reklam
reklam
DOLAR45,4078% 0.09
EURO53,3214% -0.29
STERLIN61,4645% -0.48
FRANG58,0960% -0.39
ALTIN6.843,77% -0,91
BITCOIN80.819,60-0.157
reklam

Küresel piyasalar Fed'in faiz kararını bekliyor!

Yayınlanma Tarihi : Google News
reklam

Geçtiğimiz hafta, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) aralık ayında faiz indirimine gidebileceğine dair artan beklentiler, Rusya-Ukrayna barış sürecindeki gelişmeler ve Japonya ile Çin'deki ekonomik veriler küresel piyasalarda önemli bir gündem maddesi haline geldi. Şimdi gözler, Fed Başkanı Jerome Powell'ın gelecek hafta yapacağı açıklamalarda ve dünya genelindeki veri akışında.

Küresel piyasalarda, hafta boyunca Fed'in aralık ayındaki faiz indirimine yönelik artan tahminler ve Rusya-Ukrayna barış sürecine dair olumlu gelişmeler etkisini göstermeye devam ederken, Japonya'dan gelen makroekonomik veriler ve Çin'deki emlak krizinin derinleşmesi risk iştahını sınırladı.

Teknoloji ile yapay zeka sektörlerinde görülen aşırı değerlenme endişeleri, hisse satışlarına yol açarken, küresel hisse senedi piyasaları, kasım ayındaki kayıplarını telafi etmeye yaklaştı.

Ayrıca, ABD'de yeni Fed başkanlığı için adaylar arasında isimler anılmaya başlarken, Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, bu pozisyonda güçlü adaylar arasında adlandırıldı.

Hassett’in göreve gelmesi durumunda, faiz indirimlerini önceliklendireceği yönündeki beklentiler, piyasalardaki Fed gevşeme öngörülerini artırdı. Para piyasalarında, Fed'in aralık ayında faiz indirimine gitme olasılığı yüzde 85 olarak fiyatlandı.

Geçtiğimiz hafta, Fed yetkililerinin yaptığı olumlu açıklamalar, faiz indirimine dair tahminlerin güçlenmesine katkıda bulundu. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, iş gücü piyasasıyla ilgili endişelerini dile getirerek, aralık toplantısında faiz indirimini desteklediğini belirtti.

San Francisco Fed Başkanı Mary Daly de iş gücü piyasasındaki ani olumsuzlukların enflasyo ile ilgisi olan sorunlardan daha olası ve yönetilmesinin zor olduğu düşüncesini dile getirdi ve gelecek ay faiz oranlarının düşürülmesini destekledi.

Ayrıca, ABD ile Çin arasındaki ilişkilerin iyileşmesi devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı verimli telefon görüşmesinin ardından, Şi'nin daveti üzerine nisan ayında Çin'i ziyaret edeceğini açıkladı.

Perşembe günü ABD'de Şükran Günü nedeniyle kapalı olan piyasalarda, cuma günü yarım gün işlem yapıldı. Bu durum, piyasalardaki işlem hacminin düşmesine neden oldu.

Rusya-Ukrayna savaşı ile ilgili gerginliklerin azalması, küresel piyasalarda risk algısını azaltırken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsviçre'deki Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmek için yürütülen görüşmelerin en verimli olanı olduğunu vurguladı.

Beyaz Saray, İsviçre’nin Cenevre kentinde, Rusya-Ukrayna savaşına yönelik barış planı görüşmeleri hakkında bir açıklama yayımladı. Açıklamada, tarafların kayda değer ilerleme kaydettiği ve görüşmeler sonrası güncellenmiş bir barış çerçeve taslağı hazırladıkları belirtildi.

Gelecek hafta, Fed Başkanı Powell'ın “George Shultz ve Ekonomi Politikasına Katkıları” başlıklı panelde yapacağı konuşma ve ABD’deki önemli makroekonomik veriler dikkatle takip edilecek.

ADP istihdam raporunun iş gücü piyasasına dair belirgin veriler sunması beklenirken, cuma günü yayınlanacak kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi verisinin de enflasyon görünümüne yönelik önemli bilgiler sunması öngörülüyor.

