suya düşen nesnenin Gülistan olduğu düşünülmüş ve dolayısıyla intihar ettiği değerlendirilmişti. Biz bu soruşturmanın ilerleyen aşamalarında itiraz ettik. Dosya Ulusal Kriminal Büro tarafından incelenmişti. O dönemde suya düşen bir nesne olmadığına dair bir rapor gelmişti. Bu rapordan sonra dosyanın cinayet olarak ele alınmasını talep ettik. Ancak dosya uzun bir süre boyunca işlemsiz kaldı. Bu dosyada zaman zaman üst düzey bir kamu görevlisinin adı geçiyordu ve soruşturmanın örtbas edilmesine yönelik hamleler yaptığı değerlendiriliyordu. Hatta şüphelilerin ifadelerinde kendilerini yurtdışına çıkmaları konusunda bu kişinin telkinde bulunduğu söylenmekteydi” dedi.

Kendilerine Gülistan Doku dosyasının örtbas edilmesine dair beyan eden birinin ulaştığını söyleyen avukat Çimen, “Bir kez daha o kamu görevlisinin adını verdi. Burada bir örtbasın yaşandığını, bu süreçte kendisinin görev aldığını açıkça belirtti. Bu bilgileri savcılığa ileteceğiz” şeklinde konuştu.



