reklam
reklam
DOLAR44,8992% 0.06
EURO52,9701% 0.01
STERLIN60,8671% 0.03
FRANG57,6449% -0.03
ALTIN6.896,07% -0,83
BITCOIN75.774,171.826
reklam

Vali’nin Oğlu Rezidansta Böyle Yakalandı

Yayınlanma Tarihi : Google News
Vali’nin Oğlu Rezidansta Böyle Yakalandı
reklam

GÜLİSTAN Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in İstanbul’daki evinde bulunan eski telefonlar, flashdiskler ve bilgisayarlar da inceleme altında. Mustafa Türkay Sonel, İstanbul Ataşehir’de bir rezidansta gözaltına alınmıştı. Bu sürece dair yeni detaylar ortaya çıktı. Hürriyet’in ulaştığı bilgilere göre, Tunceli’den gözaltı için gelen jandarma ekibi, Çağlayan’daki Sulh Ceza Hâkimliği’nden aldığı arama kararında zanlının ismini geçirmedi.

İÇERİDE OYUN OYNUYORDU

Ataşehir’deki rezidansın 33’üncü katına güvenlik görevlilerinin açtığı kapıdan çıkıldı. Sonel’in kaldığı dairenin zili birkaç dakika boyunca çalınmasına rağmen içeriden cevap gelmedi. Çünkü Mustafa Türkay Sonel, içerideki oyun konsolunda oyun oynuyordu ve kulaklık kullandığı için de kapıyı duymadı.

BABASINI ARAMASINA İZİN VERİLMEDİ

Jandarma ekipleri içeri girdiğinde herhangi olağandışı bir tepki vermedi, direniş de göstermedi. Gözaltı kararı kendisine bildirildiğinde babasını arayıp haber vermek istedi. Ancak buna izin verilmedi. Gözaltı işlemi yapılıp evinden çıkarıldıktan sonra ilgili kanun gereği bir yakınına haber verilmesi gerektiği için baba Vali Tuncel Sonel aranarak bilgilendirildi. Bu sırada baba Sonel, medyadan durumu öğrendiği için İstanbul’a doğru yola çıkmıştı. Kendisine bilgi verildiğinde de Bolu’daydı. İstanbul’a gelse de oğlunu göremeyeceği bilgisi verildi. Tuncay Sonel de Elazığ’a yöneldi.

Mustafa Türkay Sonel Gözaltı

32 DİJİTAL MATERYAL İNCELEMEDE

Mustafa Türkay Sonel’in evinde yapılan aramada 32 ayrı dijital materyale el koyuldu. Bunların içinde bilgisayar, flashdiskler ve Sonel’in telefonları da bulunmaktadır. Sonel’in daha önce kullandığı ve evdeki çekmecesinde muhafaza ettiği eski telefonlarına da el koyuldu. Aramalar kameraya kaydedildi. Bütün bu dijital bulgular incelenmek üzere Tunceli’ye götürüldü. Sonel’in hem güncel telefonu hem de eski telefonları inceleme altında.

CESET YOKSA DA MAHKÛMİYET VERİLEBİLİYOR

KAMUOYUNDA sıkça dile getirilen “Ceset yoksa cinayet yoktur” anlayışı, güncel ceza hukuku uygulamalarında geçerliliğini büyük ölçüde yitirmiş durumda. Yargıtay içtihatları ve modern yargı pratiğinde esas olan, maddi gerçeğe ulaşılması. HTS kayıtları, kriminal bulgular, tanık beyanları ve şüpheli ifadelerindeki çelişkiler birlikte değerlendirildiğinde, ceset bulunmasa bile mahkeme tarafından mahkûmiyet hükmü kurulabiliyor. Yargıtay içtihat kararları ile güçlü ve birbirini tamamlayan delil zinciri varsa, ceset bulunmasa bile “kasten öldürme” suçundan mahkûmiyet verilebileceğini açıkça ortaya koyuyor.

GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA NE OLACAK

Yargıtay içtihatları ışığında, Gülistan Doku soruşturması sonrasında Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Gülistan Doku’nun cesedi bulunmasa da dava açılıp yargılama yapılabilecek. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, bu durumlarda verilmiş, kesinleşmiş ve aleniyet kazanmış mahkûmiyet kararları bulunuyor. Hatta bazı dosyalarda, Yargıtay kararı sonucu maktülün durumu nüfus kayıtlarına düşerek ölüm tescil edilmiş durumda.

Bu çerçevede, suçun işlendiğini ortaya koyan güçlü ve birbirini destekleyen deliller varsa ceset bulunmasa bile mahkûmiyet kararı verilebiliyor. Bu tür dosyalarda kararda öne çıkan temel kriterler şunlardır:

  • Yaşam belirtisinin kesilmesi
  • Motivasyon ve husumet
  • Çelişkili beyanlar
  • Kriminal bulgular
  • Tanık anlatımları

İŞTE BİR ÖRNEK KARAR

– Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 26 Ekim 2023 tarihli örnek kararında eşini öldürmekle yargılanan sanığa verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası onandı. Kararda “Maktulün aradan geçen uzun süreye rağmen hiçbir kamu kurumuna başvurmaması, ailesiyle irtibat kurmaması ve yaşadığına dair hiçbir iz bırakmaması hayatın olağan akışına uygun değildir” denildi. Dosyada ceset bulunamadı. Ancak sanığın çelişkili beyanları, tanık anlatımları ve yaşam izlerinin tamamen ortadan kalkması mahkûmiyet için yeterli görüldü.

İFADELERDEKİ ÇELİŞKİLER

– Soruşturma dosyasında Mustafa Türkay Sonel’in jandarmadaki ifadelerindeki çelişkiler de dikkat çekti. Tüm baz tespitlerine rağmen Sonel, “Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam” diyerek iddiaları inkâr etti. Bu ifade dosyadaki diğer tanık ifadeleri ile de çelişiyor. Sorgunun en kritik yeri ise Gülistan Doku’nun bir Gençlik Merkezi’nde cinsel istismara uğradığı iddia edilen güne dairdi. Daraltılmış baz raporları Sonel’i o gün, o saatte Gençlik Merkezi binasında gösterirken; şüpheli Sonel ise ifadesinde “Gençlik merkezine gidip gitmediğimi tam olarak hatırlamıyorum, ancak büyük ihtimalle gitmemişimdir” dedi.

TÜRKAY SONEL’İN TUTUKLAMA GEREKÇELERİ

– BAŞSAVCILIĞIN mahkemeye sunduğu tutuklamaya sevk evrakında Sonel’in “hatırlamıyorum” savunmasına itibar edilmedi. Sevk yazısında yer alan ve tutuklama kararının temelini oluşturan gerekçeler şöyle sıralandı:

  • Gizli Tanığın “Tecavüz ve Cinayet” İddiaları
  • PTS ve Kaçış Güzergâhı şüphesi
  • Kuvvetli Suç Şüphesi ve Baz Birliği
  • Delilleri Yok Etme ve Karartma Girişimi (Gülistan Doku’ya ait sim kartın usulsüz şekilde ele geçirilip Ankara’ya gönderilmesi ve dijital verilerin silinmesi sürecinde Sonel’in ve yakın çevresinin doğrudan rol oynadığına dair somut bulgular)
reklam

YORUM YAP