Artan faiz indirim beklentileriyle birlikte tahvil talebinin güçlenmesi bekleniyor. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, haftalık bazda yaklaşık 7 baz puan düşerek yüzde 4,02 seviyesinde haftayı kapattı.

Fed'e yönelik gevşeme tahminleri, altının ons fiyatını desteklerken, altının onsu haftalık bazda yüzde 3,7 artarak 4,219 dolara ulaşmayı başardı.

Altındaki artış doğrultusunda değerlenen gümüşün ons fiyatı, cuma günü 56,86 dolara ulaşarak rekor kırdı. Gümüş, haftayı yüzde 13,6 artışla 56,73 dolardan kapattı.

Elektronik, yarı iletken ve yenilenebilir enerji sektörlerindeki yüksek gümüş talebi ile Fed'in faiz indirimine gitmesi, gümüş fiyatlarını destekleyen etkenler arasında yer alıyor.

Dolar endeksinde ise geçen hafta Fed'in faiz indirimlerine dair artan beklentilerle birlikte düşüş eğilimi gözlemlendi. Endeks, haftayı yüzde 0,7 gerileyerek 99,5 seviyesinden kapattı.

Brent petrolün varil fiyatı, haftayı yüzde 2,1 değer kazanarak 63,2 dolarda tamamladı.

NEW YORK BORSASI OLUMLU SEYİR GÖSTERDİ

New York borsasında geçen hafta alıcılı bir seyir hakim oldu. Haftalık bazda S&P 500 yüzde 3,73, Nasdaq endeksi yüzde 4,93 ve Dow Jones endeksi yüzde 3,18 değer kazandı.

Makroekonomik veri tarafında ABD'de imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), imalat sektöründeki genişlemenin yavaşladığına işaret ederken, eylülde imalat sanayi PMI 51,9 ile 4 ayın en düşük seviyesine geriledi. Aynı dönemde hizmet sektörü PMI 55'e, bileşik PMI ise 54,8 seviyesine ulaştı.

Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), eylülde aylık bazda yüzde 0,3, yıllık bazda yüzde 2,7 artarak beklentilerle uyumlu gerçekleşti. Ülkede perakende satışlar ise eylülde yüzde 0,2 artarak beklentilerin altında kaldı.

ADP özel sektör istihdamı haftalık 13 bin 500 kişi azaldı ve ülkedeki özel sektör istihdam kaybı hızlandı. Michigan Üniversitesi tarafından ölçülen tüketici güven endeksi, kasımda yukarı yönlü revize edilmesine rağmen tarihi olarak düşük seviyelerde kaldı; kasımda bu endeks 51'e düştü.

Tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi kasımda yüzde 4,6'dan yüzde 4,5'e, uzun vadeli enflasyon beklentisi ise yüzde 3,9’dan yüzde 3,4’e geriledi.

1 Aralık'tan itibaren başlayacak haftada, pazartesi S&P Global ve ISM imalat sanayi PMI, salı Fed Başkanı Powell'ın konuşması, çarşamba ADP istihdam raporu, sanayi üretimi, kapasite kullanımı, S&P Global ve ISM hizmet sektörü PMI, perşembe haftalık işsizlik maaşı başvuruları, cuma kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi ve Michigan tüketici güven endeksi verileri takip edilecek.

JEOPOLİTİK RİSKLERİN AZALMASI AVRUPA BORSALARINI POZİTİF ETKİLEDİ

Fed'in faiz indirimine yönelik öngörülerin güçlenmesiyle birlikte, Rusya-Ukrayna barış sürecindeki olumlu gelişmeler sonrası azalan jeopolitik riskler Avrupa borsalarında olumlu bir görünüm yarattı.

Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili gelişmeler, bölgedeki piyasalarda etkisini sürdürüyor. Barış çabalarının devam etmesi, piyasaların yönü üzerinde etkili olmaya devam ediyor. ABD Başkanı Trump, Rusya-Ukrayna barış sürecinde ilerleme kaydettiklerini, ancak sonuçları değerlendirmek için henüz erken olduğunu vurguladı.

Ukrayna ile Rusya arasında bir barış anlaşmasının sağlanabileceği beklentisi, Avrupalı inşaat firmalarının hisselerinde alıcılı bir seyir izlemesine neden oldu.

Öte yandan, İngiltere Maliye Bakanı Rachel Reeves, Sonbahar Bütçesi kapsamında 30 milyar sterlinlik vergi düzenlemelerini duyurdu. İngiltere Bütçe Sorumluluk Ofisi (OBR), ülke ekonomisine ilişkin büyüme tahminini bu yıl için yüzde 1'den yüzde 1,5'e yükseltti, ancak verimlilik tahminini de yüzde 1'e indirdi.

Reeves, temettü gelirleri üzerinden ödenen verginin yüzde 2 puan artırıldığını ve değeri 2 milyon sterlini aşan konutlar için “ek mülk vergisi” duyurulduğunu açıkladı. Bu yeni vergi, Nisan 2028'den itibaren devreye alınacak.

Analistler, Reeves'in açıkladığı bütçenin önemli bir mali tampon oluşturduğunu ve İngiltere'nin uzun vadeli mali durumu konusundaki kaygıları azalttığını belirtti.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise 6 aylık finansal istikrar raporunda, Avro Bölgesi'ndeki dolar cinsinden büyük işlem hacmi olan bankalara, dolar kıtlığına karşı daha fazla likidite ve sermaye tamponları oluşturma çağrısında bulundu.

ECB para politikası toplantı tutanakları, Yönetim Konseyi üyelerinin faiz indirimine ilişkin daha fazla bilgi beklemenin daha uygun olacağına dair değerlendirmeler içeriyordu. Tutanaklar, enflasyon riskleri hakkında tartışmaların önemli ölçüde devam ettiğini ve farklı görüşlerin giderek ayrıştığını ortaya koydu.

Bu gelişmelerle birlikte, geçen hafta İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 1,90, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,75, İtalya'da MIB 30 endeksi yüzde 1,62 ve Almanya'da DAX endeksi yüzde 3,23 değer kazandı.

Gelecek hafta, pazartesi Avro Bölgesi, Almanya ve İngiltere'de imalat sanayi PMI, salı Avro Bölgesi'nde Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve işsizlik oranı, çarşamba Avro Bölgesi'nde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), hizmet sektörü PMI, perşembe Avro Bölgesi’nde perakende satışlar ve cuma günü büyüme verileri takip edilecek.

ASYA BORSALARI OLUMLU SEYİRDEN YANA!

Fed’in faiz indirimine ilişkin iyimserliklerle birlikte Asya borsalarında da geçen hafta olumlu bir hava esti.

Ancak, Asya’da Çin’in emlak sektöründeki sorunlar yine öne çıkıyor. Çin’in önde gelen inşaat firmalarından China Vanke, 2 milyar yuan (282,6 milyon dolar) değerindeki tahvilin geri ödemesini ertelemek için onay talep etti; bu durum, konut piyasasında kaygılara yol açtı. Ancak hükümetin sektörü destekleyeceği yönündeki beklentiler, Çin borsasında olumlu bir etki yarattı.

Vanke’nin temerrüde düşme ihtimali, benzer sıkıntılar yaşayan Evergrande ve Country Garden gibi özel firmalarla kıyaslandığında daha büyük olumsuzluklar yaratabilir.

Çin'deki emlak sektörünün ekonomiye olan katkısı göz önüne alındığında, bu durumun ülkenin ekonomik büyümesine olumsuz yansıması bekleniyor.

Çin'de sanayi şirketlerinin karı ekimde yıllık yüzde 5,5 geriledi ve bu durum ekonomik kaygıları daha da artırdı.

Japonya'da açıklanan makroekonomik veriler ise enflasyonun dirençli kaldığına işaret ediyor, Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz artışı yapma endişeleri de giderek artıyor. Tokyo Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ekimde yüzde 2,7 ile beklentilere uyumlu bir artış gösterirken, çekirdek TÜFE yüzde 2,8 ile tahminleri aştı.

Ülkede işsizlik oranı ekimde yüzde 2,6 ile beklentilerin üzerinde kalırken, perakende satışlar aynı dönemde yüzde 1,7 artış gösterdi. Japonya'da sanayi üretimi de ekimde aylık yüzde 1,4 büyüme kaydetti.

Analistler, Japonya’da perakende satışlardaki artışın enflasyon endişelerini artırdığı ve bu durumun BoJ'un faiz artırma beklentilerini yükselttiğini belirtiyor.

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae görevi devraldıktan sonra yenin değer kaybı hızlandı. Bu kaybın nedeni, Japon hükümetinin büyük miktarda borçlanma gerektirecek harcama planları ve BoJ'un gelecek faiz artışı zamanlamasına dair belirsizlikler.

Dolar/yen paritesi haftayı yüzde 0,3 düşüşle 156,2 seviyesine geriledi.

Çin ile Japonya arasındaki siyasi gerilim de devam ediyor. Çin, Japonya Başbakanı Takaiçi'nin, Tayvan'a askeri müdahale imasında bulunan ifadelerine açıklık getirmesini istemiştir.

Bu gelişmelerle haftalık bazda, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,40, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 2,53, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 3,95 ve Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,90 değer kazandı.

Gelecek hafta, pazartesi Çin’de imalat sanayi PMI, salı Japonya'da tüketici güven endeksi, çarşamba Japonya ve Çin'de hizmet sektörü PMI, cuma günü Japonya'da öncü göstergeler endeksi takip edilecek.

YURTİÇİ PİYASALARDA GÖZLER BÜYÜME VE ENFLASYON VERİLERİNE ÇEVRİLDİ

Yurt içinde geçen hafta satış ağırlıklı bir seyrin hakim olduğu Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 0,22 düşüşle 10.898,70 puana geriledi.

Dolar/TL, haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,2 üzerinde 42,5070'ten tamamladı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, geçen hafta yaptığı canlı yayında, kasım ayına ait öncü verilerin dezenflasyon sürecinin sağlıklı şekilde sürdüğünü gösterdiğini belirtti. Karahan, hem manşet hem de alt kalemlerde daha iyi verilere ulaşmayı umduğunu ifade etti.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, önümüzdeki yıl vergi ve harçların yeniden değerleme oranını yüzde 25,49 yerine, enflasyon hedeflerini dikkate alarak daha düşük oranlarla artırmak için çaba gösterdiklerini söyledi.

Gelecek hafta pazartesi büyüme, salı dış ticaret dengesi, çarşamba enflasyon, perşembe reel efektif döviz kuru, cuma hazine nakit dengesi takip edilecek.

Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 10.800 ve 10.700 puanın destek, 11.000 ve 11.100 puanın ise direnç konumunda olduğunu belirtiyor.

AA Finans’a katılan ekonomistlerin beklentisi, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) bu yılın 3. çeyreğinde yıllık yüzde 3,97 artış göstereceği yönünde. 2025 yılına ilişkin büyüme beklentilerinin ortalaması ise yüzde 3,49, 2026 sonuna ilişkin tahminlerin ortalaması ise yüzde 3,75 olarak belirlendi.

Analistler, kasım ayında Tüketici Fiyat Endeksi'nin aylık bazda yüzde 1,31 artmasını bekliyor. 2025 sonu enflasyon beklentisi ise kasım ayı itibarıyla yüzde 31,89 olarak dikkat çekiyor.

reklam

YORUM YAP

reklam

DÖVİZ KURLARI

  • DolarDOLAR
    ALIŞSATIŞFARK
    45,392745,4078% 0.09
  • EuroEURO
    ALIŞSATIŞFARK
    53,295553,3214% -0.29
  • SterlinİNG. STERLİNİ
    ALIŞSATIŞFARK
    61,451561,4645% -0.48
  • FrangİSV. FRANGI
    ALIŞSATIŞFARK
    58,054258,0960% -0.39
  • Kanada DolarıKAN. DOLARI
    ALIŞSATIŞFARK
    33,101933,1202% -0.14
  • Çeyrek AltınÇEYREK ALTIN
    ALIŞSATIŞFARK
    10.948,6511.189,56% -0,91
  • Gram AltınGRAM ALTIN
    ALIŞSATIŞFARK
    6.842,906.843,77% -0,91
  • BitcoinBITCOIN
    FİYATDEĞİŞİM
    80.819,60-0.157
reklam

DÖVİZ ÇEVİRİCİ

  • Satış
    Alış