

Terörsüz Türkiye sürecini yürütmekte olan TBMM Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit'in İmralı Adası'na gerçekleştirdiği ziyaretin ardından, görüşmelere dair özet tutanak komisyona sunuldu.
Rapor yazım sürecine geçilen komisyonda, Abdullah Öcalan ile yapılan ve son dinleme toplantısı niteliğindeki görüşmenin tam metni kamuoyuna açıklandı. Tutanakta, Öcalan'ın değerlendirmelerinin yanı sıra, parti yöneticilerinin soruları ve karşılıklı değerlendirmeleri de yer aldı.
Tutanakta yer alan önemli ifadelerden bazıları şu şekilde:
TURGUT ÖZAL’IN ÖLÜMÜ
“Mehmet Ali Birand'ın 1988'de izinsiz kendisiyle röportaj yaptığını, (Turgut) Özal'ın arayıp ‘Ne yaptın Mehmet Ali, beni yaktın’ dediğini, Ankara'ya döndükten sonra bu meselenin çözümüne odaklanması gerekirken Milliyet'te yayınlanan röportajdan 4 gün sonra suikaste uğradığını, 17 Nisan'da (1993) Özal’ın Özel Kalem Müdürü Kaya Toperi ile bir görüşme yapacağı sırada Özal'ın bir anda öldüğünü ve bu suikastın örtbas edildiğini, onun ölümüne dair kuşkuları bulunduğunu…”
ETKİ AJANI İDDİASI
“Muhataplarının, kendisinin nasıl bir günah keçisi haline getirildiğinin farkında olduklarını, kendisine yapılan saldırıların barışa ve kardeşlik hukukuna karşı yönlendirilmiş saldırılar olduğunu, bazılarının etki ajanı olduklarını ve bunların bilinçli hareket ettiklerini.”
SURİYE’DE BAŞARI
“…Suriye konusunda başarısız olması durumunda yargılanmayı ve eleştirilmeyi kabulleneceğini, mevcut durumuyla İsrail’e karşı rahat hareket edemeyeceğini, geçmişte Esad’ın yanında iken İsrail’in kendisini ne hale getirdiğinin aşikâr olduğunu…”
ŞİDDETİ ZİHİNSEL RET
“‘Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt’ olmayacağını, ninesinin Türkmen kökenli olduğunu, Selçuklu Sultanı Sancar’ın kendisine başkent olarak Med devletinin eski başkenti olan Hamedan’ı seçtiğini, bu coğrafyada ‘Türksüz Kürt, Kürtsüz Türk’ün yaşamayacağını anladığını, PKK’nın yalnızca silah bırakmasının değil, zihinsel olarak (düşmanlığın da) sonlanması gerektiğini…”
İSRAİL’İN İSTEDİĞİ
“İsrail’in kendi kültürünü yansıtan bir Suriye istediğini, Suriye’yi tamamen İsrail’in kontrolüne bırakamayacaklarını, ‘İsrail’le savaşalım’ demediğini ancak SDG de dahil olmak üzere ustaca, kardeşçe ve yavaşça konuların üstesinden geleceğinin sözünü verdiğini, bunun bir çağrı ile olmayacağını, yoğun bir ilişki gerektiğini ve diyalog olmadan nasıl gerçekleştireceğini…”
SURİYE SÖZLERİ
Suriye ile ilgili de Öcalan’ın şu ifadeleri tutanağa yansıdı: “Türkiye için istediğini Suriye için de istediğini, bunun yerel demokrasi ve komün (demokratik belediyecilik) olduğunu, bu konuyu her gün düşündüğünü, bu kapsamda onlarla (SDG) diyalog kurabileceğini, onların kendisini dinleyeceklerini düşündüğünü, Ahmed El-Şara’nın da SDG gibi demokratik bir Suriye için olumlu adımlar atmasının gerektiğini, Suriye’de Arap milliyetçiliğinin güçlü olduğunu, eğer demokratik şartlar sağlanmazsa Ahmed El-Şara’nın da yarın bir diktatöre dönüşebileceğini…”



