reklam
reklam
DOLAR44,8950% 0.23
EURO52,8913% -0.09
STERLIN60,8054% 0.01
FRANG57,4619% 0.49
ALTIN6.966,26% 1,07
BITCOIN75.996,40-0.219
reklam

Korku okulda değil evde büyüyor

Yayınlanma Tarihi : Google News

Çocuklar olayın kendisinden çok ebeveynlerinin tepkisinden etkileniyor. Evde sürekli konuşulan senaryolar, televizyon ve sosyal medyada tekrar eden görüntüler, “ya bize de olursa” düşüncesini besliyor. Bu da özellikle küçük yaş grubunda okula gitmek istememe, yalnız kalamama, uyku sorunları ve içe kapanma gibi belirtilerle ortaya çıkıyor.

RUTİN BOZULURSA KAYGI ARTAR

Çocuğu bir süre okula göndermemek kısa vadede rahatlatıcı gibi görünse de uzun vadede kaygıyı büyütüyor. Uzmanlara göre çocukların güven duygusunu en çok günlük rutinler destekliyor. Okuldan uzaklaşan çocuk hem sosyal bağlarından kopuyor hem de korkusuyla baş başa kalıyor.

DOĞRU DİLİN ÖNEMİ

“Her yerde olabilir” gibi genelleyici ifadeler korkuyu büyütüyor. Bunun yerine, “Bu nadir yaşanan bir durum, okullarda önlemler artırıldı ve öğretmenler sizi korumak için burada” gibi güven verici bir dil kullanılması gerekiyor.

EKRANA SINIR KOYUN

Olay görüntülerinin tekrar tekrar izlenmesi, çocukların zihninde tehdidi büyütüyor. Uzmanlar, özellikle ilk günlerde haber ve sosyal medya akışının sınırlandırılmasını öneriyor.

VELİLERE ÖNERİLER

  • Sakinliği somutlaştırın: Çocuğunuzun yanında yüksek sesle haber izlemeyin, panik içeren telefon konuşmaları yapmayın. Beden diliniz (ses tonu, yüz ifadesi) en az sözleriniz kadar belirleyici.
  • Korkuyu isimlendirin: “Korkmuş olabilirsin, bu çok normal” diyerek duygusunu tanıyın. “Korkacak bir şey yok” demek yerine “Seni ne korkuttu?” diye sorun.
  • Yaşına uygun netlikte anlatın: Detaylara girmeden, kısa ve sade cümlelerle açıklayın. Küçük çocuklar için 1-2 cümle yeterlidir; ergenlerde ise sorularına dürüst ama abartısız yanıt verin.
  • Somut güven çerçevesi kurun: “Okulda güvenlik görevlileri var, öğretmenlerin sizinle ilgileniyor, kapılar kontrol altında” gibi elle tutulur önlemleri anlatın. Belirsizlik yerine somut bilgi verin.
  • Sabah rutini oluşturun: Uyanma, kahvaltı ve evden çıkış saatlerini sabitleyin. Rutin, çocuğa “hayat normale dönüyor” mesajı verir ve kaygıyı düşürür.
  • Ekran detoksu uygulayın: Özellikle ilk 3-5 gün haber görüntülerini tamamen kapatın. Sosyal medyada karşısına çıkabilecek içerikleri filtreleyin; mümkünse birlikte izleyip açıklama yapın.
  • Bedensel belirtileri takip edin: Karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı gibi şikâyetler artıyorsa bunun kaygı kaynaklı olabileceğini bilin. Israrcı olursa okul rehberlik servisiyle görüşün.

700 REHBER ÖĞRETMEN SAHADA

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta psikososyal destek çalışmalarını sahada genişletti. İl genelinde toplam 700 rehber öğretmen ve psikolojik danışman görevlendirilerek öğrenci, öğretmen ve velilere yönelik destek hizmetleri kesintisiz hale getirildi. Travma alanında uzman ekiplerin de dahil olduğu çalışmalarda kayıp yaşayan ailelere psikolojik ilk yardım sağlanırken yaralı öğrenciler ve yakınlarıyla birebir görüşmeler yapılıyor. Okullarda sürdürülen destek programı öğrencilerin kaygı düzeyini azaltmayı ve eğitim sürecine sağlıklı dönüşü hedefliyor.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!

Çocuklar olayın kendisinden çok ebeveynlerinin tepkisinden etkileniyor. Evde sürekli konuşulan senaryolar, televizyon ve sosyal medyada tekrar eden görüntüler, “ya bize de olursa” düşüncesini besliyor. Bu da özellikle küçük yaş grubunda okula gitmek istememe, yalnız kalamama, uyku sorunları ve içe kapanma gibi belirtilerle ortaya çıkıyor. RUTİN BOZULURSA KAYGI ARTAR Çocuğu bir süre okula göndermemek kısa vadede […]

DEVAMINI OKU
reklam

YORUM YAP