

CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın, kamuoyunda 11'inci Yargı Paketi olarak adlandırılan yasayla ilgili yürürlüğün durdurulması ve iptali için Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvurdu. Günaydın, başvurunun ardından beraberindeki milletvekilleriyle birlikte bir basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu. Başvurunun nedenlerini açıklayan Günaydın, “Yasaların şahsa bağlı olmayan bir objektiflikle düzenlenmesi gerekmektedir. Ancak burada hakaret suçlarının çeşitli türleri ön ödeme kapsamına alınırken yalnızca kamu görevlisine görevinden kaynaklanan hakaret suçu kapsam dışı bırakılıyor. Peki, burada amaçlanan nedir? Biliyorsunuz; Sayın Ekrem İmamoğlu, Süleyman Soylu ile ilgili durum nedeniyle Yüksek Seçim Kurulu'nun üyelerine yönelik görevinden dolayı hakaretle cezalandırıldı. Bu durum, yalnızca bu suçu ön ödeme sınırlarının dışına taşımaktadır. Hukuki düzenlemelerin objektif olması ve şahsa bağlı olmaması gerektiği ilkesi bu noktada açıkça ihlal ediliyor” diye vurguladı.
'Soruşturma ve Kovuşturma Aşaması Atlanıyor'
Günaydın, “Bilişim suçlarının işlenmesiyle elde edilen menfaatlerin bulunduğu hesaplar üzerinde askıya alma ve el koyma tedbirleri hakkında yetki, Cumhuriyet savcıları veya mahkemeler yerine, banka ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcılarına verilmektedir. Bu durum, açıkça soruşturma aşamasının ve mahkeme başkanı ile heyetinin, kovuşturma aşamasının atlanmasına neden olan bir düzenlemeyle karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir” ifadelerini kullandı.
'Eşitlik İlkesine Aykırı' İddiası
Günaydın, 1 Ocak 2016 tarihinden önceki dönemlere ait ödenmemiş genel sağlık sigortası primleri ve bunlara ek olarak gecikme cezası ile gecikme zammı gibi feri alacakların tahsilinden vazgeçildiğini ancak tahsil edilen alacakların iade edilmemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirtti. Günaydın, “Ön alım ve şufa hakkının kullanılabilmesi için açılan davalarda değerlerin tapu bedeli yerine rayiç bedel üzerinden belirlenmesi ve hukuki güvenilirlik ilkesi ile çelişen bu değişikliğin mevcut davalara uygulanmasının da toplum yararına ve hukuka uygun olmadığını düşünüyoruz. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi'ne başvuruyoruz” açıklamasında bulundu.



