

Türkiye'deki işgücünün nabzını tutan İdenfit, trend raporları serisine yeni bir ekleme yaptı. Bir yıl boyunca 15 sektördeki X, Y ve Z kuşakları çalışanlarıyla gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçlarını paylaştığı Kuşakların İşgücüne Etkisi Raporu'nu yayımladı. Raporda, yapay zeka başta olmak üzere, kuşakların teknolojiyi kullanma alışkanlıkları incelendi. Dijitalin elçileri olarak bilinen Z kuşağının en sık iş değiştiren jenerasyon olduğu da ortaya kondu.

Z KUŞAĞI, %39 KADIN ÇALIŞAN ORANIYLA TÜM KUŞAKLARI GERİDE BIRAKTI
Kuşaklar arası işbirliğini teşvik eden ve teknolojik dönüşümü destekleyen stratejilerin geliştirilmesine rehberlik eden Kuşakların İşgücüne Etkisi Raporu'na göre Z Kuşağı, %57'lik rekor üniversite mezuniyet oranıyla dikkat çekiyor. %39'a ulaşan kadın çalışan oranıyla tüm jenerasyonları geride bırakarak zirveye yerleşiyor. Araştırmaya katılan her 3 kişiden biri erkek olurken, kadınların işgücüne katılım oranı X kuşağında %32, Y kuşağında ise %35 seviyelerinde kalıyor. Yeni neslin eğitim seviyesi ve kadın istihdamındaki bu yükseliş, iş hayatına atılan Z kuşağının neredeyse yarısı (%49) ilkokul mezunu olan X kuşağından ne kadar farklı bir tablo çizdiğini gözler önüne seriyor.
Söz konusu verilerin, şirketlerin İK stratejilerini ve kültürel yaklaşımlarını gözden geçirmesi gerektiğine işaret ettiğini belirten İdenfit CEO'su Nazım Onur Bayındır, şu açıklamayı yaptı:
“Şirketlerin, bu yeni demografik yapıya uyum sağlamak için İK stratejilerini, liderlik yaklaşımlarını ve kurum kültürlerini güncellemesi gerekiyor. Bu genç ve eğitimli neslin yeteneklerini koruyacak, onlara ilham verecek ve gelişimlerine yatırım yapacak çözümler üretmek, artık bir tercih değil, sürdürülebilir başarı için zorunluluk haline geliyor. Öte yandan farklı eğitim ve deneyim yolculukları yapmış kuşakların birlikte uyumla çalışabilecekleri zemini hazırlamak, sadece bugünün değil, yarının da anahtarı oluyor.”

DİJİTALİN ELÇİSİ Z KUŞAĞI, BİR ŞİRKETTE ORTALAMA 7 AY KALIYOR
İdenfit'in Kuşakların İşgücüne Etkisi Raporu'na göre Gen Z, bir işte ortalama 7 ay kalarak “iş değiştiren nesil” unvanını alıyor. Bu oran Y kuşağında 1,5 yıla, X kuşağında ise 2 yıla kadar çıkıyor. Özellikle ağustos-ekim aylarında yoğun bir ayrılma trendi sergileyen Z kuşağı, %35 ile en yüksek istifa oranına sahipken; Y kuşağı eylül-aralık döneminde iş değiştirme eğilimi gösteriyor.
İşten ayrılma biçimleri incelendiğinde kuşaklar arası bu farklılıklar daha belirgin hale geliyor. İstikrara önem veren X kuşağında istifalar ön plandayken, işveren kaynaklı fesihler oldukça düşük bir seviyede kalıyor. Bu durum, X kuşağının sadece beklentileri karşılanmadığında kendi kararlarıyla masadan kalktığını gösteriyor. Y kuşağında hem istifa oranları (%39) hem de işveren fesihleri (%22) yükseliyor; bu tablo Y kuşağının daha esnek kararlar aldığını ve beklentilerinin karşılanmadığı durumlarda daha hızlı hareket ettiğini ortaya koyuyor. Z kuşağı ise %43'e ulaşan istifa oranıyla gönüllü ayrılmalarda en kararlı nesil olarak kendini gösterirken, deneme süresi içinde sonlanan iş ilişkilerinin %13 olan oranı da onların beklentileri karşılanmadığında ne kadar hızlı karar alabildiğini gözler önüne seriyor. Öte yandan pandemiden sonra dünyadaki ekonomik koşullar, işveren tarafından fesihlerin oranını artırmış durumda.

“KUŞAK FARKLILIKLARINI GÖZ ARDI ETMEK, İŞGÜCÜ SİRKÜLASYONUNU KAÇINILMAZ KILAR”
İdenfit'in kuşakların teknolojiyle kurduğu ilişkiye yönelik araştırması, dijital dünyanın kalbinin kuşaklar arasında farklı ritimlerle attığını ortaya koydu. Z kuşağı, %26'lık yapay zeka kullanım oranıyla dijital dönüşümün öncüsü konumdayken, Y kuşağının %21, X kuşağının ise yalnızca %8'de kalması, yaş grupları arasındaki teknolojik uçurumu gözler önüne seriyor.
Yapay zeka entegrasyonunda ters orantılı bir eğilim olduğunu ifade eden Nazım Onur Bayındır, işgücünü bütünsel olarak dönüştürmek için her kuşağın kendine özgü dijital alışkanlıklarına hitap eden stratejilerin geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde, işgücü sirkülasyonunun kaçınılmaz olarak hızlanacağını belirtiyor.
“Yeni nesil, şirketlerinden öğrenme ve gelişim fırsatları talep ediyor. Bu durumda işverenlerin yalnızca rekabetçi ücret ve yan haklar sunması yeterli olmuyor. Artık, esnek çalışma modelleriyle desteklenen teknoloji odaklı ortamlar yaratmak, anlamlı projelerle çalışanların amacını beslemek ve şeffaf bir iletişim kültürü kurmak kritik önem taşıyor. Mentorluk programlarıyla genç yeteneklere rehberlik etmek ve kısa vadeli deneyimlere değer vermek, bu kuşakların kuruma olan bağlılığını artırıyor. Bu bütüncül yaklaşım, yalnızca işgücü sirkülasyonunu azaltmakla kalmıyor. Aynı zamanda sadık, motive ve üretken bir işgücü oluşturmanın anahtarını sunuyor. X, Y ve Z kuşaklarının işgücüne etkilerini derinlemesine konuşmak isteyenleri, rapora sığdıramadıklarımızı tartışmak üzere 9 Eylül'de ücretsiz gerçekleşecek 'Kuşaklar Arası İş Gücü Dinamikleri' adlı webinara davet ediyoruz.”
“Yasal Uyarıdır. Bu İçerikten Turkuvaz Medya Sorumlu Değildir”




DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN