reklam
reklam
DOLAR44,7442% 0.01
EURO52,8454% -0.01
STERLIN60,8175% 0.01
FRANG57,3276% -0.01
ALTIN6.962,26% 0,01
BITCOIN74.290,011.463
reklam

Kuvözdeki 2 bebek ölmüştü… Hastanedeki çökmeye ilişkin soruşturmada yeni gelişme

Yayınlanma Tarihi : Google News
Kuvözdeki 2 bebek ölmüştü… Hastanedeki çökmeye ilişkin soruşturmada yeni gelişme
reklam

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen takipsizlik kararında, 4 Ağustos 2024'te Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi yoğun bakım ünitesi koridorunda sıcak su borusunun patlaması sonucu biriken sıcak su nedeniyle tavanın çöktüğü belirtildi.

Hastanenin yoğun bakım ünitesinde kuvözde bulunan bebeklerin tahliye edildiği kaydedilen kararda, tahliye edilen bebeklerden bebek Şentürk'ün tedavisi devam ederken vefat ettiğinin bildirilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı aktarıldı.

Kararda, olay yeri tespit tutanağına yer verilerek, hastanenin çocuk yoğun bakım ünitesinin koridoru üstünden geçen sıcak boru hattının patladığı, boruların plastik malzemeden imal edildiği, boru hattının patlamasına bağlı olarak koridor üstünde bulunan alçıpan tavanın çöktüğü anlatıldı.

Hayatını kaybeden bebeğin bulunduğu odanın, patlayan borunun yaklaşık 3-4 metre gerisinde yoğun bakım ünitesinin giriş kısmına doğru olduğu belirtilen kararda, odanın kapısının açılır kapanır vaziyette bulunduğu aktarıldı.

Kararda, kuvözde bulunan bebeklerin odanın içerisindeki diğer odada bulunduğu ifade edilerek, bu odanın da açılır kapanır kapıyla diğer odadan ayrıldığı, duvarlarının görünüm ve doku itibarıyla alçıpan olduğunun değerlendirildiği, duvarlarda ve tavanda herhangi su ile nem izine ilk görüş itibarıyla rastlanmadığı kaydedildi.

Kararda yer verilen bilirkişi raporunda ise sıcak su borusundan daha önce de su sızdığı ifade edildiği halde tesisatta onarım yapılmadığı belirtilerek, tesisatın ilk imalatı sırasında plastik su borusu ve elemanlarından yapıldığı, su borusuyla diğer bağlantı elemanlarının bağlantısının ısıtılarak iç içe geçirilip, soğutulması şeklinde yapılması gerektiği anlatıldı.

Raporda, bağlantı noktasının incelenmesi sırasında, ısının yeterli olmadığı için gerekli yapışmanın oluşmadığı ve zamanla sistem içindeki sıcak suyun basıncına maruz kalmasıyla sızıntı ve yerinden çıkması şeklinde olayın geliştiğinin görüldüğü bildirildi.

Olayın gelişmesinde tesisatı hatalı yapan yüklenici kişi veya şirketin personelinin özensiz çalışmasından dolayı kusurlu olduğu belirtilen raporda, sistemin işletilmesi sırasında gerekli kontrol ve onarımı yapmayan hastanenin teknik personelinin yetkilisinin de kusurlu olduğu bildirildi.

TAVAN ÇÖKMESİ OLAYIYLA BEBEĞİN ÖLÜMÜ ARASINDA İLLİYET BAĞI BULUNMADI

Takipsizlik kararında, kuvözde takip edilirken yenidoğan yoğun bakım ünitesinin tavanındaki sıcak su borularının patlaması ve tavanın çökmesi nedeniyle sevk edilirken öldüğü bildirilen bebek Şentürk hakkında düzenlenen adli belgeler ve otopsi raporunda bulunan verilerin değerlendirilmesine yer verildi.

Kararda, bebek Şentürk'ün dış muayenesinde sıcak su yanığı ve travmatik değişim görülmediği, iç muayenede kafatasında kırık, kafa içi kanama, beyin kanaması, beyin doku harabiyeti, iç organ ve büyük damar yaralanması tarif edilmediği dikkate alındığında, travmatik tesirle öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı aktarıldı.

Otopsi sırasında alınan doku örneklerinde yapılan incelemede, tedavide kullanılan ilaç etken maddeleri tespit edildiği, bu maddelerin tedavi düzeyinde oldukları, toksik düzeyde olmadıkları belirtilen kararda, bebeğin zehirlenerek öldüğüne dair tıbbi delillerin bulunmadığı kaydedildi.

Kararda, Şentürk bebeğin ölümünün erken doğuma bağlı solunum yetmezliği, akciğer enfeksiyonu ile gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği vurgulanarak, yeni doğan yoğun bakım ünitesinin borularının patlaması sonrası tavan çökmesi olayıyla, bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunmadığı vurgulandı.

Maktul bebek U.E.Ç. hakkında da düzenlenen adli ve tıbbi belgelerde bulunan verilerin değerlendirilmesine yer verilen kararda, U.E.Ç'nin zehirlenerek öldüğüne dair tıbbi delillerin mevcut olmadığı aktarıldı.

Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde tavandan hızlı ve basınçlı şekilde su akmasıyla, bebeğin yeni doğan yoğun bakım ünitesinden kardiyovasküler cerrahi yoğun bakım ünitesine naklinin ölüm olayına etkisinin olmadığı kaydedilen kararda, bebeğin travmatik bir tesirle öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı bildirildi.

Kararda, U.E.Ç'nin ölümünün erken doğuma bağlı solunum yetmezliği, gelişim geriliği, böbrek yetmezliği ve bu nedenle yapılan diyaliz kateter girişimi ile gelişen komplikasyonlar sonucu gerçekleştiği belirtildi.

Takipsizlik kararında, tüm bu gerekçelerle raporlarda üçüncü kişilere yönelik bir kusur bulunmadığından, bebeklerin ölümünün doğal yollarla gerçekleştiğinden ve soruşturmaya devam etmeyi gerektirir somut bir delil olmadığından, kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği bildirildi.

reklam

YORUM YAP