

Geziden döndükten sonra 23 Kasım sabahı İngilizce kursuna gideceğini belirten Utku Taş, evden ayrıldı. Ancak geri dönmeyen genç, 30 Ağustos Mahallesi'ndeki bir metruk binadan düşerek hayatını kaybetti. Yapılan otopsinin ardından Utku, ailesi tarafından toprağa verildi. Ölümünde intihar ihtimali üzerinde durulmaya başlandı. Zamanla, bazı okul arkadaşlarının Utku’nun gezi sırasında psikolojik ve fiziksel akran zorbalığına maruz kaldığını ileri sürdüğü öğrenildi. Bu iddiaları duyan Utku'nun ailesi, konuyu adli mercilere taşıma kararı aldı.
Oğlunun vefatından sonra yaşadıkları süreci anlatan Tuğba Aras, “Akran zorbalığı ilk kez benim oğluma yapılmadı ama artık son bulmasını istiyorum. Sesimin duyulmasını arzuluyorum, başka evlatların sebepsiz yere hayatlarını kaybetmemesini temenni ediyorum. Kısasa kısas yapanlar serbest bir şekilde dolaşıyor. Beni hastalıklar ya da kemoterapi değil, oğlumun ölümü hayata olan bağımı kopardı” ifadelerini kullandı. Utku'nun babası Haluk Taş ise, “Yıllar önce omzumda gezdirdiğim oğlumun cenazesini yine omzumda taşıdım. Babalar da ayakta ölebiliyor.” diyerek duygularını dile getirdi.

‘KANUNDA BOŞLUKLAR MEVCUT’
Olayla ilgili yasal süreci başlattıklarını aktaran ailenin avukatı Ömer Bayraktar, “Akran zorbalığına karşı özel bir yasa yok. Bu boşluk, hem mağdurları yeterince koruyamamaktadır hem de failler için caydırıcılığı azaltmaktadır.” şeklinde konuştu.



